Göztepe’nin kuruluşunda ve büyüyüp efsaneleşmesinde hiç kuşkusuz Filibeli ailesinin katkısı çok büyüktür. Mustafa Rahmi Filibeli, Göztepe Zaferspor adında bir kulüp kurulması fikrini ilk ortaya atan ve semtin ileri gelenlerini toplayıp eyleme geçen (14 Haziran 1925) sonra da Altay’dan koparak gelen ‘İsyankar’ Göztepelilere kucak açan ve onlara maddi manevi destek veren bir isimdi. Oğlu Süleyman Şevket Filibeli de tıpkı babası gibi Göztepe’nin büyüyüp efsaneleşmesinde büyük rol oynadı. Un işiyle uğraşan Rahmi Filibeli işini daha da büyüttü ve Braggiotti Un Fabrikası ile kırıcılığa başladı. Braggiotti, Rahmi Filibeli’ye ortaklık teklifinin ardından hastalanıp çalışamaz duruma gelince işi Filibeli devraldı. Bu arada Rahmi’nin Şevket, Nazmi’nin Süleyman, Hakkı’nın da Hüseyin adında birer oğulları oldu. İş dünyasında basamakları birer üçer tırmanan Rahmi Filibeli babası Hacı Süleyman Efendi’nin çizdiği yolda yoluna devam edip ülkesi, kenti ve semti için çalışmalarını arttırdı. Rahmi Bey tam bir İzmir ve Güzelyalı aşığıydı. Ayrıca futbola da çok meraklıydı. Süvari ailesiyle de yakın dosttu. Oğlu Şevket Filibeli’nin de en çok sevdiği arkadaşı

Sabahattin Süvari’ydi. İzmir’deki Saint Joseph’ten sonra İstanbul’daki Robert Koleji’ni de birlikte okudular. Filibeli ile Süvari aileleri birbirleriyle yakinen görüşürlerdi. Göztepe Efsane Takımı’nın başkanı olan Sabahattin Süvari, Filibeli Ailesi tarafından o kadar çok sevilirdi ki Filibelilerin manevi evladı gibiydi. Rahmi Filibeli, Ticaret Odası ve Ticaret Borsası ile Yapı Kredi Bankası’nın da kurucu üyelerindendi. O da babası Hacı Süleyman gibi oğlunu yetiştirdi. Şevket Filibeli de

işlerin iyice büyümesinde önemli rol oynadı. Unculuk işini iyice geliştiren ve bunun için çeşitli fabrikaları satın alan aile her geçen gün büyüyor, istihdam sağlıyor, Türk ekonomisi de bundan nasibini alıyordu.. Adana’da un ve kepek fabrikası, Bayraklı’da AltınbaşakFabrikası ve iki değirmen, şimdiki Yaşar Üniversitesi alanında iki depo, dört adet değirmen (İngilizlerden kalma) alındı. Aile sonraları hepsi birlikte 8 değirmen ile Balkanların en büyük değirmen sistemine sahip oldu. Ayrıca askeriyenin de ununu Filibeli Ailesi veriyordu. Rahmi Bey aynı zamanda kültürel ve sosyal yönden de İzmir’in ve yaşadığı semtin gelişmesini çok istiyordu. Filibeli 1925 yılında Göztepe Spor Kulübü’nün kurulması için öncülük eden ilk isimdi. O semtin ileri gelenleri ile 14 Haziran 1925’te İskele Gazinosu’nda bir araya gelip ışığı yakan ilk isim oldu. Toplantıya Yusuf Ziya Selamioğlu, Mehmet Emin Bey, Mithat Bey, Naci Elbirlik, Ahmet Serimoğlu, Nüzhet Bandak, Muammer Akar, Aziz Bey, Alattin Bey ve Adil Burgaz ile bir araya gelip kuruluş çalışmalarını başlattı. Rahmi Bey’in oğlu Şevket Filibeli 1948-1951 yılları, yeğeni Süleyman Filibeli ise 1974-1975 yıllarında Göztepe’ye başkan oldu.

