Göçüp giden değerlerimizi anmak için onların doğum ya da ölüm yıldönümlerini beklemek gerekli midir?


Bireysel ya da toplumsal olarak değer verdiğimiz bir büyüğümüzü yitirdiğimizde hüzünleniriz. Zaman geçip de onu anımsadığımızda bu kez yüreğimiz ona ait sevgi ve sıcak duygularla dolar. 
Nasıl oldu bilmem, aklıma birden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin ilk pediatri asistanı Prof. Dr. Güngör Nişli Hocamız gelince içimde bir heyecan belirdi. Bu duygu geçip gitmeden sevgili Güngör Hocamı bu köşede de anmalıyım, diye düşündüm. Oysa onun, ne doğum ne de ölüm yıldönümü!
Aslında ben Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Askeri doktor olmam nedeniyle de GATA Çocuk Hastalıklarında uzmanlık eğitimi aldım. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girişim, SSK Tepecik Çocuk Hastanesi’nde (Doçent Klinik Şefi olarak) çalışırken Güngör Hocamla tanışmamın sonrasında oldu.
Ege Pediatri ile yaptığımız anlaşmaya göre son sınıf öğrencileri iki aylık stajlarının bir ayını SSK Tepecik Çocuk Hastanesi’nde yapıyorlardı. Daha önce bize gönderilmekte olan Dokuz Eylül Tıp öğrencileri -komik bir nedenle- gönderilmeyince, bunu öğrenen Güngör Hoca Akademik Kurul’dan karar çıkartarak, Ege Tıp Pediatri stajyerlerini göndermeye karar vermişti.
Öğrenciler başladıktan iki üç ay sonraydı, bana telefon ederek görüşmek istediğini söyledi.
Ben kendisinin yanına gidebileceğimi söylediysem de Hoca karşı çıktı;
“Hem senin kliniğini görürüm hem de oradaki öğrencilerimizi ziyaret etmiş olurum” dedi.

‘YALNIZ HİSSETMESİNLER’

Oysa geçtiğimiz beş yıl boyunca Dokuz Eylül Pediatri Bölümü bana staj öğrencisi göndermiş olmasına rağmen, hocalardan hiçbiri öğrencilerinin ne yaptığını merak etmemişti. Güngör Hoca, daha ilk dakikada gönlüme girmişti.
Odama geldiğinde elinde bir çikolata kutusu vardı. Her zaman gülümsemeye hazır yüzüyle çevresine güven, huzur ve sevgi dağıtıyordu.
“Öğrencilerimiz bu klinikten çok memnun! Gelip seninle tanışmak istedim” dedi.
Ortak amacımız öğrenci eğitimi olunca Güngör Hocamla çok yakın bir ilişki içinde olduk.
Yaklaşık bir yıl kadar sonra, sürpriz bir şekilde çıkan bir yasadan yararlanarak Ege Pediatri’ye girmek için başvurmaya karar verdiğimde Güngör Hocamdan büyük destek gördüm.
Ege Pediatri’ye geçtikten sonra Güngör Nişli Hocamı daha da yakından tanıdım. Herkese karşı koruyucu, olumlu, yardım edici ve sorun çözücüydü. Muayenehanesi vardı ama orada daha çok çocuklara yardım için çalıştığı biliniyordu. 

Ege Üniversitesi Pediatri Bölümü’nün kurucusu olan Prof. Dr. Sabiha Özgür’ün ilk asistanlarından olan Güngör Hoca, Çocuk Hematoloji dalının da kurucusu idi.
Biliyorsunuz, Covid’e ilk yakalananlar, virüsün saldırganlığından en çok zarar görenler oldu. Güngör Hocam da çocuklara sağlık dağıtmaya devam ederken 2020 yılının Aralık ayında yakalandığı Covid’den kurtulamadı. O günlerin kısıtlaması içinde cenaze törenine bile gidemedik. 
Benim güzel Güngör Nişli Hocam, durup dururken aklıma geldi işte!