Kadıncağız feryat ediyor;
“Yolsuzluk ekonomik çalkantıları tetikliyor.
Ekonomi yavaşlıyor.
İşsizlik artacak.
Suni istikrar ve güven ortamı tehlikelidir.
Cari açık yüksek.
Enflasyon göz göre-göre artıyor.
Gelir dağılımı adaletsiz.
Yatırım artmıyor.”
Geçtiğimiz günlerde TÜSİAD Genel Kurulu'nda konuşuyor Başkan Cansen Başaran Symes. Satır aralarında yargıya güvenin yeterli olmadığını, özgürlükçü laikliğin olmazsa olmayacağını söylüyor. Aslında daha fazlasını söyleyecek ama korkuyor. Kendisinden önceki başkanların iktidar tarafından, havuz medyası tarafından nasıl saldırılara uğradığını biliyor. Toplumdaki genel korku halinin, paranoyaya dönüşen tedirginliğin patronlar kulübüne de yansıdığı açık-seçik seziliyor.
Hatırlayınız TÜSİAD'ın tarihinde ilk istifa eden başkan ünvanlı Muharrem Yılmaz'ı. Neyle suçlanmıştı Tayyip Erdoğan tarafından; vatan hainliğiyle. Peki ne demişti; “İstikrar sağlanamazsa, yabancı sermaye gelmez” Yanlış mı ?
Bakın Cumhurbaşkanı daha sonra TÜSİAD ile ilgili görüşlerini nasıl açıklamıştı;
“TÜSİAD Başkanı yaptığı açıklamalarla adeta istikrar ve güveni baltalamaya çalışan, iş dünyasını tedirgin eden bir tavır içinde bulunuyor. TÜSİAD Başkanı'na ne oluyor?...
Şunu da açık söyleyeyim. Ben bazı konularda çok hassasımdır. Her şeyi belki somut olarak ortaya koymam ama kendisinin düşünmesi lazım.”
Hadi buyrun bakalım. Nasıl söyleyeceksiniz enflasyon rakamlarının gerçeklerini yansıtmadığını? Çarşıda pazarda yangın olduğunu, milyonlarca kişinin açlık sınırında yaşadığını, iflasların arttığını, üretimin düştüğünü, işsizliğin korkunç boyutlara ulaştığını, turizmin çöktüğünü, ihracatın göçtüğünü, ülkenin savaş ekonomisi koşullarını yaşadığını...
Söyletmiyorlar. Topluma korku salmışlar. Havuz medyasını, uçak gazetecilerini kullanıyorlar. Devletin kaynaklarını algı operasyonlarına aktarıyorlar. Tek dertleri halkın gerçekleri öğrenmesini engellemek. İnsanların feryatlarının geniş halk kitlelerine yayılmasını önlemek.
Korkuyorlar. Muhalefetten, sivil toplum örgütlerinden, kendilerini eleştiren herkesten.
TÜSİAD Başkanı hanımefendinin zaman-zaman da olsa yaptığı cılız eleştiriler bile kendilerini tedirgin ediyor. Daha fazlasını söyletmiyorlar.