Sonbaharın başı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy İzmir'e turizm toplantısı için gelir.

Adnan Menderes Havaalanı'nda devlet erkanı ve AKP yetkililerinin yanında AKP'nin İzmir milletvekilleri de vardır.

Bakanı karşılayanlar arasında bulunan AKP'nin sarışın vekili elindeki çiçek ile Bakan Aksoy'a İzmir'e hoşgeldiniz mesajı vermek ister.

Karşısında çiçekli vekili gören bakan duraklar...

***

Kısa bir sessizlik olur.

Sessizliği bozan Bakan Mehmet Ersoy'un sesi olur.

Sarışın vekilden çiçeği alan Ersoy, “Turizmcilerin yurt dışında yaşadıkları sorunları aktarmak için üyesi bulunduğunuz komisyondan randevu almıştık. Ziyarete geldiğimizde bizi üç saat bekletmiştiniz. Şimdi bakıyorum çiçekle karşılıyorsunuz” der.

Havaalanında buz gibi bir hava eser.

Siyaset bu, ben anlatanın yalancısıyım...

***

Aradan aylar geçer.

Sarışın vekilimiz Karabağlar Kaymakamı'nı yanına alarak oda oda, kapı kapı dolaşır.

Devletin bütün imkanları seferber edilir.

Kömürse kömür, makarna ise makarna.

Yetmezse, adamları aracılığı ile belediyede iş.

Hedef büyüktür.

***

Sarışın vekil Mardin Eski Milletvekilidir.

Kaymakam Mehmet Sadık Tunç da.

Karabağlar'ın nüfus yapısında da Mardinli çoktur.

Siyaseti de bunun üzerinden şekillendirmeye kalkarlar.

Herkes “oldu bu iş derken” beklenen olmaz.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Karabağlar Belediye Başkan Adayı olarak Bilal Doğan'ı açıklar.

***

Bu karar bekleniyor muydu?

Kimilerine göre evet.

Çünkü Mardinlilik üzerinden yapılan politika ters tepmişti

Hatta Mardinlileri bölmüştü.

Durum Ankara'ya aktarılınca da son anda aday değiştirilmişti.

***

Bilal Doğan Anavatan Partisi'nden bu yana aktif olarak siyasetin içinden biri.

Daha önce başka adaylıkları da oldu

İzmir'de bilinen, tanınan isim ve koşturmayı da sever.

Karabağlar'dan aday gösterilmesi işi zorlaştırdı mı?

Görünene göre evet.

Karşısında sadece CHP değil, bir de aylardır Karabağlar'ı dizayn etmeye çalışan AKP'li bir grup var.

Zoru başarabilir mi hep birlikte göreceğiz...

***

Kaymakamlık görevinden istifa ederek aday adayı olan Mehmet Sadık Tunç, yaptığı açıklamada karara saygı duyduğunu ifade ederek şöyle demiş:

“Bir iki görüşme yaptıktan sonra mesleğime geri döneceğim. Ne yapayım?”

Yani yeniden kaymakam ya da vali yardımcısı olacak.

Belki de vali.

Sonra sorumlu olduğu ilçe/ilde bütün vatandaşları kucaklayacak.

Kimin adına?

Türkiye Cumhuriyeti'nin adına.

Parti devleti dediğimiz de bu değil mi?