İsrail’in bazı Yunan ada veya limanlarını “yedek stratejik üs/liman” gibi kullanmak istediği yönündeki iddialar konuşulmaya devam ediyor. ABD’yi yanına alarak Gazze’de ve İran’da yaptıklarından sonra yarattığı “Haydut Devlet” korkusu içinde bu olasılık, Türkiye için “karabasan” gibi.
****
İsrail’in Yunanistan’dan “ada satın alacağını veya kiralayacağını” iddia edenler de var. Ancak, uluslararası hukuk açısından abartılı olan bu iddiaların yerine daha olası senaryolar da söylenen şu;
İsrail sermayesi Yunan limanlarına ortak olarak zaten özel işletme hakları almaktadır. Yunanistan ile yaptığı/yapacağı askeri işbirliği antlaşmaları ile bu adalarda askeri malzeme üretim ve depolama tesislerine de sahip olabilir. Bütün dış politikasını Türkiye karşıtlığı üzerine kurmuş olan Yunanistan, kendi güvenliğini mazeret olarak kullanarak bunu yapmakta haklı olduğunu iddia edebilir.
Ege Adaları İsrail için iki bakımdan önemlidir: Biri, şu andaki savaş sırasında İran’ın füzelerine açık olduğu anlaşılan kendi Hayfa ve Aşdod limanlarına alternatif bulma çabası.
Diğeri ise “Vadedilmiş Topraklar” tarihsel/dinsel hezeyanıyla, hedeflerinden biri olan Türkiye ile Batıdan (Ege Adaları) komşu olma niyeti.
****
İsrail’in Yunan adalarına ve limanlarına ilgisi, İran ve Lübnan Hizbullah’ı ile yaptığı bu savaştan sonra daha da artacak gibi görünüyor. Son yıllarda Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi ile yapmış olduğu enerji ve güvenlik eksenli anlaşmalara, “Doğu Akdeniz’de alternatif bir koridor yaratma” ihtiyacı eklenince, Ege adalarına göz dikmesi kaçınılmaz gibi görünmektedir.
Bu yolla İsrail’in bir başka kazanımı daha olacaktır: Bu yolla Avrupa ülkelerine, Avrupa’nın dışlayabileceği ABD üzerinden değil Avrupa’nın arka kapısından girme şansı doğacaktır.
İsrail ile Türkiye’nin karşılıklı güvensizliğini de unutmamak gerekir. Çünkü Ortadoğu’daki genişlemeci ve saldırgan devlet politikası nedeniyle bir tehdit oluşturan İsrail’in -ticaret devam etse de- Türkiye’nin dostu bir devlet olması zordur.
****
Kaldı ki İsrail, şu anda bile Lübnan’ın güneyini işgal ederek Litani nehrine kadar olan bölgeyi kendi topraklarına katmaya çalışmaktadır. Aslında niyeti Lübnan’ı ikinci Gazze’ye çevirmek ve Suriye’nin kuzeyinde Türkiye sınırlarına kadar genişlemektir. Rüyalarında elbette Türkiye’nin Güneydoğusunu da içine alan “vadedilmiş topraklar” vardır.
Anlaşılan, bundan sonra Türkiye’nin gözü İsrail-Yunanistan ilişkilerinde olacaktır