Vatandaşın biri, yerde bulduğu yirmi liranın kendisini nasıl perişan ettiğini kaleme almış.
İbretlik hikaye...
Anlatıma göre, yolda giderken önünde yürüyen birinden yirmi lira düşmüş. Bu tür durumlarda “paran düştü” diye uyaran adam bu sefer şeytana uyup, parayı yerden alıp cebine atmış.
İşte macera da bundan sonra başlamış.
***
Adam evde durumu hanımına anlatmış.
O da “madem beleş para, on lira daha kat da sinemaya gidelim” demiş.
Hafta sonunda sinemaya gitmeye böylece karar vermişler.
Daha sonra hanımı demiş ki “sen şimdi söz verirsin sonra cayarsın. İnternetten biletleri al da garanti olsun.”
İnternet üzerinden aldığı bilerler 39 lira tutmuş.
***
Tamirat ustası olarak çalışan adama tam da sinemaya gideceği gün önemli bir müşterisi “Bugün benim villaya gel, seninle biraz işimiz var” demiş.
Adam, “Pazar olmaz mı ?” demiş, müşterisi “olmaz” demiş.
Sinema biletini Cumartesiye aldığı için doğal olarak 1-2 bin liralık işi kaçırmış.
Bu kez sinema saati yaklaştığında evin kapısı çalınmış.
Açmışlar ki, kayın babası ile kayın validesi gelmiş.
Kapıyı açan hanımı, anne ve babasına “biz sinemaya gidiyoruz, siz de gelin” demiş.
Kabul ettikleri için adamın cebinden bir 39 lira daha çıkmış.
Kaynanası toplu taşımadan hoşlanmadığı için mecburen 30 lira verip taksiyle sinemaya gitmişler.
Bütün bunlar yetmemiş...
Hanımı ve annesi filmden önce 20 liralık da mısır patlağı almışlar...
Yetmemiş, içecek de alıp filmi seyretmişler.
***
Ama yolda bulduğu yirmi lirayı sahibine vermek yerine cebine atan adamın daha cezası bitmemiş. Tam sinemadan çıkmışlar ki, eski sevgilerinden biriyle karşılaşmış.
Eşinin yanında eski sevgilisine kötü davranan adam neye uğradığını şaşırmış.
Çünkü kadının yanında erkek arkadaşı varmış.
Kadının erkek arkadaşı adama aniden kafa atmış.
Bunu gören kayın babası, “nasılsa biz iki erkeğiz, tek başına bize bir şey yapamaz” diye adama dalmış.
Ama hesap hatası yapmış, çünkü adam arkadaş grubuyla geziyormuş.
Doğal olarak hem adamı hem de tamirciyi fena benzetmişler.
***
Gece karakolda noktalanmış.
Yüklü bir kefaletle serbest kalmışlar.
Yerde bulduğu parayla sinemaya gitmek isteyen adam, kırılan burnu için estetik ameliyat olmak zorunda kalmış. Kolu kırılan kayın babası ve arbedede düşüp kalçasını kıran kaynanasının da hastane masraflarını ödemiş.
Karısının hala küs olması da cabası...
***
Yerde bulduğu 20 lirayı sahibine vermek yerine cebine atan, onunla da sinemaya gitmeye kalkan tamirci adam, yaşadığı onca olayı bir arkadaşına anlatmış.
Arkadaşı da hem üzülmüş, hem de gülmüş.
Bir gün dükkanının önünden geçen tamirci adamı izlemeye başlamış.
Yolda giden birisi, tamircinin önünde simit parasının üstünü düşürmüş.
Tamirci adam, bozukluk diye umursamamış, yerden almaya yeltenmemiş bile.
“Kendini düşünmüyorsan bu parayı bulacakları düşün, milletin başını belaya sokma, al şu parayı yerden” diye başına gelenleri düşünmüş.
Yere düşen paralardan korkusu o derece büyük hale gelmiş yani...
***
Kıssadan hisse:
Emekle kazanılmamış her para bela getirir.
Hem de büyük bela.
Başınıza bunca belanın gelmesini istemiyorsanız.
Emeğinizin karşılığı olmayan paraya el uzatmayın...