12 Mart faşizminin en azgın dönemleri yaşanıyordu. Türkiye’de devrimci yurtsever avı, en hızlı dönemindeydi.

İngilizlerin ünlü yayın kuruluşu BBC televizyonu, “Büyük Şairler” dizisinin en başına Nâzım Hikmet’i almıştı.

Dünyanın en ünlü şairleri Nâzım’ın şiirlerini okumaktadır.

BBC Televizyonu spikeri neredeyse her cümlesinde sürekli olarak; “Türkiye’nin dünyaya en büyük armağanı...” demektedir şairimiz için.

Fransız şarkıcı Yves Montad da, Nâzım’ın şiirlerinden oluşturduğu şarkılarını söylemektedir.

Ve birden Nâzım’ın söylediklerini dinlemeye başlıyoruz:

“Dünyanın en iyi insanlarından olan Türk halkının ve dünyanın en güzel dillerinden biri ve belki de en başta gelenlerinden olan Türk dilinin diyar-ı küffarda tanınmasına vesile olabilmek ömrümün en büyük sevinci ve şerefi olur. Bir köylü toprağını ve öküzünü, bir marangoz tahtasını verendesini nasıl severse ben de Türk dilini öyle severim...”

Whatsapp Image 2024 06 01 At 11.34.05

*

Dünya Şairimiz Nâzım, dünyaya, güzelim dil Türkçeyi öğretti.

Bütün dünya Nâzım’ı; “Türkçenin Dev Şairi” diye niteledi.

Biz ne yaptık? Onu, yıllar boyu zindanlarda çürüttük. İstanbul’da, Ankara’da, Bursa’da ve Çankırı ‘da.

Nâzım Hikmet ise hayatı, savaşımı ve hatta ölümünü de kapsayan güzelim dizelerini söylemeyi sürdürdü;

“...Yaşamak / Bir ağaç gibi tek ve hür / Ve bir orman gibi kardeşçesine / Bu hasret bizim...”

Sonra...

Büyüklüğü her geçen gün dünya çapında daha da yaygınlaşan, artan Nâzım’ı, “vatan haini” diye suçladık, hayatından bıktırdık adeta, kaçmaya zorladık. Ama o, Türkiye için şunları yazdı:

“Sen esirliğim ve hürriyetimsin / Çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin / sen memleketimsin.../ Sen ela gözlerinde yeşil hareler / Sen / Büyük, güzel ve muzaffer / Ve ulaşıldıkça ulaşılmayan hasretimsin...”

**

Cezaevinden çıkana kadar 1950 yılına dek 537 sayfalık bütünlüğe erişecek “Memleketimden İnsan Manzaraları “ eserine; şair hem kendisini, hem ülkesini, hem dünyayı ve yaşadığı çağı sığdırmayı başarmıştır o.

Olağanüstü bir yapıttır “Memleketimden İnsan Manzaraları “...

Ne edebiyatımızda ne de dünya literatüründe eşi yoktur.

**

Nâzım; salt bir şair değil, aynı zamanda; öykü, roman, oyun yazarıdır, gazetecidir. Kısacası, çok yönlüdür. Binlerce sayfayı bulan şiir, roman, oyun ve yazılarıyla, yazın dünyasının özgün kişiliklerinden biridir. Ulusal kültürümüzü, halkların ve insanlığın ortak değerleriyle birleştirebilendir. Bir düşünce adamıdır. 

**

Nâzım’ı 61 yıl önce bir 3 Haziran ‘da kaybettik.

Pazartesi Kültürpark İzmir Sanat bahçesindeki anıtı önünde saat 18.00'de Nâzım Dostları'yla biraraya geleceğiz

Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.Cemil Tugay’ın destek verdiği bir organizasyonla.

“Şairi Azam” Ataol Behramoğlu, Müzisyen Besteci Haluk Çetin, yazarlarımız, akademisyenler aramızda olacak. 68’li, 78’li dostları da. Belgesel izleyeceğiz. Ben de şiirler okuyacağım elbette.

Sonra da İsmet İnönü Sahnesi’nde İzmir Büyükşehir Belediyesi Tiyatroları’nın bir Nâzım oyunu “Yolcu”yu izleyeceğiz, Orhan Alkaya rejisiyle. Bekleriz.

“Nâzım Hikmet Memleket,

Memleket Nâzım Hikmet...”