HEP GÖZTEPE'YE HİZMET ETTİLER

Rahmi Filibeli’nin torunu, Şevket Filibeli’nin kızı Devlet Filibeli, ailesinin Göztepe ve futbol sevgisi konusunda şunları söylüyor: “Dedem ve babam ömürleri boyunca Göztepe’ye hizmet ettiler. Maddi ve manevi her anlamda hep kulübün içinde ve yanında oldular. Göztepe bizim hayatımızın önemli bir parçasıydı. Dedem Rahmi Filibeli babamın (Şevket Filibeli) futbol oynamasına izin vermedi. Hatta Robert Koleji’nin vasıtasıyla Pittsburgh Üniversitesi’nden gelen kabulü bile bir an önce işlerin başına geçmesi için onaylamamış. Sonra babam Şevket Filibeli annem Afitap Fatma Hanım ile evlenmiş. Rahmi, Hacı Saibe Hanım ve ben (Devlet) doğmuşuz. Sadece ben hayatta kaldım.

filibeliler (1)

Dedem Rahmi Filibeli Sabahattin Süvari’nin kardeşi Adnan Süvari’nin de yurt dışında futbol eğitim almasını sağladı. Adnan Süvari yurt dışında antrenörlük eğitimi gören ilk futbol adamı oldu. Sabahattin (Süvari) ağabey futbol oynardı ama babam dedem tarafından hep engellenirdi. Dedem, Göztepe’ye hizmetin farklı yönlerinin olduğunu belirtip birilerinin futbolcu, diğerinin de yönetici olarak bunu yapabileceklerini söylerdi. Nitekim babam Şevket Filibeli 10 yıl başkanlık yaptığı Göztepe’de tarihi zaferlere imza attı ve tarihindeki ilk Türkiye lig şampiyonluğunu kazanan takımın başkanıydı. Şevket Bey babası Rahmi Filibeli gibi çok sert, disiplinli ve zeki ama sosyal yaşantısında da bir o kadar aktif ve faal birisiydi. Çok iyi bir borsacıydı. Şevket Filibeli, 1957-58 yıllarında Bayraklı Boya Fabrikası’nı ve Egebank’ın satın alınmasını gerçekleştirdi ve bunların hepsini Birleşik Sanayi Anonim Şirketi’nde topladı. 1950’den 1960’a kadar Göztepe’de faal olarak başkanlık yaptı. 1960’lı yıllarda da yıllarca İzmir Ticaret Odası Başkanlığı’nda bulundu. Robert

Koleji’nden sınıf arkadaşı olan Bülent Ecevit ona bakanlık teklif etti. Süleyman Demirel de Şevket Filibeli’nin yakın dostuydu. Batı Anadolu Çimento’nun kuruluşunda birlikte çalıştı. Yardımsever bir kişiliğe sahip olan Şevket Filibeli Ticaret Odası, Sanayi Odası ve Ticaret Borsası’nda uzun yıllar aktifti. İzmir Ticaret Odası’nda 10 yıldan fazla başkanlık yaptı. Binlerce kişi okuttu, bir çok aileye bakıyordu. Göztepe Spor Kulübü binası babası Rahmi Filibeli’nin üzerineydi. Göztepe Denizcilik Kulübü’ne hediye etti. Bunun bilinmesini istemedi. Bunu da ölümünden 10 yıl önce kızı Devlet Filibeli ile paylaştı. Zor günlerimizde kendisine ait değirmenleri satın almak isteyen çok kişi

oldu. Çok büyük paralar teklif ettiler. Hepsini tersledi, ‘İnsan hiç mazisini satar mı?’ dedi. Göztepe’yi de karşılıksız sevdi ve verdiği hiçbir şeyi geri almadı. Göztepe’nin fahri ve manevi ilk başkanı, Rahmi Filibeli ve oğlu efsane başkanlardan Şevket Filibeli Kokluca Mezarlığı’ndaki Aile Kabristanı’na gömüldüler. Kızı Devlet Filibeli dedesi ve babası için Göztepe Tarihi Kitabı’nda şu sözlerle Göztepe sevgisini özetledi: “Bizler tabii ki Göztepeliyiz. Kulüp kurulduğundan beri aynı yerde aynı topraklarda oturuyoruz. Binalar yıkılır ama sevgiler asla…”

