Orta saha oyunun kalbidir. Kalp doğru atmazsa, en değerli forvet de en yıldız kanat da ritmini kaybeder. Fenerbahçe’de bugünlerde tartışılan olay bu: Ritmi kim ayarlayacak, oyunun tansiyonunu kim belirleyecek?
Güçlü isimler var. İsimler büyük, CV’ler kabarık. Teknik direktörün aradığı tek şey sadece “iyi oyuncu” değil; iki yönlü, oyunu okuyabilen, hızlandıran aynı zamanda yavaşlatabilen bir oyuncu bulabilmek. Mevcut tabloda: Biri rakibi boğan ama topu ayağına aldığında oyunu sakinleştirmeyen, diğeri savunması iyi ama tempoda zayıf kalan oyuncular var. Bunlar kötü mü? Hayır. Ama teknik heyetin aradığı bu değil.
Tam bu noktada tecrübe devreye giriyor. Yaş olarak değil, oyun tecrübesi önemli. Büyük maçlar görmüş, o baskıları hissetmiş paniğe kapılmayacak oyunculara. Çünkü lig uzun, fikstür sert. Ama en önemlisi beklenti yüksek.
Bir sezonu kurtaracak şey bazen 90 dakikalık maç değil, saniyeler içinde doğru pozisyonları almak. Başarılı takımlara bakıldığında tek bir ortak nokta var. Kaleci-stoper-orta saha üçgeni sağlam olduğunda sonuç veriyor. Fenerbahçe’de son dönemde buna odaklanmış durumda. Savunmada Skriniar gibi liderini buldu. Sıra diğerlerini bulmakta. Eğer şampiyon olmak istiyorsa en iyilerini bulmak zorunda.
Futbol bazen daha düdük çalmadan başlar, bakalım bu transfer döneminde kim daha etkili oynayacak…