Hiç unutmam, 2002’de Batman’daki şampiyonluğun ardından takımla birlikte İzmir’e dönmüştük.

Herkesten önce uçaktan inip terminale girdiğimde taraftarlar “Er-kut Şa-hin” diye inletmişti Adnan Menderes Havalimanı’nı.

O yıllarda dev bir camia olmasına rağmen herkes birbirini tanırdı. Belki de asırlık kulübün ‘Büyük’lüğü de buradan geliyordu.

Oysa önceki gece kongre salonuna girdiğimde sağa sola baktım, 3-5 kişi dışında tanıdık sima göremedim.

****

Dile kolay bir takvim yılında dördüncü genel kurulu yaptı, Büyük Altay pazartesi akşamı.

Hepi topu 674 üyesi kalan, onlardan aidatını ödeyen 200 üyeden sadece 94’ü vardı genel kurulda.

Çaresizliğin buram buram hissedildiği salonda 1 saat 23 dakikalık toplantı zaten seçim maddesine gelince tıkandı.

Kürsüde duygusal bir konuşma yapan namıdiğer Amigo Murat (Polatkıran), belki de en can alıcı tespitte bulundu.

Polatkıran’ın da dediği gibi, bugün Gaziemir tesislerine Altay’ın efsane file bekçisi Tanzer Sencer gitse, tanıyan belki bir iki kişi çıkar o kadar.

Yani gerçekten de ‘Altay artık hafızasını yitirdi.’

Dilim varmıyor ama hafızasını yitiren toplumlar maalesef yok olmaya mahkumdur.

****

Genel kurul ile ilgili olarak bilgi anlamından çok da fazla bir şeyler yazmaya gerek var mı bilmiyorum.

Ancak şunlara değinmekte yarar var;

Buruk bir sevinçle tamamlanan sezonun ardından, yönetimin kulüpte alacakları kangren haline dönüşmüş yabancılardan birkaçı ile sorunu giderdiğini, birkaçı ile de anlaşmayı belli bir vadeye oturttuğunu öğrendik.

Bunların dışında iki futbolcu pek de anlaşma zeminine yaklaşmazken, bu oyuncuların Demokles’in Kılıcı gibi, kulübün üzerinde sallandıklarını anladık.

Yani geçtiğimiz sezon -64 puan cezadan ‘yırtan’ Altay, bu sezon aynı; hatta belki de daha büyük bir tehlikeyi daha şimdiden iliklerine kadar hissediyor.

Üstelik yönetimin çabasına, yapılan ödemelere rağmen gördük ki, kulübün borcu halen 20 milyon Euro, Türk parası ile 1 milyar liranın üzerinde.

****

Galatarasay’ın, Fenerbahçe’nin önünüzdeki ay başlayacak transferde belki de sadece 1 futbolcuya ödeyeceği bu paranın, İzmir’in 112 yıllık kulübü için korkunç bir rakam olduğu ne kadar büyük bir paradoks değil mi?

Seçim maddesine geldiğinden durdurulan genel kurulun tamamlanması için son gün 26 Haziran.

Ancak anlaşılan o ki, yönetim Kurban Bayramı öncesi olumla ya da olumsuz bu işi noktalamakta kararlı.

Sizin anlayacağınız 15 gün içinde Altay’ın ‘Bayram’ mi yapacağı yoksa, “Kurban’ mı olacağını hep birlikte göreceğiz.

Ben kongrede ortaya konan bütün iyi niyetli çabalara rağmen çok ümitli olamıyorum.

Bunun en büyük nedeni ortaya somut bir fikir ya da öneri konamaması.

Diğer yandan; eğer kurtuluş için umudunu ‘kayyum’a bağlayanlar varsa, kazın ayağı öyle değil bilesiniz.