24 Temmuz... 'Basın Bayramı'ymış. Neymiş? Basından sansürün kaldırılışının yıldönümüymüş.
24 Temmuz 1908'de İkinci Meşrutiyet ile birlikte sansür uygulamasına da son verilmiş.
Sansürde ilk işaret fişeğini ta 1867'de Sadrazam Ali Paşa ateşlemiş; ''Devletin zaafını millete söylemeyi bir vatanperverlik eseri bulmam' buyurmuş.’’ Arkadan bir kararname yayınlamış;
''Fesat adeti olarak birtakım zararlı düşünceleri ve yalan haberleri yazanlar...'' demiş.
Nasıl hiç yabancı gelmedi değil mi bu ifade?
İlk tırpanlama da 1876'da başlamış.
Yıl 2023... Ne durumdayız? Ali Paşa sanki sadaret makamında oturuyor.
Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün (RSF) 2023 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre Türkiye 16 sıra gerileyerek 180 ülke arasından 165. sıraya düşmüş. Örgütün raporunda seçimler öncesinde medyaya baskının arttığı, ulusal medyanın yüzde 90'ının hükümetin denetimine geçtiği vurgulanıyor. Endekste son sıralarda kimler var diye merak ediyorsanız; Kuzey Kore, Çin ve Vietnam var. Raporda Türkiye'nin 'Sorunlu' kategorisinden, 'Vahim' kategorisine geçtiğini de hatırlatmakta yarar var.
2002'de AKP iktidara geldiğinde 99. sıradaymışız. Nasıl başarmışız(!) 165. sıraya yükselmeyi?
Ağır maddi ve idari cezalar, yargı bağımsızlığından kaynaklı ağır sorunlar, habercilere, yazarlara yönelik keyfi tutuklamalar, online haberciliği hedef alan cezai ve idari yaptırımlar, gazetecilere karşı işlenen suçlarda cezasızlık basınımızı bugünkü noktaya getirmiş.
Karartılan ekranlar, durdurulan programlar, Basın İlan Kurumu’nca verilen cezalar ve bugün itibarıyla cezaevinde 38 basın çalışanı ...
Tele-1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, yaklaşık bir aydır cezaevinde. Cumhuriyet aşığı, laikliğin yılmaz savunucusu, namuslu, cesur, muhalif gazeteciliğin sembolü bir gazeteciden 'terörist' yaratmaya çalışıyorlar.
Basın özgürlüğünün olmadığı bir ülkede insan haklarından, adaletten, demokrasiden nasıl söz edeceksiniz?
Bu koşullarda 'Basın Bayramı' kutlanabilir mi? Basınımız tamamen özgür bir ortama kavuşana kadar olsa olsa 'Basın Dayanışma Günü' ya da 'Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü' olarak adlandırılabilir.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin 24 Temmuz dolayısıyla yayınladığı bildiriyle noktayı koyalım:
''24 Temmuz'u gazetecilerin tutuklanmadığı, yaptıkları haberler nedeniyle hedef gösterilmediği,bağımsız haberciliğin önüne engeller koyulmadığı bir Türkiye'de bayram olarak kutlamayı diliyoruz.''
X X X
''Ne Çektin Be Türkiye'' adlı kitabımın imza ve söyleşisi bugün 17.30'da Kuşadası Kuakmer Kültür Merkezi’nde... Kitapsever dostlarımı bekliyorum...