Bugün 16 Şubat Cuma…

31 Mart 2024 Pazar gününe kaç gün kaldı? Takvimlere göre 44 gün…

Daha doğrusu kaç Pazar günü var?  Tamı tamına 7 Pazar günü var…

Şimdi siz bana dönüp, ‘neden pazarlara kafamı taktığımı’ soracaksınız değil mi?

Haklısınız! Pazar deyince insanların aklına “satıcı ile alıcının  karşı karşıya geldiği yer” gelir… Buralarda   satıcıların belirlenen günde  satacakları malı sergiledikleri geçici yerlerdir”

Amma ve de lakin, bu sorgulanan “Pazar”, başka pazarlama ve pazarlık yerleridir!

Kısacası siyasetin pazarlanıp “Al takke, ver külah’’ yerlerini saydığımız günlerdir!

Yani 31 Mart Pazar günü, bulunduğumuz yerlerin “şehremini”sini seçeceğiz!

Şehremini: Osmanlılar döneminde, Tanzimat’a değin, “Sarayların  devlet yapılarının bakımına, onarımına, haremin giderlerine ve aylık  işlerine bakmakla yükümlü devlet görevlisi” idi… Dünden bugüne gönderme yapanlara göre bizim “Sarayımızda yenilen içilenler, yarının teminatı olan gençlerimizin okul kantinlerindeki yiyecek- içeceklerden çok ucuz”muş!

Gelinde 31 Mart’ta seçeceğimiz Belediye Başkanlarımıza “Bu nasıl iştir?’’ diye sormayın bakalım!

Evet şekil A’daki gibi… Dolayısı ile “Pazarlar, marketlere göre ucuzdur” diyerek çarşı- pazar gezeceğiz anlaşılan!

İsterseniz Kıraç’ın okudu şu şarkıya da bir kulak verelim:

“Çayır çimen geze geze of/Oldum ben bir geveze/Kızına gönül verdim/Darılma hanım teyze /Of nenem of/Pencereden kuş uçtu of/Yandı yürek tutuştu/Yanma yüreğim yanma/Ayrılık bize düştü/Of nenem of “

* * *

Evet, 31 Mart’a kadar tam 7 Pazar günümüz var. Bu 7 Pazar günü bırakın “siyaset bezirganları” halka suni gülücükler atmalarını, timsah gözyaşlarını akıtmalarını siz evde bekleyen eşinize, çocuklarınıza, torunlarınıza yaşamsal gıdaları almaya bakın! Yoksa işyerlerine, okullara insanlar aç karınla gidip, dönüyor, hatta yastığa başlarını aç karınla dayıyorlar! Gelin de Kıraç’ın dediği gibi “Çayır çimen geze geze” sizler de geveze olmayın?

Hatta bu konuları araştırma şirketlerine bırakın! Onlar ülkede ne kadar pazaryeri varsa hepsini gezip alışveriş yapanlarla fiyatları saptayıp, sizlere bildirseler daha iyi olmaz mı?

Üstelik pazaryerlerine şu günlerde partilerini terk edip, başka partilerin rozetlerini takarak gezen o kadar “bezirgan” var ki!

* * *

İşte kime oy vereceğiz? Kimi Belediye Başkanı yapacağız? Derken, bir de üst üste gelen deprem, sel ve diğer acılar içinde “Sevgililer günü”nü teğet geçtik değil mi?

Evet “Acıların çocukları” olduk!

Bu arada birçok şehrimizde olduğu gibi bize hizmet sunan Belediye Başkanlarımızı “kör testere” ile doğratmaya çalışanlar da var değil mi? Size tavsiyem “Giden ağam, gelen paşam” kolaycılığını bırakın ve gideceklerin şu 44 içinde bıraktıkları mirasın kıymetini bilin yeter!

Bakın İzmir’ de başarılı işler yapan Belediye Başkanı Tunç Soyer’in giderayak devletten tek kuruş almadan kendi öz kaynaklarından yaptığı “Çiğli tramvayı” sonra ESHOT ‘un hizmete soktuğu 23 yeni otobüs ile Narlıdere Metrosu’nun da hazır olduğunu bildirmesi ne kadar anlamlı değil mi?

Yolun açık, bahtın güzel olsun sevgili Tunç Soyer…