SEMİ TEKTAŞ/İzmir’de mülkiyeti tartışma konusu olan tarihi Meslek Fabrikası binasında gerilim hat safhaya ulaştı. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün itirazı üzerine daha önce verilen yürütmeyi durdurma kararının iptal edilmesinin ardından, Konak Kaymakamlığı tarafından gönderilen "pazartesi günü binayı terk edin" tebligatı krizin fitilini ateşledi. Ancak bugün sabah saatlerinde nöbet başlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a mahkemeden sevindirici haber gelmiş ve mahkeme tekrar yürütmeyi durdurma kararı aldı. Başkan Tugay, Meslek Fabrikası önünde yaptığı açıklamada, kararı veren mahkemeye teşekkür etti.
“Karar yüzde yüz doğru”
Sürecin kendisini üzdüğünü ifade eden Başkan Tugay, “Bugün tahliye kararı vardı ama bugün yüzde yüz haklı olduğumuza inandığımız bir durumda vicdanen bunu kabul etmediğimizi söylemiştik. Bugün İzmirliler buraya toplansın demedim ama buraya geleceğimi ve halkın 5 yıllığına İzmirlilerin sorumluluk verdiği siyasi idare olarak bunu kabul etmediğimizi söylemiştim. Bugün sabah buraya geldim. Meclis üyelerimiz kendiliğinden karar aldı ve yanımızda yer aldı. Parti örgütümüz geldi. STK’lar ve temsilcileri bu karara karşı çıkmak için geldi. Bizim için çok üzücü bir süreç oldu. Bizler böyle bir durumdan memnun değiliz. Hepimizi derinden üzüyor. Ne kadar iyi niyetli olsak da bize bu tür şeyler bazen yaşatılıyor. Görevimizin ve sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Üzerimize düşeni yapacağız. Sabah buraya gelirken gerekirse gece de burada beklemeyi ve üzerime düşeni yapmayı kararlaştırmıştım. Sabahtan beri burada bekleyen herkese teşekkür ederiz” diye konuştu.
“Hakkımızı kaybetme ile karşı karşıyayız”
Agora’nın karşısında Namazgâh denilen yapıyı da vakıfların mülkiyetine geçirildiğini açıklayan Başkan Tugay, “Bir taraftan hukuki olarak girişimlerimiz sürüyordu. Hukukçu arkadaşlarımızın yaptığı çok başvuru var. Bunlar zorla tahliye için girişimler. Mahkeme 15 günlük tahliye durdurma kararı verdi. Rahat nefes aldık. Ancak durum şu: hâlâ haksız ve yanlış şekilde hem Meslek Fabrikamız hem de başka binalarımız bir bilgi verilmeden vakıflara geçirilmiş durumda. İptal kararı için başvuru oldu ama sadece İzmir değil, İstanbul ve farklı şehirlerde de yapılan bir durum bu. Türkiye’nin her tarafında bu yanlış kararlar uygulanıyor. Bugün de Agora’nın karşısında Namazgâh denilen yapıyı da vakıfların mülkiyetine geçirmişler. Böyle pek çok yapı tehdit altında. Bu da şu demektir: Kimsenin mülkü güvenli durumda değildir. Hepimiz her türlü hakkımızı kaybetmekle karşı karşıyayız” değerlendirmesinde bulundu.
“Amacımız hizmet etmek”
Tugay, “Ben mahkemelerimize güveniyorum. İnsanların kamusal haklarını korumak için üzerine düşeni yapan hâkim ve savcılarımız olduğunu biliyorum. Adaletin sağlanacağını biliyorum. Olası yanlış kararlara karşı da duruşumuzu sürdüreceğiz. Biz halk tarafından görevlendirilen insanlarız. Asla kavga edip çatışmaktan memnun değiliz. Biz adil ve hakkaniyetli şekilde görevimizi yapmak istiyoruz. Şehrin emanetlerini geçici olarak teslim alan kişi belediye başkanıdır. Atatürk’ün İzmir’e kamusal bir bina olarak verdiği bir binadır. O günden bugüne İzmir’in malıdır, belediyenin malıdır. Uzun yıllardır İzmir ve İzmirlilere hizmet için kullanılan bir binadır. Emanete hıyanet içinde olmamızı kimse beklemesin; bu hem maddi hem manevi değerler için geçerlidir. Biz bu memleketin evlatlarıyız. Amacımız sadece hizmet etmek. O yüzden bizi herhangi bir çatışmanın, tartışmanın içine kimsenin çekmesini istemiyoruz. Bu dönemde Vakıflar Genel Müdürlüğü’nü ve onları savunanları göreve davet ediyorum. Asla yanlış bir kararın altında kimsenin imzası olmamalıdır. Bir daha değerlendirsinler, bu hizmet binasını elimizden almasınlar” dedi.
Mahkemeye teşekkür
Kararı veren mahkeme heyetine teşekkür eden Başkan Tugay, “Biz diğer devlet kurumlarıyla uyumlu çalışıyoruz. İzmir’de hizmet eden yüzlerce kamu binası, hastaneler, okullar, karakollar, idari binalar var. Dönüp de “Biz niye size şunu verdik, geri alacağız” demiyoruz. Halkımıza hizmet ettiği sürece helal olsun. Aynı anlayışı belediye için de bekliyoruz. Belediye özerk bir yapı değil, halka hizmet ediyor. Türkiye Cumhuriyeti çok sıkıntıyla uğraşıyor. İzmir de bundan nasibini alıyor. Akaryakıt zamlarını düşünürsek belediye bunun yükünü sırtlıyor ve halka yansıtmamaya çalışıyor. Bizim devletimizin diğer kurumlarıyla dayanışmaya ihtiyacımız var. Birbirimizin çalışmalarına engel olarak siyaset yapıyorsak yanlış yapıyoruz demektir. Halka hizmet eden her kurum başımızın üstünde; buna vakıflar da dâhil. Vakıflar kendi elindekileri kiraya veriyor, Sayıştay raporlarından anlıyoruz. İzmir’de kullanmadıkları birçok yapı var. Halka hizmet amacı güden her türlü çabanın yanındayız. Derdimiz iş yapmak. İyi niyetle söylüyoruz. Yürütmeyi durdurma kararı alan mahkemeye teşekkür ediyorum. Adalet doğru kararları alarak işlemeye devam edecektir. Herkesi İzmir’e sahip çıkmaya davet ediyorum. Kimsenin haksızlığa uğramasına izin vermeyelim. Biz bu duruş içerisinde olalım” diyerek sözlerini tamamladı.




