Şu psikopat Trump’a, şu sapık Netenyahu’ya bakar mısınız? İnsan öldürmekten nasıl da zevk alıyorlar! Trump’ın “pedofil” olduğunu söylüyorlar. Ancak yeni bir yüzü daha ortaya çıktı: Meğer aynı zamanda çocuk öldürmeyi seven (infantisit) bir kişiliğe sahipmiş.

Şu testosteronun gözü kör olsun!

Estrojen egemenliğinde olan kadınlardan sapık olan yok mu? Elbette fazlasıyla var. Ama bu kadınların çoğunluğu diktatör olan kocasının izinden gidenlerdir…

TBMM’de, bakanlığa atanan Akın Gürlek ile Mustafa Çiftçi’nin yemin töreninde yaşanan yüz kızartıcı saldırıyı hatırlıyor musunuz? Hani şu, meclisin -zaten olmayan- saygınlığını yerle bir eden, Alpay Özalan’lı yirmi kişilik AKP vurucu timini.

Gerçekten de o saldırı- Deniz Zeyrek’in ifadesi ile- vıcık vıcık testosteron değil de nedir?

AŞIRI TESTOSTERONUN ETKİLERİ

Şimdi size “testosteron torbası” olan sapık ve suça eğilimli erkeklerin, hangi psikoloji içinde olduklarını anlatalım.

Testosteron kişiliği; güç takıntısı içindedir, saldırgandır, yalan söyler, vicdan azabı duymaz, empati yoksunudur. Küçük eleştirilerde bile aşırı öfke patlaması yaşar, etki alanındakilere fiziksel ve psikolojik şiddet uygular. Asla pişmanlık duymaz, hiçbir kurala uymaz, aşırı ve kimi zaman sapık cinsel dürtülere sahiptir.

Narsistik kişilik bozukluğu içinde “Kimse bana bir şey yapamaz!” diye düşünür.

YA BENİMSİN YA TOPRAĞIN!

Hormon dilinde testosteronun yarattığı faşizm, erkeklik krizi ve otoriterlik kavramının yanı sıra bir de estrojen egemenliğinin yarattığı “Feminen Duyarlık” olayı var.

Her ne kadar bazı kadınlarda erkeklerden daha erkek “maskülen” bir tavır gözlense de gerçek anlamda kadınsı duyarlıkta; duygusallık, empati, incelik, estetik ve zarafet vardır. Kimi erkeklerde de bunun tam tersi, yani kadınsı duyarlıklar bulunur.

Elbette sözünü ettiğimiz erkeksi sapıklıkların tamamını testosterona yüklemek doğru değildir. Çocukluktan başlayarak yetişme tarzı erişkin davranışının belirleyicisi olur. Evde, kocası tarafından dövülen anne eğer, sırf erkekliği yüceltmek için; “Hadi oğlum pipini göster bakalım!” diyerek testosteron kışkırtıcılığı yapıyorsa… Ve o oğlan günün birinde bir kadına; “Ya benimsin ya toprağın,” diyorsa kim ne yapsın! Buradaki testosteron elbette yetişme tarzının bir simgesidir. Aşağılanan kadın, oğlunu da babası gibi yetiştirerek intikam almaktadır.

Bırakalım Trump’ı ve Netanyahu’yu, şöyle çevrenize bakınca bile ne sapıklar görebiliriz!