Recep, Şaban Ramazan deyip çocukluk aşkı ile "Hoppala Bayram" derdik.
Evet, "Hoppala Bayram" deyip Ramazan Bayramı’nı getirdik, getirmesine de; nedense ne maaşlarımızı, ne de bayram ikramiyelerimizi 1 kuruş zıplatamadık! E !
E'si ne olacak?
Çocuklarımıza, torunlarımıza, kapımızı tıklatan çocuk ziyaretçilere verecek anlı-şanlı "Bayram hacılığını" denkleştirip veremedik!
Kısacası bir ay önce "Hoş geldin Ya Ramazan" karşılamamız camilere asılan mahyalarda kaldı!
Pardon!
Tabii ya; geçen haftaki Cuma yazım Bayramın ilk günü gazetemiz yayınlanmadığı için maalesef siz değerli okurlarıma gerekli mesajlarımı veremedim.
İşte bu duygularla 2 ay 10 gün sonraki Kurban Bayramımızı beklemeye başladık.
***
Takvim yaprakları iç siyasetimizde sayın yöneticilerimizin parmaklarını oynatarak bugünden itibaren sanırım daha çabuk ilerler inşallah...
Kurban olayım!
Kim, kime kurban olacak?
Bırakın vatandaşların kasapların önünden geçmesini, Belediyeler tarafından kurulacak "Hayvan Pazarlarına" getirecek hayvanları var mı acaba?
Yazılı ve görüntülü basında görüp istemeyerek! şahit olduğumuz gibi "yarış atlarının kesilip kıyma yapıldığı" günlerden geçerken bakalım "Bayram anılarımızı" süsleyecek bir şey kaldı mı?
***
Bayram... Bayramlar... Bayramlarımız...
Bayram insanların yaşadıkları en mutlu, en huzurlu ve de en coşkulu gün ve günlerdir.
Biz dini ve milli olmak üzere "Bayram zengini" bir milletiz.
Bir hafta önce yaşadığımız Ramazan (Şeker Bayramı) ve 2 ay 10 gün sonraki Kurban Bayramı gibi ikisi dini bayramlarımız ve de şimdi de Milli Bayramlarımızı gündemimize alıp başta okullarımızı donatmaya hazırlanıyoruz.
İşte 23 Nisan Çocuk Bayramı, işte 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, işte 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız.
Hepimiz bu Milli Bayramlarımızda Ay-Yıldızlı Bayrağımızın altında toplanıp var gücümüzle İstiklal Marşımızı söylerken nasıl duygular içinde oluyoruz değil mi?
Bu milli bayramların yanı sıra 2 dünya savaşı ve Ülkemizin kurtuluşu İstiklal Savaşımızı da önemli bir not olarak ekliyorum. Dolayısı ile şehirlerimizin kurtuluş günlerinde yaşadığımız heyecanı da bu günlerimizde yaşamamızı sanırım sizleri de çok duygulandırmıştır.
Değerli okurlarım, işte bu duyguları bize yaşatan Yüce Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmet ve şükranla ebediyete kadar anacağız.
Haftaya tekrar bu sütunumda buluşma dileklerimle saygılarımı sunuyorum.