Demir çelik tesisinde biyolojik kabin ürettiler

Dünya pandemi ile mücadeleye ederken Türkiye de salgının yarattığı sıkıntıları daha yoğun hissediyor. Bambaşka bir sürecin içine girdik. Üretim, sanayi dünyası şaşkın. Siparişler durdu, fabrikaların bir bölümü kapalı. Yaşadığı dünyaya, insanlığa duyarlı olanlar ise sürece katkı koymanın çabası içerisinde. Bunun bir örneği İzmir’de yaşanıyor.

Tekstil dünyasının tanınan iki ailesi, Ünlütürk ve Kızılgüneşler ortak oldukları Tor Demir Tesisleri’nde ticari gaye gütmeden virüse karşı biyolojik numune alma kabini üretti. Tekstil fabrikalarını yaklaşık üç hafta önce kapatan aileler, hafif raylı sistemlere metal mamul sağlayan tesislerinde Kore’de gerçekleştirilen biyolojik numune alma kabinlerinin benzerini üretmeye başladı. Farbe Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı ve İzmir Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, sağlık personelinin salgından yoğun etkilendiğini görünce Güney Kore örneğini incelediklerini anlattı. Gönderilen dizaynlara bakarak kabinlerin daha gelişmiş örneğini üretmişler. Damperli cam, hastaya negatif basınç, doktora pozitif basınç veren filitrasyon sistemi ile doktorla hastayı ayıran kabinlerde doktorlar biyolojik eldiven kullanarak numune alıyor.

Hastanelere bağışlandı

20 kabin ürettiklerini söyleyen Kızılgüneşler, 10 adedini hastanelere kendilerinin bağışladığını diğerlerini ise yine kurum, kuruluşlar ve işadamlarının satın alarak bağış yaptıklarını belirtiyor. Kabinlerin maliyeti 6 bin 750 TL. “Seri üretim olsa fiyat daha da düşer” diyen Emre Kızılgüneşler, haftada 50 adet kabin üretecek bir sistem kurduklarını vurguluyor. İlk olarak Bozyaka ve Yeşilyurt hastanelerine gönderilen ve İzmir’deki diğer hastanelere gönderilmeye başlanan kabinleri Batman, Konya, Kepez hastaneleri de talep etmiş. Ege İhracatçı Birlikleri, Öztüre Holding, Paşa Çiftliği ilk bağışçılardan. Bağışçı oldukça üretime devam edecekler. Yurtdışında benzer donanımda başka üretim olmayınca talepler gelmeye başlamış. O nedenle ihracatı da düşünüyorlar. Türkiye’de ticari kaygı gütmeyeceklerini ısrarla vurguluyor Kızılgüneşler. Bağışçı bulunduğu sürece maliyetine, ülkede talep eden tüm hastanelere göndermeyi hedefliyorlar.

***

Avusturyalı yazar Karl Popper, dünyada oluşan olağanüstü süreçlerin Yüzyılın Dersleri’ni yarattığını söyler. Çok açıdan böyle bir zaman diliminden geçiyoruz. İnsan sağlığının bir çok kaygının önüne geçeceğini dünya bize öğretecek. Ve süreci doğru okuyan, hassas ve duyarlı kişiler ile ‘kar’ı değil insanlığa hizmeti önceleyen üretimler yeni çağın kıymetlisi olacak.

İZKA belediyeleri dışladı

İsmi lazım değil bir belediye başkanımız aradı: “Dilek şu konuya eğilsene, gerçekten haksızlık değil mi”...

Baktım.

Başkan, kalkınma ajanslarının yeni destek programından söz ediyor.

Hükümetin aldığı karar gereği Türkiye’de kurulu 26 kalkınma ajansı salgın riskini azaltmaya yönelik acil çözüm sunan projeleri destekleyecek. Her ajans, bu çağrı başlığı için 220 milyon TL’lik bütçe ayırdı. Yaşanan ekonomik durgunluğa karşı bu destekler mutlaka bir ivme yaratacaktır. Peki belediye başkanı neyi ima etti?

***

Türkiye’de 26 kalkınma ajansının olduğunu söylemiştik. 25 ajans; destek alacak kurum ve kuruluşlar içerisinde belediyeleri ilk sıraya alırken, İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) program kapsamında farklı kısıtlamaya gitti.

Temel kentsel hizmetleri sağlamakla ve pandemi ile mücadele ekseninde yönetmekle sorumlu kurumlar olan belediyeler kapsam dışı bırakıldı. Oysa salgın ile mücadelede merkezi hükümetin dışında ilk muhatap yerel yönetimler. Başkan da sormakta elbette haklı. Neden sadece İzmir’de belediyeler bu destekten yararlanamıyor?

İşin diğer enteresan yanı, İzmir Kalkınma Ajansı’nın bütçesinde en büyük pay İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait, merkezi hükümetin dahi üstünde. Ayrıca İZKA yine diğer birçok kalkınma ajansından ayrı olarak STK’ları dışarıda bırakmış. Kurum ve kuruluşların yanı sıra sadece iş dünyası dernekleri ve vakıfları var. İZKA’nın bireysel insiyatif alarak, ortaya koyduğu bu farklı uygulamalara dair mutlaka bir yanıtı olacaktır. Bekliyoruz...

COVİD-19 ile mücadele projeleri bekleniyor

Türkiye genelinde 26 ajans destek duyurusuna çıktı. Salgına karşı yenilikçi uygulama geliştirenler desteklenirken, kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra özel sektör, iş dünyası dernek ve vakıfları programdan yararlanacak. Haftanın her günü elektronik olarak başvuru yapılabilecek. Toplam bütçe büyüklüğü 220 milyon lira olarak belirlenen program, bir ay askıda kalacak ve başvurular 3 gün içinde sonuçlandırılacak. Son tarih 30 Nisan 2020.

YORUM EKLE
YORUMLAR
dilek gappi
dilek gappi - 6 ay Önce

sizden basmane çukuru hakkında yazınızın devamını bekliyoruz. iyi günler

banner92