Rus Dışişleri Bakanı açıklama yapıyor ;
“El Bab'daki saldırıyı ne Rusya, ne de Suriye yapmıştır.”
Bizim Dışişleri Bakanlığı'nın harika (!) tercümanları çeviriyorlar;
“Bizim hiçbir ilgimiz yok. Suriye'nin saldırısıdır.”
Aslında uluslararası skandal ama gel gör ki iç siyasette olduğu gibi, dış siyasette de pişkinlik diz boyu. “Tercüme hatası” diyerek geçiştiriyorlar.
Asıl skandal Erdoğan'ın açıklaması; Yine esip gürlüyor;
“Devlet terörü estiren zalim Esed'in hükümdarlığına son vermek için biz oraya girdik, başka bir şey için değil.”
Hoppala! “Yanlış anladık. Ne olur tercüme hatası olsun” diyoruz. Ama heyhat tercüme falan yok. Düpedüz Türkçe konuşuyor. İstanbul'da "Kudüs ve Sürecin Problemleri" konulu toplantıda yapıyor bu açıklamayı. Katılımcılar bile kulaklarına inanamıyorlar.
Biz de Allah'tan aklımızı korumasını diliyoruz. Yahu Fırat Kalkanı operasyonu 'Türkiye'nin güvenliği ve Suriye'nin toprak bütünlüğü için' gerçekleştirilmiş bir harekat değil miydi? Hedefte IŞİD yok muydu?
Bu açıklama sınır ötesi operasyon veya angajman kurallarıyla izah edilebilir mi?
Suriye egemen bir ülke değil mi? Bütün ülkeler tarafından tanınmıyor mu? Esat da bu ülkenin resmi devlet başkanı değil mi?
Bu Ortadoğu bataklığında Suriye'nin arkasında İran ve Rusya'nın olduğunu bilmiyor muyuz? Bugün Türkiye, Suriye topraklarında operasyon yapabiliyorsa, bunun tamamen Rusya ile zorlukla düzeltilen ilişkilerin sonucu gerçekleştiği göz ardı edilebilir mi?
Kaldı ki bu açıklama bir savaş ilanı kabul edilebilir. Peki savaşa girmemize yetkili makam Türkiye Büyük Millet Meclisi değil midir? Meclis'ten böyle bir karar çıktı da bizim mi haberimiz yok?
Ayrıca bu açıklama Fırat Kalkanı Operasyonu'nun meşruiyetini ortadan kaldırmaz mı? Türkiye'yi uluslararası platformda suçlu duruma düşürmez mi?
Türkiye'yi egemen bir devletin topraklarına saldıran işgalci bir ülke pozisyonuna sokmaz mı?
Bir de böyle bir savaşta verilen şehitlerin hesabı nasıl verilir? Şehit ailelerine “Oğlunuz Esad'ı devirmek uğruna şehit oldu” mu diyeceksiniz?
Nereden tutarsanız elinizde kalacak bir açıklama. Elbette uluslararası yankıları da şiddetli oldu. Kremlin Sözcüsü Peskov “Açıklama, Moskova'nın görüşlerine uymuyor. Ankara'nın bu konuyla ilgili bir açıklama yapacağını umuyoruz” dedi. Rus Parlamento yetkilisi Aleksey Puşkov da Esad'ın devrilmesinin imkansız olduğunu belirtti.
Suriye ise açıklamanın Suriye topraklarındaki Türk saldırganlığının kanıtı olduğunu savundu.
Aradan bir gün geçtikten sonra Erdoğan-Putin telefon görüşmesi gerçekleşti. Bakın görüşme sonrası Erdoğan'nın açıklaması şöyle;
“Fırat Kalkanı Operasyonu'nun hedefi herhangi bir ülke veya kişi değil, sadece terör örgütleridir.”
Peki o neydi? Neyse ne. Dünyaya tercüme hatası olduğunu söyleriz, olur biter. Rus siyaset uzmanı Boris Nadejdin, bu tercüme hatasına kendince bir yorum getirmiş;
“Önce söylüyor, sonra düşünüyor.”