Asimile, anlam olarak kendi özünü, benliğini kaybetmek demek. Bu anlamı bugün tarım için kullanmamın nedenini sizlerle paylaşacağım. Çünkü tarım da özünü, benliğini kaybediyor; asimile oluyor. Şimdi bu argümanıma kiminiz katılacak kiminiz de biraz abartılı bulacak. Bu nedenle beni bu düşünceye iten gözlemlerimi sizlerle paylaşmak isterim.

Özellikle Kovid-19 pandemisi döneminde; imkanı olan birçok insan, beton kentlerden ekip biçebilecekleri köylere, küçük kasabalara kaçtı. Bu kaçış planı da tıpkı domino taşları gibi insanları etkileyerek köyden kente göçü tersine çevirdi. İnsanlar, “Bir inek, birkaç tavuk ve bir de ekebileceğim bir tarla bana yeter” diyerek yollara çıktı. Tabi bu düşünce pandemi sürecinde çok güçlendi. Ancak tarım bu romantik düşüncenin ötesinde daha büyük bir olaya hizmet ediyor.

***

İnsanları yeniden tarıma yönlendiren birçok sebep var. Bunların başında şehirde yaşamanın zorlaşması geliyor. Tabi bu durum yıllardır her şartta ve koşulda üretimden vaz geçmeyen; atadan kalan topraklarını bırakmayan üreticinin aleyhine olan bir duruma sebep oldu.

Çünkü kentlilerin yerleştiği yerlerde tarımla uğraşmak bir hobi halini alırken; bölgedeki üretim kültürü de zamanla değişti. Yani köylerdeki sosyoekonomik yapı asimile olmaya başladı. Borç yükü altında tarlasını ekemeyen üretici tarlasını kentliye satınca, tarım arazilerinin üzerinde lüks villalar, bahçesinde ise ufak tefek üretimlerle kendini gösterdi. Bu da parçalanan tarım arazilerinin yanı sıra ürünlerin de kaybolmasına neden olan bir süreci başlattı.

Bu konuya örnek verecek olursam; Urla coğrafi işaretli sakız enginarı ile ünlü bir ilçe, aynı zamanda turizm sektörüne de kucak açmış bir ilçe… Coğrafi özellikleri bakımından bugün Urla, Ege’nin küçük bir sahil kasabası olarak kentlinin hem tarım hayaline hem de aradığı huzura hizmet ediyor. Ancak bu ilçede tarım arazilerini satın alan kentli; bölgenin kültürünü etkilerken bir yandan da üretilen başlıca ürünleri ekmeye çaba göstermiyor. Bunları çok duyuyoruz.

***

Gelelim bu konuda yapılanlara… Hiçbir şey! Kentli bütçesi dahilinde istediği yerden tarım arazilerini satın alıyor, zamanla eş dost akraba ilişkileriyle o arazilerin imarını değiştiriyor ve sonuç ortada… Ege’nin güzel sahil kasabaları; yerli üreticisini kaybediyor. Yerine yabancılar kalıyor. Bu durum bölgedeki imece ruhuna da darbe vuruyor. Zaten tarımı planlama konusunda eksik olan ülkemiz, bu yeni akımla beraber tarımsal üretimde iyice kan kaybediyor. Parçalanan, betonlaşan tarım arazilerinin yanında bir de yıllardır, kuşaktan kuşağa tarımla, hayvancılıkla uğraşan çiftçilerimizden oluyoruz.

Tabi tüm bunların yanında Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, son zamanlarda verdiği demeçle tarımda planlama yapacaklarına vurgu yapıyor. Bu durum sevindirici olmasının yanı sıra sözde kalmaktan biran önce çıkması gerekmektedir.