Ne terör, ne ekonomi... Varsa yoksa Anayasa değişikliği. Aslında hedef belli; demokratik parlamenter sistemin ortadan kaldırılması. Uzlaşma Komisyonu kuruyorlar. CHP, MHP belki de HDP'yi yanlarına alıp Başkanlık Sistemi'ni oluşturmaya çalışıyorlar.
Koalisyon görüşmelerinde sahneye koydukları oyunu tekrarlayacaklar. Aylarca oyalayıp, (CHP darbe anayasasını değiştirmek istemiyor) diyerek referandum yolunu açacaklar.
Bu oyuna gelmemenin tek yolu, akıllı bir stratejiyle, sağlam ilkelerle masaya oturmak. AKP'nin oyalama taktikleri hissedildiği andan itibaren de masadan kalkmak. CHP ilk günden itibaren demokratik parlamenter sistemin güçlendirilmesi, yasama, yürütme ve yargı erkinin, kuvvetler ayrılığı ilkesinin güçlendirilerek hayata geçirilmesi ilkesini öne sürmeli, hak ve özgürlüklerin güvenceye alınmasını sağlayacak çalışmalar yapılmasını gündeme getirmeli. Anayasanın ilk dört maddesi ile diğer birçok maddeleri arasında bir bütünlük var. Değişimde bu ilişkiler asla göz ardı edilmemeli.
Esasında 12 Eylül referandumunda, “darbe anayasasını değiştiriyoruz” iddiasındaki AKP, Anayasa'nın yalnızca 24 maddesini değiştirmişti. AKP iktidarında değişen maddelerin toplamı da yalnızca 50.
12 Eylül referandumunun amacı belliydi; Türk Hukuk Sisteminin katledilmesi...
HSYK'da Adalet Bakanı'nın başkan olması, müsteşarının da yerinin sağlamlaştırılması bu amaçlarına ulaşmaları için yeterli olmuştu.
O günleri hatırlayalım. Yanlarına aldıkları 'Yetmez ama Evet'çiler ne diyorlardı;
Ufuk Uras: Bir yetmez. İki defa evet diyeceğim. Hayır demek solu sol yapan değerleri inkar etmektir.
Adalet Ağaoğlu: Bu darbe ürünü anayasa artık değişmeli. Hatta yok olmalı. Bunun için atılan her adıma evet.
Hasan Cemal: Referandum Türkiye için tarihi bir fırsat.
Kezban Hatemi: Özgürlükçü bağlamda kadınlar daha çok desteklenecek.
Kenan Işık: Daha fazla demokrasi için evet.
Sezen Aksu: Tabii ki evet diyeceğim. Dört dörtlük, çok daha kapsamlı ve özgürlükçü nihai şeklini alana kadar da evet demeye devam edeceğim.
Lale Mansur: Daha demokratik ve daha özgür bir ülkede yaşamak için evet demeliyiz.
Halil Ergün: 12 Eylül'le hesaplaşmak için referanduma evet diyeceğim.
Cengiz Çandar: Türkiye'nin demokratik atılım yapmasında bir adım.
Mustafa Erdoğan: Vesayet kalkacak ve gelecekte oy vereceğimiz parti, ülkeyi gerçek anlamda yönetecek.
Fetullah Gülen: İmkan olsa mezardakileri bile kaldırmak lazım.
İşte böyle diyorlardı 12 Eylül Anayasa referandumunun şakşakçıları. Ha bir de referandum sonrası Fetullah Gülen “Bu zafer 20 seçime bedel” demişti. Şimdi AKP aynı taktiklerle yeni zafer planları yapıyor. Hedef belli; Başkanlık... Komisyonda ne çıkarsa çıksın, Meclis'te CHP'nin karşı çıktığı maddeleri MHP ile, MHP 'nin karşı çıktığı maddeleri CHP ile, her ikisinin karşı çıktığı maddeleri ise HDP ile geçirmeyi planlıyorlar. Meclis'te amaçlarına ulaşamazlarsa, hedef referandum. O zaman nasıl olsa “yetmez ama evetçiler”, “akil adamlar” bulunur. Yalaka medya zaten emirlerinde. Arkadan makarna kömür dağıtımı da tamamlanırsa gelsin başkanlık sistemi.