Fenerbahçe’de geçmişe dönüş değil, hesaplaşma zamanı…

Yalnızca bir başkan seçilmedi. Yıllardır taşan sabırsızlığın, özlemin beklentisi sandığa taşındı. Ortaya çıkan son tabloda “Aziz Yıldırım geri döndü” demek eksik kalır. Kongre üyelerinin verdiği mesajların genelinde eskiye özlem değil, sonuç isteği var. Taraftar hikâye dinlemek istemiyor. Verilen sözlerin yerine getirilmesini, kurulan kadroların karşılığını sahada görmek istiyor. Beklenen o sevinci yaşamak istiyor.

Sarı-lacivertli camiada krediler tükendi, skor tabelaları konuşulacak. Aziz Yıldırım’ın avantajı kulübün dinamiklerini iyi bilmesi. Dezavantajı ise futbolun bıraktığı noktada olmaması. Günümüzde futbol sadece transferlerle kazanılmıyor. Analizler, finansal disiplin, oyuncuyu geliştirme modeli yönetimin merkezinde kalıyor. Başarıda tam bu noktada belirlenecek. Ne kadar transfer yapıldığıyla değil, kurulan sistemin ne kadar çalıştığı gösterecek.

Bu kez gerçekten ne farklı olacak? Kulüp tarafında konuşulanlar heyecanlandırıyor. Teknik direktör olarak Aykut Kocaman ismi güçlü bir şekilde geçiyor. Onun yanında adı geçen teknik ekipte ayrı dikkat çekici. Volkan Demirel, Dirk Kuyt, Pierre Webo… Camiada hafızalarda kazılan isimler. Yönetim sadece sahayı değil, birlik atmosferinde yerine getirmesi şart. Diğer yandan ekonomik boyutu var. Yüksek ödemeler yönetimin masasında halledilmesi gereken en önemli konulardan biri. Transfer sürecinde şovlardan çok, doğru hamlelerin yapılması gerekli. Önceliğin isim değil, ihtiyaç odaklı ilerlemesi bekleniyor. Bakalım bu yönetim bunun üstesinden gelebilecek mi?

Fenerbahçe’de seçim bitti, asıl sınav şimdi başlıyor.

Beklenti çok büyük, sabır çok az…