Bir ülkede sağlıklı bir toplum ve demokrasiyi inşa etmek, “Demokrasinin Kültür Değerlerini” doğru ve tutarlı biçimde dizayn etmekten geçer. Demokrasi, “polis” (kent) yönetimi düzeyinden, sanayi toplumu ile “ulus ve toplum yönetimine” genişledi. Günümüz bilgi toplumunda da “katılımcı ve organize toplumun çok boyutlu yönetimine” dönüştü. Ancak “sistem olarak demokrasi” bir boşlukta değil, diğer toplumsal alt sistemlerin ortak etkileşim alanında birlikte şekillenen bir sistemdir. “Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı” (TOPSES Yaklaşımı) adını verdiğim analiz paradigmamda Toplumsal Bütünü 5 alt sisteme ayırarak konuyu inceliyorum. Bunlar merkezinde insan ve insan temelli örgütlenmelerin bulunduğu; sosyal, politik, ekonomik, teknolojik ve kültürel alanlardır. Bu alt sistemler hem kendi içinde hem kendi aralarında karşılıklı ve dinamik etkileşim ve işleyiş ilişkisi gösterirler. Ancak etkin çalışma ve işlerlik kazanması için toplumda, belli “temel yöntem” ve “temel değerlerin” geçerlilik kazanması gerekir.
Tüm alt sistemlerin insanla ilgili olması nedeniyle, bütüncül sistemin merkezine canlı bir varlık olan insan yer alır. İnsanın varlığı, var oluşu ve bu varoluşun sürdürülebilirliği için kendini “güvenlik içinde hissetmesi” gerekir. Bu nedenle, “herkes için güvenlik”, insani varoluşunun temel yöntemidir. İnsanlar ancak bu güvenli varoluş süreci içinde, toplumda kendini, kabullendirmeye, kanıtlamaya ve başarıya yönelir. Bu nedenle varlığı sürdürülme güvenliğini “yöntem” olarak belirleyen insan topluluklarında, insanın kendini sosyal açıdan değerli görmesi insanı “başarı değerine” yönlendirir. Bu nedenle “güvenlik ve başarı değerlerine” insani boyutta iki temel değer olarak yerleşiklik ve geçerlilik kazandırmak zorunlu ön koşuldur.
****
Sosyal alan ve sistem içinde insanlar, diğer insanlarla karşılıklı ilişki içinde bulunurlar. Tekil insan olmanın ötesinde diğer insanlarla karşılıklı ilişki ve etkileşim içine girer. Bu ilişkinin etkin ve sağlıklı işleyiş yöntemi “uzlaşmadır.” Uzlaşan insanlar, aralarındaki kavgayı önleyerek, “barışa “hizmet eder. Bu nedene “uzlaşma ve barış” sosyal sistemin iki temel değer sistemidir.
Politik alanın ve sistemin konusu, insan topluluğu içindeki yöneten ve yönetilen ilişkisini konu alır. Burada şimdiye dek bulunan, en etkin ve sağlıklı işleyiş yöntemi, herkesin belli ilkelere ve kurallara bağlı olarak, yönetime katılımını sağlayan yöntem, demokrasidir. Yöntem olarak demokrasi insanların özgürlük içinde katılım ve etkinliğini sağlamakla onun “özgürlüğüne” hizmet eder. Bu nedenle “demokrasi ve özgürlük“ politik sistemin iki temel değeridir.
Ekonomik sistem, toplumda var olan temel kaynakların, insan ihtiyaçlarını karşılama yönünde, “akılcı, verimli ve etkin” biçimde üretim, dağıtımı ve tüketim yöntemlerini kullanması sayesinde toplumsal refahın artışını sağlar. Böylece ekonomik sistem, kaynakların “etkin ve verimli” kullanımı durumunda “toplumun refah” değerinin artışına hizmet eder. Bu nedenle “kaynakların etkin ve verimli kullanımı” ile “sosyal refah artışı” ekonomik sistemin iki temel değer sistemidir.
****
Kültürel sistem, geçmişin mirası olarak, toplumun farklı kesimlerinin korumak istediği değer, norm ve davranış kalıplarından oluşur. Bu farklılıklara saygı duymak “hoşgörü gösterme” yöntemi ile sağlanır. Farklılıklara hoşgörü göstermek, “toplumsal eşitlik ve adalet değerlerine” geçerlilik kazandırır. Bu nedenle hoşgörü yöntemi sayesinde “eşit ve adil davranmak”, toplumsal “eşitlik ve adalet” değerinin yerleşmesine hizmet eder. Bu nedenle “hoşgörü yöntemi” ile “adalet-eşitlik” değerleri kültürel birlikteliğin temel değer yargılarıdır.
Teknolojik Sistem, topumun uygarlık düzeyini belirler. Toplumda geçerli “bilim ve bilgelik” düzeyi, “teknolojik yenilik” üretme düzeyini belirler. Bu nedenle toplumda geçerli bilimsel paradigma ve düşün sistemi, yeniliklerle toplumun uygarlık düzeyini belirlerken, “bilimsellik ve yenilikçilik” teknolojik alanın iki temel değer sistemi olarak yerleşik duruma geçer.
Toplumsal bütünün alt sistemlerinin her birinde değinilen tüm yöntem ve değer eşleşmeleri karşılıklı etkileşim ilişkisinde birbirini besleyerek toplumun gelişmişlik ve uygarlık düzeyini birlikte yukarı doğru taşıyabilir. Ancak alt sistemler içinde şekillenen değerlerin değişim hızı ve yönü birbirinden farklıdır. Teknoloji hızlı değişirken, kültürel alan yavaş tepki verir. Teknolojik değişime önce ekonomik sistem, arkadan politik ve sosyolojik sistem değerleri bunu izler.
****
Değinilen temel değer sistemlerindeki değişim her zaman ve hep aynı yönde ve olumlu olarak eşleşmez. Aksine karşıt ve olumsuz değer sistemleri de devreye girebilir. Örneğin, bilim yerine cehalet; yenilik yerine geçmişe yönelim; verimlilik ve refah artışı yerine, ekonomik kriz ve yoksullaşma; demokrasi ve özgürlük yerine otokrasi ve özgürlüklerde kısıtlama; uzlaşma-barış yerine çatışma-kutuplaşma; hoşgörü yerine bağnazlık; haksızlık-adaletsizlik; kayırmacılık- yandaşlık şeklinde, kısmen veya çoğu aynı yönde birlikte devreye giren çeşitlenme yaşanabilir.
Sonuçta politik sistemin yürütücüsü olan iktidarların ana görevi, değinilen olumlu değerler kombinasyonunu tercih ederek ona işlerlik kazandırmaktır. Olumsuz değerlerin varlığı, hele de iktidarlarca kullanımı, toplumsal kaos, toplumsal kutuplaşma ve zıtlaşma içinde kaynakların ve toplumsal potansiyellerin boşa harcanmasına nedeni ile toplumsal gerileme ve çürümeye hizmet eder. Yapılan tercihler, zamanın ve dönemin ruhunu yansıtır.