Öncelikle yazayım; 10 Ocak, “Gazetecilerin meslek olarak haklarının güvence altına alındığı “Basın Mesleğinde Çalışanlar ve Çalıştıranlar” arasındaki ilişkileri düzenleyen ve ‘Fikir İşçileri Kanunu’ olarak bilinen 5953 sayılı kanunu değiştirerek ‘gazetecilere çeşitli iş hakları sağlayan’ 212 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 10 Ocak 1961 gününü” ifade eder.

212 Sayılı Yasa, Ülke yönetiminin “askeri vesayet altında olduğu” 1960 sürecinde Basın, Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğüne getirilen “Milli Birlik Komitesi üyesi” Kurmay Albay Ahmet Yıldız’ın öncülüğünde gazeteciler sendikası ve derneklerinin yöneticileri ile beraber yapılan çalışmalar sonunda hazırlanmış ve Millet Meclisi’nden geçirilerek yürürlüğe girmiştir.

Yasa, “Kıdem hakkı ile gazetecinin mesleğe ilk giriş tarihinin kıdem başlangıcı sayılması, ölüm ödeneği, gazetelerin kapanması durumunda gazetecilere ödenek verilmesi, istifa eden gazeteciye kıdem ödeneği verilmesi, aylıkların peşin olarak ödenmesi, gece çalışanlara haftada iki gün izin hakkı tanınması, kar eden gazetelerin gazetecilerine her yıl bir maaş ikramiye vermesi, ödemelerin gecikmesinde her gün için %5 faiz yükümlülüğü” gibi haklar getiriyordu, gazetecilere.

****

Yasanın hazırlanma ve Meclis’ten geçirilme sürecinde rahmetli Altan Öymen (Öncü Gazetesi Genel Yayın Müdürü)) ağabeyimizle beraber Oktay Ekşi (Öncü Gazetesi Haber Müdürü), Aydın Yalçın ve eşi Nilüfer Yalçın (Öncü Gazetesi Yazarları) da çalışmalara katılmışlardı.

Komite, “çalışmalarda yararı olur” diyerek “Fransız Basın Mevzuatını da getirterek” yasayı hazırlayan komitenin masasına koymuştu.

212 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesine karşı, “İstanbul Gazetelerinin sahipleri “3 günlük boykot” ilan ederek, gazetelerini çıkarmamışlardır.

Akşam, Cumhuriyet, Dünya, Milliyet, Tercüman, Yeni Sabah, Hürriyet, Vatan ve Yeni İstanbul gazetelerinin patronlarının yayınladığı ortak bildiride “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin desteğiyle saflarında yer almak mücadelesini yaptığımız Hür Dünya Cephesi bası­nının hiç birinde örneği görülmemiş ve görülemeyecek olan bir kontrol sisteminin Türk basınının üzerine konulmak istenmesi karşısındaki müracaatlarımız da sonuçsuz kaldığından, biz, teessürümüzün belirtisi olmak üzere yarından itibaren üç gün çıkmayacağımızı sayın halkoyuna üzüntü ile bildiririz” denilmiştir.

****

Milli Birlik Komitesi “Basın mesleğinde çalışanlar ve çalıştıranlar” arasındaki ilişkileri düzenleyen ve “Fikir İşçileri Kanunu” olarak bilinen 5953 sayılı kanunu, 212 sayılı kanun ile değiştirerek gazetecilere çeşitli iş hakları sağlamıştı.

Bu hakların en önemlileri şunlardı:

“Kıdem hakkı ile gazetecinin mesleğe ilk giriş tarihinin kıdem başlangıcı sayılması, ölüm ödeneği, gazetelerin kapanması durumunda gazetecilere ödenek verilmesi, istifa eden gazeteciye kıdem ödeneği verilmesi, aylıkların peşin olarak ödenmesi, gece çalışanlara haftada iki gün izin hakkı tanınması, kar eden gazetelerin gazetecilerine her yıl bir maaş ikramiye vermesi, ödemelerin gecikmesinde her gün için %5 faiz yükümlülüğü.”

Milli Birlik Hükümeti zamanında yapılan bir diğer değişiklik, “Resmi ilan dağıtımının düzene sokulması amacıyla 195 sayılı kanun ile kurulması öngörülen Basın İlan Kurumu” oldu.

Amacı devlet ilanlarının dağıtımında adaletsizliği önlemek olan Basın İlan Kurumu ve Fikir İşçileri Kanunu ile gazetecilere verilecek haklar, gazete sahipleri tarafından tepki ile karşılandı.

****

Büyükler de dahil 9 gazetenin (Akşam, Cumhuriyet, Dünya, Milliyet, Tercüman, Yeni Sabah, Hürriyet ve Yeni İstanbul) isminin bulunduğu bildiride şu ifade de yer aldı:

“Millî Birlik Komitesi’nce ilân edilen basınla ilgili ka­nunlar milletçe girişilen bu aydınlık çağda basını eşi gö­rülmemiş bir tehlikenin içine atmıştır. İlk bakışta sadece basını ilgilendirir gibi görünen bu olay gerçekte doğrudan doğruya temel hak ve özgürlüklerimizi kısıntıya sokabile­cek bir mahiyet taşımaktadır.”

Bugüne gelelim; Patron – Çalışan arasında çatışma yok, ama “Anayasa güvencesi altında olan ‘Düşünce Özgürlüğü’nün, gazetecilerin ve yazarların Silivri Cezaevi’ne misafir edilmelerini önleyememesi” acı gerçeği var!..