Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in kente gerçekleştireceği ziyaret öncesinde tırmanan "miting alanı" krizi ve şafak vakti düzenlenen belediye operasyonu, yerel siyasetin dengelerini altüst etti. Ankara ve İstanbul ekseninde yürüyen kurultay tartışmalarının gölgesinde İzmir programı için Adnan Menderes Havalimanı’na inen CHP lideri, ayağının tozuyla kameraların karşısına geçti. Canlı yayında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, hem kentteki fiili ablukaya hem de Güzelbahçe’deki gözaltı kararına sert sözlerle yüklenerek iktidara meydan okudu.

​Korkunun ecele faydası yok o eski günleri çoktan geride bıraktık

​Havalimanı VIP salonu çıkışında kendisini bekleyen dev parti örgütü ve basın ordusuyla buluşan Özgür Özel, konuşmasının ilk bölümünü kent merkezinde yaşanan meydan krizine ayırdı. İzmir Valiliği’nin ve emniyet güçlerinin hamlelerini değerlendiren Özel, aslında Manisa’ya geçmek üzere yola çıktığını belirterek, "Manisa’ya gitmek üzere havalimanına geldim. İzmir İl Başkanlığı, havalimanına yakınındaki bir meydanda partililerimizle bayramlaşmamızı istedi. Biz de 'olur' dedik, partililerimizle bayramlaşacağız. Herkes yoğun duygular yaşıyor. Ancak korkmuşlar ve meydanın etrafını çevirmişler. Millet bizi nerede bekliyorsa biz oraya gideriz. Gün, o eski günlerden değil; artık o günleri geride bıraktık" diyerek, uygulanan polis ablukası karşısında geri adım atmayacaklarının mesajını net bir şekilde verdi.

Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca’ya saldırı soruşturmasında yeni gelişme: 4 şüpheli adliyeye sevk edildi
Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca’ya saldırı soruşturmasında yeni gelişme: 4 şüpheli adliyeye sevk edildi
İçeriği Görüntüle

​Demir bariyerlerle fiziken çatışacak değiliz

​Demokratik hakların kullanımının engellenmeye çalışılmasının ters tepeceğini ve bu durumun sandığa yansıyacağını ifade eden CHP lideri, devletin gücünü muhalefeti susturmak için kullanan odaklara seslendi. Siyasi iktidarın halk desteğini kaybettiği için bu tarz yollara saptığını öne süren Özel, "Siz buraya kadar gelip de iktidardan gitmemek için başka yollara başvurursanız, işte bunun millette karşılığı olmaz. Bir kez daha herkesi şapkasını önüne koyup düşünmeye ve konuşmaya davet ediyorum. Ben gücü, demokrasiye olan inancımdan alıyorum. Kayyumların, 'Mutlak Butlan' kararlarının yalnızlığı başka yalnızlığa benzemez. Bugün önümüze konulacak her bariyer, milletin önüne konmuş bir bariyerdir. Elbette fiziken bariyerlerle çelişecek, çatışacak değiliz" sözleriyle, provokasyonlara gelmeyeceklerini ama halkla buluşmanın bir yolunu mutlaka bulacaklarını belirtti.

​Sabahın köründe yapılan Güzelbahçe operasyonu tamamen siyasidir

​İzmir gündemini sarsan bir diğer gelişme olan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay’ın gözaltına alınmasıyla ilgili soru sorulduğunda ise Özgür Özel’in derin bir nefes alarak öfkesini kontrol etmeye çalıştığı görüldü. Hukuk eliyle yürütülen bu sürecin bir adalet arayışı değil, tamamen CHP’li yerel yönetimleri yıpratma hamlesi olduğunu iddia eden Özel, "Biraz önce ilçe başkanımıza sordum, Jandarmada ifadesi alınıyormuş. Sabahın köründe bir belediye başkanını gözaltına alıyorsanız, bu siyasi bir operasyondur. Melih Gökçek bir gün bile gözaltına alınmamışken, burada kimi gözaltına alıyorsanız bu siyasi operasyondur. Belediye başkanını gözaltına almak, oradaki hizmeti durdurmaktır" ifadeleriyle, geçmiş dönemlerin Ak Partili belediye başkanlarına yönelik cezasızlık politikasını hatırlatarak çifte standart uygulandığını savundu.

​Evlat acısı yaşayan bir aileye bu kadar vicdansızlık yapılmaz

​Konuşmasının en duygusal ve sert bölümünü Güzelbahçe ilçesindeki anket başarılarına ve Günay ailesinin yakın zamanda yaşadığı büyük trajediye ayıran Genel Başkan Özel, yapılan uygulamanın insani boyutunu da eleştirdi. Güzelbahçe'nin yerel yönetim performansında zirvede yer aldığını vurgulayan Özel, "Biz bir yıllık hizmetin sonunda İzmir’de memnuniyet anketi yaptık. En yüksek memnuniyet oranı çıkan ilçe Güzelbahçe, yani Mustafa Günay’dı. Mustafa Başkan ve değerli eşi, daha yakın zamanda 30 yaşındaki evlatlarını kaybettiler. Şimdi kendisini ve eşini birlikte gözaltına almışlar. Bu kadar vicdansızlığın ne anlamı var, bilmiyorum. Bize sevgi duyana bunları yapıyorlar" diyerek, operasyonun zamanlaması ve şekli üzerinden adli mekanizmaların vicdan sınırlarını zorladığını aktardı.

Muhabir: Kazim Bozkurt