Her ne kadar futbol kalitesiyle bizi tatmin etmese de. Başta Brezilya olmak üzere Hollanda ve Almanya gibi devler erken havlu atsa da.

48 takımlı formatı pek tutmasa da FIFA 2026, kendi içinde farklı hikâyeler yazmaya devam ediyor.

Mesela adı sanı duyulmamış ülkeler turnuvaya veda etseler bile ortaya koydukları mücadelelerle hepimizi şaşırtmadılar mı?

Bir de bazılarına sürpriz gelse de aslında ilmek ilmek işleyip yarın başlayacak çeyrek finallere adını yazdıran ekipler var.

Bunların en başından da hiç kuşku yok ki, Fas Milli Takımı geliyor elbette.

****

Şimdi soruyorum 20 gün önce 48 takımı alt alta koysak kaçımız son 8’lik listeye Fas’ı yazardı?

Peki namıdiğer ‘Atlas Aslanları’nın bu başarısı mucize mi?

Değil elbette!

Öğrendik ki, bu aslından Fas’ta 2009 yılından başlatılan bir devlet projesinin eseri.

17 yıl önce Fas Kralı tarafından ülke futbolunu kalkındırmak için 65 milyon dolar harcanarak kurulan VI. Mohammed Futbol Akademisi’nde atılmış bugünkü başarının ilk tohumları.

Elbette sadece futbol akademisi değil, bununla birlikte inşa edilen belki de dünyanın en modern futbol tesisleri.

Bitmedi, yine aynı proje çerçevesinde kurulan ve ülkede 6-7 yaş grubunu tarayan muhteşem scout ağı.

Ve elbette sabır!

Sonuç sadece yarınki Dünya Kupası çeyrek finali mi?

2022 Dünya Kupası Yarı Finali, 2024 Olimpiyat Üçüncülüğü, 2025 U20 Dünya Kupası Şampiyonluğu ve 2026 Afrika Kupası Şampiyonluğu ile futbolu bilenler zaten Atlas Aslanları’nın ayak seslerini çoktan duymaya başlamıştı.

Peki onlar yeşil sahada çağ atlarken biz ne yapıyorduk?

Faslılar ülke futbolunu 65 milyon dolara yeniden yapılandırırken, biz daha fazla paraya, araplar dışında talibi olmayan Osimhen’i transfer ettik.

****

Mesela bu Dünya Kupası’ndan Fas’ın geniş kadrosuna bile alınmayan En Nesyri’yi 19.5 milyon Euro bonservis ücreti ve yıllık 8 milyon Euro maaşla getirip, sonra 15 milyona sattık diye nedense mutlu olduk.

Daha çok var da, bunlar sadece transfer başarılarımızdan bir ikisi!

Fas başarı hikayesi yazarken, biz bahisten ceza alan futbolcularımızın haberlerini okuduk, hatta bir tanesini de milli takıma aldık.

Fas, futbol dünyasında basamakları hızla tırmanırken, biz isimleri uyuşturucu ile anılan futbol adamlarını ibretle izledik.

Neyse futbolumuzun kriminal yüzünden daha fazla söz etmeye gerek yok.

Onlar dünya futboluna yeni yıldızlar kazandırırken, biz 85 milyon içinden bir santrfor çıkaramadık.

Faslılar lejyonerlerine aidiyet duygusunu en üst düzeyde aşılarken, biz ise Real Madrid’de el üstünde tutulan Arda Güler’e doğruları söylediği için psikiyatrist tavsiye ettik!

Onlar futbolu devlet politikası haline getirirken, biz sembol kulüplerimizi, sırf paraları var diye, müteahhitin, futbolcu simsarının, demircinin oyuncağı yaptık.

O zaman son bir soru ile toparlayalım isterseniz; bizim dünya kupasına 3 maçta veda etmemiz mi sürpriz, yoksa bu dünya kupasına katılabilmemiz mi?