Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğrenciydim. Devam zorunluluğu olmadığı için ikinci sınıftan itibaren çalışmaya başlamıştım. Anadolu’ya toptan yedek parça satan bir firmada çalışıyordum. Ağırlıklı olarak kamyon parçaları satıyorduk.
O dönem kendi alanında bir numara olan bir şirket vardı: Temel Conta...
Türkiye’nin en önemli üreticilerinden biriydi. “Conta nedir?” bilmeyen olabilir... Arabaların motorundan birçok aksamına kadar parçaları birbirine bağlayan, sızdırmazlığı sağlayan elastiki bir malzeme. Küçük görünür ama hayati önemdedir.
***
Yıllar geçti... Ben gazeteciliğe başladım. Bu süreçte Temel Conta’nın büyümesine de tanıklık ettim. Fabrika sayıları arttı, dünya çapında bir firmaya dönüştü. İhracatta hep üst sıralarda yer aldı. Türkiye’ye ciddi döviz girdisi sağladı.
Buraya kadar her şey güzel... Hatta gurur verici...
Ama bugün durum başka... Temel Conta’da sendikalı işçiler tam 520 gündür grevde... Bu insanlar böylesine zor şartlara rağmen direnmeyi seçmiş. Demek ki ortada ciddi bir sorun var... Yandaş medya bu tür konulara pek ilgi göstermediği için mesele çok gündem olmadı. Ama ortada yaklaşık bir buçuk yıldır süren bir grev var.
En sonunda Ana Muhalefet Partisi CHP dayanamamış işçileri ziyaret etmiş. Biraz gecikmeli olsa bile iyi bir gelişme.
***
Tek taraflı yorumlamak istemem ama burada ciddi bir tuhaflık var... Dünya çapında bir şirket umursamıyor. Devlet görmezden geliyor.
Grevdeki işçiler ne istiyor? Yıllarca alın teri döktükleri işyerinde sendikalı, güvenceli ve insan onuruna yakışır çalışma koşulları... Hepsi bu. Bunu sağlamak gerçekten bu kadar zor mu?
Elbette işverenin de kendince bir duruşu olabilir. Haksız ya da aşırı taleplere karşı çıkması anlaşılır bir durumdur. Ama insan şunu sormadan edemiyor: Orta yolu bulmak gerçekten bu kadar mı imkânsız?
Asıl kırılma da burada başlıyor zaten. Eskiden işçi üretimin temel unsuru olarak görülürdü. Şimdi birçok yerde sadece maliyet hesabının bir satırı gibi görülüyor.
Emek... Alın teri... İnsan hayatı... Sermaye için artık çoğu zaman sadece rakamdan ibaret. Hatta bazılarının gözünde küsurat... Asıl mesele de bu...