Sadakat, empati, bağ kurma, kahramanlık, doğayla uyum içinde olma, yaşam hakları, ayrımcılık yapmadan sevme ve hatta hayatın anlamı gibi kavramlar sanmayın ki insana has… Hayvanlarda tüm bu duygular ve davranışlar içgüdüsel olarak var. Öyle ki bazen insanlara ders verebiliyorlar.
Punch haftalardır sosyal medyanın gündeminde… Annesi tarafından reddedilen yalnız bir maymunun oyuncağına sarıldığı fotoğraflar, milyonları öyle bir etkiledi ki, empatinin gücünü bir kez daha anladık. Punch bize her canlının bağ kurmaya ihtiyacı olduğunu gösterdi. Sevginin ve fiziksel temasın sadece insanlar için değil tüm canlılar için önemini bize yeniden hatırlattı.
Punch dışında geçmişten günümüze insanları derinden etkileyen ve bazı değerleri öğreten birçok başka hayvan dostlar oldu.
*
Mesela Hachiko sadakatin sembolüydü. 1920’lerde Tokyo’da yaşayan Hachiko adlı köpek, sahibi öldükten sonra 9 yıl boyunca her gün aynı tren istasyonunda onu bekledi. Hachiko’nun hikâyesi sadece Japonya’da değil tüm dünyada milyonlarca insanı etkiledi. Sevmenin, ayrılık acısının, sadakatin bize has olmadığını ve bazen bir hayvanın insandan bile daha duygulu ve sadık olabileceğini gösterdi.
*
1925’te Alaska’da difteri salgını sırasında Sibirya Husky cinsi Balto adlı kızak köpeği, ölümcül bir fırtınada hayat kurtaran ilaçları Nome şehrine ulaştırmıştı. Onun kahramanlığı bir şehre ilham verirken, dünyaca ünlü hayvan hikayeleri arasına adını yazdırdı.
*
Ya Koko? Amerikalı bilim insanları tarafından büyütülen goril Koko, 1000’den fazla işaret dili kelimesini öğrenerek insanlarla iletişim kurmayı başarmıştı. Koko, hayvanların duygusal zekası, empati potansiyeli hakkında daha önceden bildiklerimizi değiştirmişti.
*
Bir de son zamanlarda sosyal medyada viral olan Nihilist Penguen var tabii. Werner Herzog'un 2007 yapımı "Encounters at the End of the World" belgeselinden sosyal medyada paylaşılan bir bölüm bugünün genç neslini derinden etkiledi. Belgeselden 19 yıl sonra meşhur olan penguen, sürüsünü bırakıp ölüme, dağlara doğru yürüyüşe geçiyordu. Penguenin bu seçimi sosyal medyada çok konuşulan başlıklar arasına girdi. Yapılan yüzbinlerce yorumda özellikle gençler pengueni çok iyi anladıklarını aktardı. Sosyal medyanın ona verdiği adla Nihilist Penguen, modern insanın okul, iş yaşamı, borçlar, sorumluluklar, ilişkiler, toplumsal baskı, sosyal yalnızlık, kendini ifade edememe ve hayatın anlamını bulamama gibi sorunlarının simgesi oldu.
*
İnsanlar insanlarla savaşadursun biz hayvanlardan öğrendiklerimize bakalım.

