Nefret dolu bir suikastle sarsıldık. Bu nefret Türkiye'ye duyulan bir nefret. Hedef yalnızca söylendiği gibi Türk-Rus ilişkileri değil. Hedef Türkiye.

Hedefleyen uluslararası terörizm. İster PKK olsun,ister IŞİD, isterse FETÖ. Amaçları aynı. Aynı merkezlerden yönetiliyorlar. Amaç; bir iç savaş sonrası parçalanmış Türkiye.

Uluslararası terörizmin kullandığı her türlü yöntemi kullanıyorlar. Canlı bombalar, bomba yüklü araçlar, suikastler ve körüklenen mezhep çatışmaları.

Tabii buralara gelirken basiretsiz iktidarın her türlü zaafından ve hatalarından yararlandılar. Açılım süreci denen rezalette PKK'ya her türlü olanak sağlanmadı mı? Bu hain örgüt bu dönemde palazlanmadı mı?

Hürriyet Muhabiri Tolga Tanış, ISİD'in bomba yapımında kullanılan potasyum nitratı, Türkiye'den sağladığını iddia ediyor. İddiada, bu dinci örgütün petrolünü de Türkiye üzerinden sattığı var. Buna ne diyeceksiniz?

FETÖ'ye gelince, onlar zaten yıllarca ordu malı silah kullandılar. Bizzat AKP tarafından beslenip büyütüldüler.

Gelelim önceki günkü iğrenç suikaste;

Rus Büyükelçi Andrey Karlov, Türk-Rus ilişkilerinin gelişmesinde oldukça önemli rol oynayan bir kişi. Rus uçağının düşürülmesinden sonra doğan krizin giderilmesinde de çok büyük katkıları olduğu biliniyor. Son dönemlerde Halep konusunda Türk ve Rus yetkililer arasında yaşanan yoğun diplomasi trafiği de göz önüne alındığında suikastın öyle sıradan bir suikast olmadığı anlaşılıyor.

Gerçi soruşturmalar yoğun bir şekilde devam ediyor ama ilk bulgular suikastta korkunç bir devlet zaafının bulunduğunu ortaya koyuyor.

Öncelikle suikastçının kimliği; Polis kolejine sınav sorularının çalındığı bir dönemde girdiği biliniyor. 15 Temmuz'dan sonra soruşturma geçirdiği iddiaları var. Böyle bir kişi silah belinde, Rus Büyükelçisi'nin bulunduğu bir ortama elini kolunu sallayarak giriyor. Bank Asya'ya kira yatıranı tutuklayacaksın, “Ben FETÖ'cüyüm” diye bas bas bağıranı polis üniformasıyla dolaştıracaksın.

Terörün kol gezdiği bir ülkede böylesine önemli bir ülkenin Büyükelçisi'ne yakın veya uzak koruma vermeyeceksin.

20 kişinin yaptığı protesto gösterisine 1500 sivil ve resmi polis göndereceksin, Büyükelçi'nin katıldığı bu toplantıda iki sivil polisi görevlendirmeyeceksin.

Gelen ilk bilgilerde eylemin başladığı saatle, Büyükelçi'nin hastaneye getirildiği saat arasında yaklaşık 50 dakika olduğu iddia ediliyor. Bu süre nasıl geçti. Yüzlerce polis, bir suikastçıyı 10 dakikada indiremedi mi?

İstihbarat zafiyetine hiç girmiyorum. Neresinden baksanız elinizde kalıyor.

Rusya'nın olay sonrası duruşundan, suikastı ilişkiler açısından bir sorun haline getirmeyeceği anlaşılıyor. Bu menfur olayın teselli edici yanı bu kadar. Suikastı planlayanların ve kuklaları oynatanların ortaya çıkarılması asıl tesellimiz olabilir.