Yeni sezona sadece futbol konuşarak değil, sahadaki mücadele ve transfer hamleleriyle giriliyor. Sarı-lacivertli kulüp, son yılların en net kırılma noktasında. Çünkü tablo çok açık; Şampiyonluk gelirse, Sadettin Saran var, gelmezse yok.
Başkanın “olağanüstü seçimli genel kurul” açıklaması sıradan bir duygu değil. Bu taraftara bırakılmış bir not. “Takımı sezon sonuna kadar götürüyorum, sonra söz sizde” demek. Duygusal olarak da daha fazlası var. Hukuki süreçlerin kulübü etkilememesi, şampiyonluk hedefin şaşmaması ve en önemlisi; Fenerbahçe’nin bölünmemesi…
Güçlü bir kongre, tazelenmiş bir sorumluluk sonucunda yeni bir dönem. Ama kupa gelmezse, o zaman bu tablo bambaşka olur. Görevi bırakma ihtimali bu kez daha yüksek olur… Bu belirsizliklere rağmen kulüp boş durmuyor. Saha içi hamleler planlanmaya başlandı. İkinci yarıda vites artırıyoruz cümleleri akıllarda. Avrupa kulüplerinin radarındaki isimleri İstanbul’a getirme çabası, sezonu yarım bırakma niyetinin olmadığını ortaya koyuyor.
Öte yandan ayrılık rüzgarları sert esiyor. Teknik direktörün tavrı net, yönetimin desteği arkasında. İrfan Can Kahveci dosyası bunun kanıtı. Fenerbahçe’de artık hatıralara yer yok. Eski beklentilerle yola çıkılmak istenmiyor. Kim katkı veriyorsa, yola devam, kim vermiyorsa ayrılık zamanı. Bu sertlik, şampiyonluk adımlarından geçiyor.
Genç, potansiyelli oyuncular için düşünülen kararlarda var. Taha Altıkardeş hamlesi, sadece bugünü değil yarınıda düşünen bir camia var. Sonuca bakıldığında tek bu sezonu değil, gelecek yılları şekillendiren haftalara giriyoruz.
Sahadaki maç sonuçları, kongre salonlarının kaderini belirleyecek…