Dün gecenin hikayesi ligi bilmeyen hocanın eseriydi. Bir derbiyi kaybedebilirsin ama bu başka… Galatasaray uzun zamandır ilk kez sadece yenilmedi, oyunun içinde silindi.
Hakkeden Fenerbahçe kazandı. Karşı takıma maç boyunca çok iyi oynadı. Farkını alan daraltmada, rakibe yapışık oynamada, ilk hamlede ortaya çıktı. Skoru 4-0, 5-0 haline getirebilirdi.
Gecenin yıldızı Guendouzi. Uçaktan indi, maça çıktı ve gol attı. Adaptasyon sürecini aşmış, sanki yıllardır Fenerbahçe’deymiş gibi oynadı. Agresifliğiyle tribünleri ateşledi. Enerjisiyle takımı yukarı taşıdı. Galatasaray’ın düzenini bozdukça bozdu. Attığı gol ile tribünlerde rüzgâr estirdi…
Diğer parantez açılması gereken oyuncu İsmail Yüksek. Oynadığı futbol ile gözlerde bir kez daha yükseldi. Savunmada üstüne düşen görevlerin hepsini yaptı. Lemina ve Torreira’ya karşı üstünlüğünü korudu. Takıma bu galibiyeti hakkıyla kazandırdı.
Uzun yıllardır hiçbir derbide iki takım arasındaki fark bu kadar açık değildi. Bu kupa Fenerbahçe’ye psikolojik üstünlük de verdi. Ligde sadece yarışla puan gitmez, kimin kime nasıl baktığıyla da gider. Dün gece bakışlar değişti.
Bu tablonunda şaheserlerinden biri Domenico Tedesco. Sezonun ortasında geldi. Hiçbir hocanın başına gelmeyen şeyler yaşadı. Psikolojisi altüst olmuş taraftarla, tüm bağları kopmuş bir takımla buluştu. Her hafta kader maçına çıktı. Bu takımı ligde yenilmez, derbi kaybetmeyen ve kupa şampiyonu yaptı. En güzeli de taraftarın maçları dört gözle beklediği takım haline getirdi.
İşte bunların sonucunda emeklerinin sonucunu görmeye başladı. Fenerbahçe 7 yıldır kurtulamadığı mutsuzluğundan arındı. 4 ayda yaşananlarla arada dağlar kadar fark var. Sadettin Saran ile özüne geri döndü.
Bu gecede bir kupanın kaybedildiğini mi izledik? Yoksa ligin kaderi sessizce değişti mi…