Mahkeme besleme yasağına dur dedi
Ankara Barosu’ndan Avukat Selin Aksu’nun Valiliğin kent genelindeki besleme yasağına karşı açtığı dava sokak hayvanlarının lehine sonuçlandı. Avukat Aksu müjdeli haberi sosyal medyadan şu sözlerle paylaştı: “Ankara Valiliğinin aldığı besleme yasağı kararı açmış olduğum davanın kabulü ile iptal edildi. Darısı İstanbul’un başına. Besleme şuan serbest. Karar tüm hayvanseverlere hediyemdir.”
Dava, Ankara Valiliği İl Koruma Kurulu’nun 6 Kasım 2025 tarihli “Kontrolsüz beslemenin önlenmesi” kararının iptali için açıldı. İptal gerekçesinde Valilik kararının 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yer alan hayvanları besleme yükümlülüğüne ve Anayasa’nın yaşam hakkı ve sağlıklı çevre hakkına açıkça aykırı olduğu; yetki, konu ve maksat yönlerinden sakat olduğu ve uygulanması halinde sokak hayvanlarını açlık ve ölüm riskiyle karşı karşıya getirebileceği ifade edildi.
Ankara 15. İdare Mahkemesi’nin kararında, besleme yasağının hukuka uygun olmadığı belirtildi. Mahkemenin kararında şu ifadeler kullanıldı: “Sahipsiz köpeklerin barınaklarda bakıma alınmasına yönelik mevzuat hükmünün tam anlamıyla yerine getirilmesine kadar herhangi bir sınırlı tedbir öngörülmeden doğrudan yasaklama şeklinde yapılan düzenlemenin hukuka uygun, rasyonel, belirli, ölçülü ve kamu yararına uygun bir idari tasarruf olduğunu kabul olanak bulunmadığından, Kurul kararının dava konusu edilen 4. maddesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.”

Helsinki bitkisel beslenmeye geçiyor
Vegan Derneği Türkiye (TVD), Finlandiya’nın başkenti Helsinki’nin önemli bir adım atarak kamu gıda sisteminde hayvansal tüketimi yarı yarıya indirme kararı aldığını aktardı.
TVD’nin konuyla ilgili gelişmeleri, bu gelişmelerin iklim krizinin önlenmesi çabalarındaki yerini ve Türkiye’deki durumu değerlendirdiği açıklamasında şu bilgiler paylaşıldı.
“İklim krizi derinleşirken, dünyanın farklı kentleri gıda sistemi bağlamında mevcut politikalarını irdelemeye ve iklim dostu yönde değiştirmeye başlıyor. Amsterdam’da hayvansal et reklamlarının kamusal alanlarda yasaklanma kararının ardından, Finlandiya’nın başkenti Helsinki de daha somut bir adım attı: Kamu gıda sisteminde hayvan kaynaklı tüketimi 2030’a kadar %50 düşürmeyi ve bitki temelli gıda sistemini desteklemeyi hedefleyen bir meclis kararına imza attı.

Okullar, kreşler, hastaneler ve diğer kamu kurumlarında hayata geçirilecek olan bu gelişme, ne yazık ki Türkiye’de aynı dönemde izlenen ve birbiriyle doğrudan bağlantılı politikaların tam tersi.
Türkiye; Antalya’da yapılması planlanan COP31 sürecine doğru ilerlerken, iklim krizinin en önemli tetikleyicilerinden biri olan hayvancılığa yönelik yeni devlet teşvikleri sağlamaya devam ediyor. Aynı zamanda Milli Parklar Kanunu ile gezegenin en kritik karbon yutakları arasında yer alan ve tüm türler için yaşamın merkezi olan ormanları ve kıyı ekosistemlerini yatırım baskısına açmaya hazırlanıyor.
Helsinki’nin attığı adım ise; kamu politikalarının iklim, biyoçeşitlilik ve hayvanlar açısından nasıl dönüştürülebileceğini gösteren güçlü bir örnek. Bu yönüyle, Türkiye Vegan Derneği olarak uzun süredir bakanlıklar ve YÖK nezdinde dile getirdiğimiz bitki temelli gıda sistemine geçiş çağrılarının gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini de bir kez daha hatırlatıyor.”
**

KULAĞIMIZA KÜPE OLSUN
"Kötülük yeni bir şey yaratamaz; sadece iyi güçlerin icat ettiği veya yaptığı şeyleri yozlaştırabilir ve mahvedebilir."
—J.R.R. Tolkien