25 gündür süren savaştan insanlık, sanırım çok şey öğrendi ve yeni dersler de çıkarması gerekiyor. Orta Doğu gibi uygarlığın doğumundan, sonrasındaki çok sayıdaki imparatorluğa sahne olmuş ve bugün hala en stratejik ürünlerden olan petrol zengini bölgede olup biten her şey tüm küreyi ateşe atabilecek riskler taşıyor. Hele de bölgede ABD ve İsrail gibi, sorumsuzca davranışlarla bölgeyi ateşe atan ülkelerin keyfi at oynatması yaşanıyorsa. Kendini Dünya Süper gücü olarak gören bir ülkenin başına Trump gibi hesaplanamaz liderin gelmesi bölgeyi her an bir ateş çemberinin içine çekiyor. Öncesinde her iki Biden döneminde de sahte belgelerle Irak petrollerine el koyup, ülkeyi kavgalı üç bölgeye ayırıp; Irak’ı keyfince sömürdüler. Ayrıca Afganistan’ı ateşe atıp, yaşanamaz duruma sokup, çekip gittiler. Obama, babasının çiftliği sanıp Orta Doğuda harita değiştirmeye kalkınca, tüm bölgede sınırsız tahribat, acı ve göç sorunu yaşandı. Kuzey Afrika’dan Suriye’ye kadar insanlara hayat zehir oldu. Libya petrollerine el kondu ve ülke çatışma ortamına sürüklendi. Trump, İsrail’in yönetimini ele geçirmiş, cahil ve canavar ruhlu bir despotun ağına düşüp İran’a saldırma gafletine düştü. Vaka kendisi de her an değişen keyfi ve despotik kararlarla, vahşi güç gösterisinden zevk alıyor. Maduro’yu paketlemekle gövde gösterisi yaptı. Ukrayna’nın nadir elementlerine el koyduğu gibi, fırsat bulsa, Grönland’a, Küba’ya el koyup; İran’ın zenginliklerini yutacak. Ancak, yönetim sistemi çağdışı bile olsa İran, “vatan Savunması” yaparak, ABD/İsrail’in canavarca saldırılarına direndi ve Dünya kamuoyu nezdinde prestij kazandı.
****
Kamuoyu nezdinde bu son savaşın asıl kaybedeni ABD ve İsrail oldu. İsrail önüne geçilmez saldırganlığı ile Orta Doğu’nun çıban başı olmaya devam ediyor. Filistin’i haritadan silmek istiyor. Suriye’nin bir kısım topraklarına el koydu. Ürdün ve Lübnan üzerinde dayanılmaz baskılar kuruyor. Suriye’deki yeni oluşumdan sonra İran’ın, İsrail için tehdit oluşturması önemli ölçüde sınırlandı. “Vaad edilmiş” topraklar sevdasından vaz geçerek bölgede barış araması, aklın, mantığın ve uluslararası hukukun gereği iken, İsrail ortalığı savaş alanına çevirmekten zevk alıyor. Bölgedeki Kürt nüfus üzerinden yeni etkinlik alanları yaratma sevdasına kapılıyor. Ancak unutulmasın ki İsrail’in bu gücü ve saldırgan tavrı, ABD’nin ve Trump’ın sınırsız desteğinden kaynaklanıyor. Kendi haline kalan bir İsrail’de, akıl, mantık ve uluslararası hukuk ilkeleri peşinden gidecek basiretli yöneticilerle bölge içi çatışma yerine, bölge barışına değer veren yeni yöneticiler de çıkaracaktır.
****
Trump, her an birbirini yalanlayan yapay algı yönetim arayışlarıyla, inandırıcılığını Dünya kamuoyu nezdinde kaybetti. Trump’ın akıl dışı mağrur tavrı bu savaşta iflas etti. Ne var ki Trump, bir yandan Hark adasına çıkarma arayışı için gerekli donanım ve deniz komandosunu hazır edip baskı kurmaya çalışırken; diğer yandan petrol fiyatlarındaki hızlı yükselişin ABD iç kamuoyu ve Dünya kamuoyu üzerindeki güçlü baskısına yenik düştü. Bu nedenle barış arayışına girişmiş bulunuyor.
Her ne kadar Trump cephesi 15 noktada anlaştık açıklaması yapsa da barış görüşmeleri pürüzsüz yürümeyecektir. Yaşanan savaşın tetikleyeni İsrail ve ABD oldu. Tazminat sorunu gündeme gelecektir. Muhtemeldir ki Trump, kaynak yaratmak için, koruyucusu geçindiği Arap Şeyhlerinden destek arayacaktır. Onlar da, muhtemel “Barış Anlaşması“ sayesinde kurtardıkları petrol ve tatlı su tesisleri için bu cömert davranışı göstertmekten geri kalmayacaklardır.
Yaşanan savaş, nükleer silahların kullanımını gündeme getirdi. Bu olgu uygarlığımızın, insanlığın, çağdaşlığın, uluslararası hukuk, adalet, barış ve demokrasinin nedenli önemli ve bir o kadar da pamuk ipliğine bağlı olduğunu bize gösterdi. Bu değerlerin savunulması ve korunması gerekir. Bunu ancak basiretli yöneticiler yapabilirler. Basiretli yöneticiler, beyin sapı ve memeli beynin saldır-kaç komutu ile davranmak yerine; neo-korteksin bilinçli tercih ve davranışlarını kullanırlar.