CHP'de, mahkemenin kurultay süreçlerine yönelik verdiği mutlak butlan kararı sonrasında, İzmir özelinde kasıtlı olarak yayılan "belediyede idari tasarrufa gidileceği ve başkanın görevden alınacağı" yönündeki iddialar kent gündemine bomba gibi düştü. Konuya ilişkin spekülasyonlara ilk elden ve oldukça net bir dille yanıt veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, hakkında ortaya atılan iddiaların hiçbir hukuki ve idari zemini bulunmadığını savundu. Kendisinin görevden alınması kapsamında bir gerekçe olmadığını kaydeden Tugay, yerel siyasetteki rakiplerinin ve parti içi muhaliflerin bir algı operasyonu yürüttüğünü ifade etti.
Gündemdeki iddiaların tamamen kurmaca olduğunu dile getiren Tugay, konunun arka planındaki aktörleri işaret ederek şu açıklamayı yaptı:
“Görevden alınma konusu abartılmış, gerçek dışı görünüyor bana. Benim bu yönde beklentim, hazırlığım yok. Bu birileri tarafından dillendirilmeye çalışılıyor. Bunlar genellikle iyi niyetli insanlar değiller. İzmir’de benim belediye başkanlığımı başından beri sindirememiş, görevden alınmam durumunda mutlu olacak bazı insanların bu konuyu büyütmeye çalıştığını görüyorum. Gerçekte bunun için neden görmüyorum”
Kurultayda usulsüzlük yok
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) yönetim meşruiyetini tartışmaya açan ve mahkeme koridorlarına taşınan büyük kongre davasına ilişkin de önemli itiraflarda bulunan Cemil Tugay, yargılama dosyasında kendi isminin de geçmesine dair ayrıntıları paylaştı. Davayı açan veya ifade veren kurultay delegelerinin somut hiçbir veriye sahip olmadığını, tamamen spekülatif iddialarla hareket ettiklerini belirten Tugay, kendi kurumsal ve siyasi geçmişinin temizliğine vurgu yaptı. Söz konusu davada şahsını doğrudan itham eden somut bir delil bulunmadığını aktaran İzmir'in birinci vatandaşı, kurultay salonunda yaşananlara dair vicdanen son derece rahat olduğunun altını çizdi.
Siyasi ahlak ve etik ilkelerinden kariyeri boyunca taviz vermediğini hatırlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, adli süreçlere meydan okuyarak konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Kurultayla ilgili bir dava var, o davada benim de adım var ama o dava sürecinde bu konuda bir şey dile getirmiş o kurultay delegesinin ifadesine bakınca bunun tamamen duydum şeklinde olduğunu, somut delile dayanmadığını görebilirsiniz. Onun dışında benimle ilgili bir şey söyleyen yok. Ben her türlü yemini edebilirim, ispati edebilirim, kurultay sürecinde benim etik, ahlak dışı bir hareketim olmadı. Benim bilgim dahilinde de bir şey olmadı. Bilmediğim bir şey varsa bilmiyorum ama benim kesinlikle bilgim dahilinde olan ya da yaşadığım kurultayda usulsüzlük olmadı. Benim dahil olduğum bir şey. O yüzden oradan da bir şey beklemiyorum”
Parti içi çözümler tükenene kadar yeni bir yola çıkmayız
Ankara kulislerinde, seçilmiş yönetim ile atanmış yönetim arasındaki tüzük savaşının ardından "yeni bir siyasi parti kurulacağı" yönünde ayyuka çıkan iddialar da Tugay’ın basın toplantısında geniş yer buldu. Siyasi geleceğini CHP çatısı altında gördüğünü ve kurumsal bir ayrışmanın parçası olmayacağını ifade eden Tugay, CHP'nin seçilmiş lideri Özgür Özel ile yakın bir zaman dilimi içerisinde yüz yüze bir görüşme gerçekleştirdiğini açıkladı. Özel ile yaptığı stratejik zirvede, iddia edildiği gibi alternatif bir parti kurma çabasının veya hazırlığının kesinlikle masaya gelmediğini, böyle bir kurumsal arayışın şu anki siyasi konjonktürde gündemde yer almadığını aktardı.
Partinin birliği ve beraberliğinin korunmasının her şeyden daha elzem olduğunu savunan Tugay, Özgür Özel’in parti içi muhalefet ve kriz yönetimi konusundaki duruşunu şu cümlelerle özetledi:
“Önemli olan partimizin, örgütümüzün, genel başkanımızın çizeceği yol. Ben Özgür Özel’le yakın bir zamanda görüştüm bana bu konuda bir şey söylemedi. Yakın zamanda böyle bir gündem olsaydı bilgi verirlerdi diye düşünüyorum. Yakın zamanda parti kurma gibi çabanın olacağını düşünmüyorum. Özgür Başkan da defalarca söyledi; biz parti içinde tüm çözümleri tüketene kadar ayrılmayı düşünmeyiz ancak gerçekten tükenirse o zaman böyle bir adım atabiliriz dedi. CHP’de bir uzlaşma olacağı ve çözüm noktasına gideceği noktasında Özgür Özel’in de herkesin de beklentisi var. Daha bugün kurultayla ilgili dilekçeler veriliyor, ben de kurultay istediğime dair başvurumu yapanlardanım. Umuyorum bir aklı selim galip gelir ve CHP birliğini, bütünlüğünü bozmadan bu süreci atlatır”
İhraçların hangi mantıkla yapıldığını anlamakta zorlanıyorum
Son dönemde genel merkez yönetimini elinde bulunduran ekibin, meclis grubuna ve sembol yerel yöneticilere karşı başlattığı disiplin soruşturmaları ve tasfiye hareketleri de İzmir kulislerinde derin çatlaklara neden oldu. 11 üst düzey ismin kesin ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edilmesini değerlendiren Cemil Tugay, parti içi cezalandırma mekanizmalarının bu denli sert kullanılmasının örgüt tabanında ciddi kırılmalara yol açabileceği uyarısında bulundu. Siyasetin dışlayarak değil, kucaklayarak yapılması gerektiğinin altını çizen Tugay, ihraç kararlarının partinin kamuoyundaki imajına zarar verdiğini ima etti.




