Türkiye’nin seçimi

İstanbul seçimi Türkiye’nin seçimi olacak.

31 Mart öncesi Ekrem İmamoğlu'nun seçim otobüsüne yanaşan Berkay adlı genç “Ekrem Abi, her şey çok güzel olacak” demişti. İmamoğlu’na. Slogan tuttu. Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran’da yapılacak seçimleri de kazanacağını söyledi:

“Orada bir avuç insanın vermiş olduğu hukuk dışı bir kararla 16 milyon insanın vermiş olduğu bir kararı kıyaslamak mümkün değil. Çünkü hukuk dışı. O bakımdan  kampanya süresince her alana seçilmiş başkan olarak gideceğim.” 

Yasada sandık kurulu başkanı ve memur üyeler belirlenirken yeterli derecede kamu görevlisi bulunamaması durumunda kamu görevlisi olmayanlara da görevlendirme yapılabildiği hükmüne karşın seçim iptal edildi. Bu karar büyük tepki aldı.

Bu arada barolar, demokrasi nöbetine başladı.

Hukuktaki sınıfta kalışımız bir kez daha belgelendi. Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde 126 ülke arasında 109'uncu sırada yer aldık.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, kararın sadece Ekrem İmamoğlu’nu değil, 82 milyon yurttaşı mağdur ettiğini söyledi: “Seçimlerden 36 gün sonra bir hukuk cinayeti işlendi. Demokrasi tarihine kara bir gün olarak geçti.”

Cumhuriyet Gazetesi’nden Emre Kongar, kararı Anayasa’ya karşı işlenmiş bir cinayet olarak nitelendirdi.

**

İstanbul seçiminin iptal edilmesi bütün dünyada da eleştirildi.

ABD, YSK‘nın seçim sonuçlarını onayladıktan sonra yeniden seçim kararı verdiğini, Türkiye'nin diğer dostları gibi, bu sıradışı kararı not ettiklerini belirtti Beyaz Saray.

İtalyan basını da YSK kararını yorumladı: “Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'u kazanan her şeyi kazanır demişti. Muhalefet az farkla da olsa çeyrek asırdan sonra Türkiye'nin ekonomik başkentini fethetmeyi başardı.”

İngiliz Financial Times’da da YSK kararının ülkede siyasi kargaşa olasılığını artırdığı, ekonomide bir dizi riski beraberinde getirdiği anlatıldı.

Karara tepkiler Almanya’da sürüyor. Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier: "Türkiye'nin geleceğine ve demokratik değerlere büyük değer veren biri olarak seçimlerin tekrarı kararından ciddi endişe duyuyorum, YSK'nın seçimlerin geçersiz sayılmasını gerektirecek ikna edici bir gerekçe ortaya koyamadı.”

Almanya’da yayınlanan gazeteler de cumhurbaşkanının, partisi seçimlerde istediği sonucu alamayınca demokrasinin temel prensiplerini devre dışı bıraktığı ve seçimi bir kez daha kaybetmemek için her şeyin yapılacağı belirtildi.

“Adalet Nerede” demiştik geçen hafta. Bu hafta da “Her Şey Güzel Olacak” sloganı ile yazıya noktayı koydum.

Haftaya yeniden buluşmak üzere hoşça kalın dostlar.

YORUM EKLE