Film gibi günler

Tüm dünya nüfusunu yok edecek güçte bir virüs. Ve bu virüsü zamanda yolculuk yaparak önlemeye çalışan bir adam…

12 Maymun filmini herhalde izlemeyen yoktur. 1995 yapımı filmin başrollerinde Bruce Willis, Brad Pitt ve Madeline Stowe vardır. Beni çok etkileyen, harika bir bilim-kurgudur.

Film gibi günlerden geçiyoruz ya, 12 Maymun geldi aklıma.

Tüm dünyada gündem; yeni tip coronavirüs.

Sabah corona ile kalkıyoruz, akşam corona ile yatıyoruz. Dünyanın dört bir yanından gelen görüntüler karşısında korkmamak, üzülmemek elde değil. Boşalmış market rafları, bomboş sokaklar, açlıktan birbirine saldıran maymunlar, sokakta ürkütücü maskeler ve giysilerle dolaşan insanlar, karantina altındaki evlerinin balkonlarından şarkı söyleyerek hayata tutunmaya çalışanlar…

***

Herkes coronavirüs ile ilgili daha çok şey öğrenmek ve nasıl korunacağını bilmek istiyor haliyle. Korkuyoruz ve bu korku bazılarında işi paranoyaya kadar vardırabiliyor.

Örneğin; bir iddiaya göre Çin’de salgını önlemek için sokak hayvanlarını öldürenler olmuş.

Sadece Çin’de değil, her yerde insanlar “acaba evcil hayvanlar virüs taşıyıcısı mı”, “sokaktaki kediden köpekten hastalık kapar mıyım” diye düşünüyor.

Bilgi eksikliği panik haliyle birleşince can dostlarını sokağa terk eden veya sokak hayvanlarını tehdit gibi gören birçok insan oluyor maalesef.

Son günlerde ülkemizdeki hayvanseverlerin sosyal medya paylaşımları da durumun üzücü bir noktaya varabileceğini gösteriyor. Hayvanları daha önce besleyen birçok insan, bundan vazgeçmiş durumda. Kapılarının önündeki sokak hayvanlarını kovanlar var.

Eskiden mahallesinde 10 tane kediye bakan bir hayvansever şimdi yüzlerce sokak hayvanına yetişmeye çalışıyor. Maalesef uzun vadede hayvanseverlerin bunu sürdürebilmeleri mümkün değil.

Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (OIE) geçtiğimiz günlerde şöyle bir açıklama yayınladı:

“COVID-19'un mevcut yayılması, insandan insana bulaşmanın bir sonucudur. Bugüne kadar, insanlara eşlik eden hayvanların hastalığı yayabileceğine dair bir kanıt yoktur. Bu nedenle, evcil hayvanlara yönelik refahlarını tehlikeye atabilecek önlemler almanın bir gerekçesi olamaz.”

Ülkemizde de veteriner odaları tek tek açıklama yaparak şu ana kadar yapılan araştırmalar ışığında yeni tip coronavirüsün hayvandan insana değil insandan insana geçtiğini bildirdi.

O nedenle kediyi, köpeği düşman bellemek yerine, insan kalabalığından uzak durmakta fayda var.

***

Coronavirüsten korunmak adına alınabilecek birçok basit önlem bulunuyor. Ve bu önlemler arasında hayvanlardan uzak durun diye bir madde yok!

Elleri sık sık ve doğru şekilde yıkamak, kalabalık ve kapalı mekanlardan kaçınmak, bağışıklığımızı korumak ve iyi beslenmek coronavirüse yakalanmamak için en etkili çözümler.

Bu arada mizah da büyüyen korkularımızı frenlemek ve hayatımıza devam etmek için adeta can simidimiz. Sosyal medyada öyle paylaşımlara denk geliyorum ki, bu karanlık günlerde bile ufak çaplı kahkaha atmamı, moral bulmamı sağlıyor. Siz de her şeye rağmen, gülümsemeyi unutmayın.

Elbet, bu virüsün de çaresi, tedavisi bulunacak. Tek dileğimiz bunun bir an önce gerçekleşmesi. Kimbilir; belki de 12 Maymun’daki gibi bir zaman yolcusu şu an virüse müdahale etmek için buralardadır.

Bize şimdilik düşen; umudumuzu yitirmemek, paranoyaya yenik düşmemek ve basit önlemleri uygulayarak kendimizi korumak.

YORUM EKLE