İzmir, yakın siyasi tarihin en hareketli ve gerilimi yüksek günlerinden birine sahne oldu. Valiliğin yasak kararı ve polis ablukası nedeniyle krizle başlayan gün, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in binlerce vatandaşı arkasına alarak gerçekleştirdiği yürüyüşle Gündoğdu Meydanı’nda devasa bir gövde gösterisine dönüştü. Havalimanından itibaren adım adım tırmanan gerilimin ardından, Kordon boyunu dolduran on binlerce İzmirliye seslenen Özel, hem iktidara hem de parti içi muhalefete karşı adeta rest çekti. Konuşmasında yargı kararlarından parti içi kurultay tartışmalarına kadar pek çok kritik konuya değinen CHP lideri, İzmir’in parti için ne anlama geldiğini çok net ifadelerle ortaya koydu.
CHP’nin amiral gemisi İzmir’dir
Gündoğdu Meydanı’nı dolduran coşkulu kalabalığın alkışları eşliğinde konuşmasına başlayan Özgür Özel, seçim süreçlerinde ve parti tarihindeki duruşu nedeniyle kent halkına teşekkür etti. Siyasi iktidarın İzmir’i her dönem hedef aldığını ancak her seferinde İzmir halkının bu baskılara sandıkta yanıt verdiğini hatırlatan Özel, kentin demokratik duruşundan asla taviz vermeyeceğini vurguladı. Ege’nin kalbinin her zaman demokrasiden, cumhuriyetten ve laiklikten yana attığını belirten genel başkan, partinin yerel yönetimlerdeki gücünü bu kentten aldığını ifade etti. CHP’nin kurumsal kimliğinin ve devrimci ruhunun en güçlü şekilde İzmir’de yaşatıldığını dile getiren Özel, CHP’nin amiral gemisi İzmir’dir diyerek kentin partideki sarsılmaz yerini bir kez daha ilan etti.
Mutlak butlan mutlak sultana geçit vermeyeceğiz
Son dönemde parti içi delege seçimleri ve kurultay süreçlerine yönelik yargı eliyle yürütülen tartışmalara ve alınan kararlara da değinen Özgür Özel, hukukun siyasete alet edilmesini sert bir dille eleştirdi. Ankara ve İstanbul merkezli yürütülen operasyonların ve adli müdahalelerin arkasında halkın iradesini gasp etme niyetinin yattığını ileri süren Özel, hiçbir illegal gücün ya da sipariş yargı kararının CHP’nin delegelerinin ve seçmeninin iradesine ipotek koyamayacağını söyledi. Siyasi partilerin kendi iç işleyişlerinin bağımsızlığına vurgu yapan ana muhalefet lideri, adaletin siyasi hesaplaşmalar için bir sopa gibi kullanılmasını kabul etmeyeceklerini belirterek, Mutlak Butlan Mutlak Sultana geçit vermeyeceğiz dedi ve Ankara’daki iktidar blokuna meydan okudu.
Kemal Bey’e İzmir’den sesleniyorum
Konuşmasının en çok konuşulacak ve siyaset kulislerini uzun süre meşgul edecek bölümünü ise parti içi imza toplama süreçlerine ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun hamlelerine ayıran Özgür Özel, meydandaki tansiyonu iyice yükseltti. Kurultay tartışmalarının ve delege iradesi üzerinden yürütülen spekülasyonların partiye zarar verdiğini, asıl odaklanılması gereken yerin erken seçim ve iktidar yürüyüşü olduğunu söyleyen Özel, doğrudan isim vererek mesaj yolladı. Parti içi kliklerin delegeler üzerinde baskı kurmaya çalışmasını eleştiren genel başkan, Kemal Bey’e İzmir’den sesleniyorum ifadelerini kullanarak parti içi muhalefetin genel merkez üzerindeki iddialarına meydan okudu.
İki milyon oy alırsa onu genel başkan seçtireceğim
Özgür Özel, parti içindeki liderlik tartışmalarına son noktayı koymak adına asıl gücün delegelerde veya adliye koridorlarında değil, doğrudan halkın sandığa atacağı oylarda olduğunu belirtti. Siyasetin kapalı kapılar ardında değil, meydanlarda ve seçim sandığında yapılması gerektiğinin altını çizen Özel, eski yönetime ve kurultay çağrısı yapan muhalif kanada çok net bir şart koştu. Liderlik iddiasında olanların öncelikle halkta karşılık bulması ve seçim kazanması gerektiğini ifade eden CHP lideri, İzmir’deki dev kalabalığın önünde tarihi bir taahhütte bulunarak, iki milyon oy alırsa onu genel başkan seçtireceğim sözleriyle Kılıçdaroğlu’na ve destekçilerine açık bir meydan okumayla konuşmasını sürdürdü.





