Önceki Dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in duruşma öncesi çağrısı şöyleydi;

“Değerli dostlar,

Bildiğiniz gibi yılın son günü yine kentsel dönüşümde kooperatifçilik modeliyle tutuklandım. Buna rağmen 6 aydır devam eden yargılamada yarın ki duruşma son derece önemli.

Umutla tahliye kararı bekliyoruz. Vakti olan tüm dostları kısacık da olsa görebilmek umuduyla

5 Ocak Saat 10.00 Aliağa Şakran Cezaevi Yerleşkesi”

Soyer’in iki tahmininden biri tuttu.

5 Ocak’ta yargılandıkları davadan tahliye edildiler. İkinci tahmin ya da çağrı ise hiç beklediği gibi olmadı.

Vakti olan dostlar, gelmediler. Vakitleri yokmuş!

Kentin birkaç siyasetçisi dışında mahkeme salonunda kimse yoktu. Ne il başkanı ne belediye başkanı ne de tek milletvekili.

**

Tutuklu sanıklar Tunç Soyer, Heval Savaş Kaya, Şenol Aslanoğlu’nun moral bozukluğu savunmalarına yansıyordu.

Aslanoğlu konuşma yapmak dahi istemedi.

‘Sussan olmuyor, susmasan olmaz

Dil dursa hakim bey tende can durmaz

Yazsan olmuyor, yazmasan olmaz’ tarzında ne söylerse söylesin değişen bir şey olamayacağını ifade ederek savunma yapmadı.

Kaya moralsizliğine karşın “Bizlerin dediklerinin, kurumlardan gelen yazıların kıymeti yok. Bu kadar çaresizliğin karşısında ne yapacağız. Bilirkişi raporunda ‘Belediyeden gelen kamu zararım yok’ yazısına değinilmemiş bile. Bir insana bu kadar zulum edilmez ki?Muhtemel zarar var ne demek?” diye sordu.

İZBETON aracılığıyla kooperatifler kurularak yeni bir model yaratılmasını dönemin belediye meclisinin oybirliğiyle aldığını belirten Soyer’in sözleri ise her zamanki gibi siyaset felsefesine dayanıyordu.

“Görevde olmadığım dönemde kamu zararından söz ediliyor. El insaf. Bu rapor zaten bizim dolandırıcılık yapmadığımızın kanıtı. Hayatta haksızlığa uğrayan tek kişi ben değilim elbette... 2 bin sene önce Sokrates’e haksızlık yapmışlar. Suçsuz olduğunu bilmelerine rağmen, idam etmişler. Sokrates ölüme giderken eşine; ‘Üzülme, ya haklı olsalardı’ demiş. Ben ve ailem de sevdiklerim de suçsuz olduğumu bilmenin gücüyle dimdik ayakta durmayı başarıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, hakikat kaya gibi, dağ gibi durur… Vicdanını kaybetmeye başlamış bazı yargı temsilcilerinin, mağdurlardan gözlerini kaçırması göz göze gelmemeye çalışması aslında iyiye işarettir. Utanma duygusunun hala kaybolmadığını gösterir. Ancak ileride çocuklarının, torunlarının gözlerine bakamamak gibi çok acı bir son onları beklemektedir. Dilerim, bu dünyayı herkes için cennete çevirmek isteyen birine daha fazla cehennemi yaşatmazsınız.”

**

Bu sözler ne kadar etkili oldu bilinmez ancak savunmalar ‘Türk Hukuk Tarihi’ne geçecek kadar etkileyiciydi. Tunç Soyer’in avukatı Murat Aydın hakimlikten kaynaklı tecrübesini konuşturdu, müthiş bir savunma yaptı. Tahliyeye giden yolu aralayan savunmalar yaşandı. İddialar ile hücre arasındaki boşluğa isyan noktasına gelen Avukat Özkan Yücel ile Avukat Ahmet Sinan Sürücü’nün sözleri unutulmazdı.

Sonuç bu davadan tahliye. Altı aylık davanın ana ayaklarından biri böylece çökmüş oldu. Tutukluluğu devam ettiren diğer dava ise Mart ayında görülecek.

Büyük bir şahsi rant, hele ki zimmet belgeleniyorsa kimsenin tek sözü kalmaz. Ama o belge bir türlü gelmiyor, dava ‘kooperatif evimi zamanında aldım alamadım, konutların yapımı durmasaydı mağduriyet olurdu, olmazdı’ kısır döngüsünde duruyor.

Bu arada ömürler hücrelerde çürüyor.

Davada Türk siyasi tarihine düşülecek notlar ise konuşmalarda değil.

Asıl mesele o büyük yalnızlık, işte o başka.

**

Üç yıl önce bugünler….

15 Ocak 2023. Dönemin Genel Başkanının katılımıyla Halk Konut Projesi’nin temeli atılıyor. Genel Başkan ve Tunç Soyer konuşuyor; “Türkiye’ye örnek kooperatifçilik modeli tüm illere yayılacak”

Yaklaşık 500 kişi var, alkış kopuyor. İş dünyası, milletvekilleri, belediye başkanları, il yönetimi. CHP istisnasız orada!!

O fotoğrafta olanlardan duruşmada Tunç Soyer’in yanında duran sadece ailesi ve basın kaldı. Üç beş kişi dahi yok. CHP istisnalar hariç orada yok!!

Siyasette ‘Blind Trust’ yani kör güven dedikleri tam da bu…

Gün olur yerle yeksan olurum

Gün olur şahım devri devranda

Kanun üstüne kanun yapsalar

Söz uçar yazı iki cihanda eyvah!