1936 Olimpiyatları’nda

İzmirli bisikletçiler

bisiklet2 copy

Hitler Almanya’sının gölgesinde, Nazilerin her fırsatta yapmaya çalıştığı gövde gösterisi ile

ünlenen 1936 Berlin Olimpiyatları’nda, Türkiye oldukça sistemli bir şekilde hazırlanarak 2’si

kadın 60 sporcuyla katıldı ve ilk kez bir olimpiyatta Türk kadın sporcularla da yer almış oldu.

Başkanlığını Milli bisikletçi Cavit Cav’ın yaptığı beş kişilik olimpik milli bisiklet takımımız,

bugüne kadar sahip olduğumuz en iyi olimpiyat derecelerini elde etmişti.İzmirli lakabını alan

Orhan Suda (Eski Bisiklet Federasyonu Başkanı, Pakize Suda’nın babası) Kazım Bingen

(İzmirsporlu bisikletçi), Eyüp Yılmaz (Karşıyaka) Talat Tunçalp, ve Kirkor Cambazyan ile 100

kilometrelik parkurda yarıştılar. İlk 35 kilometresini ilk sırada geçen ve finişte grup sprinte kalan

Talat Tunçalp, yaşadığı teknik aksaklık nedeniyle etkili bir sprint atamamasına karşın yarışı 8.

olarak bitirmiş ve Türkiye rekorunu kırmıştı. Orhan Suda 18. Nazmi Bingen 22. Ve Cambazyan

29 olmuştu. 

Tarihteki ilk

Karşıyaka-Göztepe

maçını Göz-Göz kazandı

tarihteki ilk ksk maci copy

Ebedi dost, ezeli rakip Karşıyaka ile Göztepe arasında birinci takımlar ayarında ilk resmi maç 11 Mayıs 1928 tarihinde gerçekleşti. Spor Alemi Dergisi’nin 9. Yıl 21. sayısındaki bir haberde iki takımın ilk kez bir resmi maçta karşılaştığı beyan edilmiş ve bu egzersiz maçını Göztepe’nin 3-0 kazandığı bildirilmişti. Spor Alemi Dergisi’nde iki takımın ilk kez bir resmi maçta karşılaşması Osmanlıca yazan metinde şu şekilde aktarılıyor; “11 Mayıs 1928 gününün en mühim maçında Göztepe ve Karşıyaka birinci takımları arasında yapılmıştır. Göztepe takımı Talat ve Kenan beylerden, Karşıyaka takımı ise Vehbi ve Şerif beylerden mahrumdurlar. KSK uzun bir sikunet döneminden sonra ilk defa sahaya çıktıkları için ikişer oyuncu antrenmansızdı. Göztepeliler ise son zamanlardaki muntazam antrenmanları hasebiyle en form bir şekilde olduklarını bu egzersiz maçını 3-0 kazanarak gösterdiler. Göztepe’nin iki golünü Muzaffer Koral ve Necati Bey atmıştır. Karşıyaka ikinci partinin ilk 10 dakikası müstesna, tamamıyla karşı kalenin etrafında oynadılar. Sayısız fırsatlar kaçırıldı. Şanssızlıklar dolayısıyla dört defa muhakkak olacak vaziyette top direğe çarptı. Göztepe’de Seyfi Bey de Karşıyaka’nın gol yapmamasında önemli etkendi.” Göztepe Kulübü kurulma aşamasındadır ve ilk yıllarında hiç de kötü bir performans sergilemez. 1929’dan 1932’ye kadarki dönemlerde Göztepe’ye Fuat Göztepe, Reşat Selamioğlu, Halit Karabilgin gibi yıldızlar katılmıştı. Göztepe o dönemlerde hem güçlü, hem de renkli kadrosuyla Türk futbolunun ilgi

odağı olmaya başlamış ‘Efsane Takım’ olma yolunda önemli adımlar atmıştı…