20 Kasım tarihinde yani 40 gün önce “Süper Kupa’da Suudi Arabistan Çıkmazı” başlıklı yazımı yayınlamıştım.

 Cumhuriyet’in 100. Yılında eski adıyla Cumhurbaşkanlığı Kupası finalinin Suudi Arabistan’da oynanmasının hem Fenerbahçe hem de Galatasaray tarafından reddedilmesi gerektiğini yazmıştım.  Ve Kupa finalinin Samsun’da oynanması gerektiğini belirten bir yurttaşımızın düşüncelerini aktarmıştım.

Ve demiştim ki, iki büyük kulübümüz gerekirse ceza almayı göze alsınlar ve bu maça çıkmasınlar!

Suudi Arabistan’ın bilmem ne kadar para vererek bu maçı ülkesinde oynatacağı, buradan futbol takımlarının da destek göreceği gibi abuk subuk mesajlarla bu maçı destekleyenler oldu.  Bu açıklamaları yapanların  bu ülkenin hassasiyetlerini bilmemeleri mümkün değil. Arabistan giysisi ile poz veren Hamit Altıntop gibi eski futbolcuların ülke değerlerine bu kadar uzak olmalarını anlamak mümkün.  Çünkü;  yetiştikleri ülkede, paranın neredeyse her değerin üzerinde olması sebebiyle bu yorumları yapabiliyorlar.

Federasyon Başkanı’nın bu olaydaki rolü nedir bilemem ama görünen o ki yakında “affını isteyecek!”  ve ihaleyi üstlenerek olayı kapatmaya çalışacaklar.

Olayın özüne dönelim. Suudi Arabistan ülkemizdeki konsolosluğunda işlenen cinayetin üzerindeki sır perdesini bile kaldırtmadığı Türkiye’yi parasıyla alt edebileceğini düşündü.

Ama bu düşüncesi Türkiye’nin kurucusu, Dünya Lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerine, devrimlerine, emanet ettiği Türk halkının teslimiyetçi olmayan duygularına yenildi.

Arabistan’a önerim Katar misali Messi’ye bol para verip istediklerini yaptırmalarıdır. Türk takımlarının üzerinden de ellerini çekmeleridir.