Ankara'da yargının siyasete müdahalesi olarak yorumlanan ve Özgür Özel yönetimini tedbiren görevden uzaklaştırarak CHP Genel Başkanlığı koltuğunu yeniden Kemal Kılıçdaroğlu'na teslim eden mahkeme kararının artçı sarsıntıları sürüyor. Seçilmiş yönetimin polis zoruyla parti binasına alınmadığı, demokratik teamüllerin ağır bir yara aldığı bu çalkantılı sürece, sanat ve aydın kesiminden de sert tepkiler gelmeye devam ediyor.
Bu tepkilerin en dikkat çekici olanı ise, Türk tiyatro ve sinemasının usta isimlerinden Şebnem Sönmez'den geldi. Sönmez, Kılıçdaroğlu'nun yakın zamanda verdiği bir röportajda "Televizyon izlemiyorum, sosyal medya kullanmıyorum, sadece iki gazete okuyorum" şeklindeki beyanını referans alarak, yayımladığı açık mektubu ulaştırmak için Kılıçdaroğlu'nun okuduğunu belirttiği BirGün gazetesini tercih etti.
"Bugün Ülkemin Canını Neye Feda Ettiniz?"
Sönmez, "Arınmak" başlığıyla kaleme aldığı metinde, Kılıçdaroğlu'nun geçmişteki siyasi manevralarına ve partinin devletin kolluk kuvvetleriyle teslim alınmasına yönelik son derece çarpıcı eleştiriler getirdi. Kılıçdaroğlu'nun dokunulmazlıkların kaldırılması sürecindeki "Anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz" çıkışından, Ankara'dan İstanbul'a başlattığı Adalet Yürüyüşü'ne kadar pek çok tarihi kırılma noktasını hatırlatan usta oyuncu, mektubunda şu can alıcı soruları yöneltti:
"Siyaset sahnesine ilk çıktığınız günden beri sizi neden sevmediğimin kanıtlarını bu ülkeye mütemadiyen nasıl sunduğunuzu duyun diye yazıyorum... Siz ne istiyorsunuz? Bu halktan, CHP'den, devletten ne istiyorsunuz? Geçmişinize dair sorularım sayısız, cevaplarını merak etmiyorum. Ancak bugün ülkemin canını neye feda ettiğinizi gerçekten merak ediyorum."
Seçilmiş Başkana Yağmur, Atanmış Başkana Çikolata
Mektubun en vurucu kısımlarından biri de, mahkeme kararı sonrası CHP Genel Merkezi'nde yaşanan manzaralara yönelik yapılan vicdani kıyaslamaydı. Kılıçdaroğlu'nun milletvekili dahi değilken, yıllarca genel başkanlığını yaptığı partiye "atanmış" bir başkan olarak dönmesini eleştiren Sönmez; polis kordonu altındaki genel merkezde ikram edilen çikolatalar ile yağmur altında yürüyen Özgür Özel arasındaki tezata dikkat çekti:
"Bugün devlet tarafından atanmış başkan olmayı kendinize yakıştırıyor musunuz? Devletin kolluk gücüyle zorla ele geçirdiğiniz genel merkeze adım atamamanızı nasıl açıklıyorsunuz? Seçilmiş Genel Başkan Milli Egemenlik Parkı'nda yağmurdan sırılsıklam yürürken, binanızda servis edilen çikolatalar afiyet olmasın. Olamaz zaten."
"Sizden Arınmış Bir Ülke İstiyorum"
Mektubunu Gezi Direnişi'nin 13. yıldönümüne atıfta bulunarak sürdüren Sönmez, hiçbir siyasi partinin üyesi veya sempatizanı olmadığını, sadece sade bir vatandaş ve haklarını savunan bir sanatçı olduğunu vurguladı. "Devlet babaya güvenmiyor, muhalefet anaya inanıyorum" diyen Sönmez, Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerini tarihi bir çağrıyla noktaladı:
"Siz siyasete selam verdiğiniz ilk günden bugüne arınmak istediğimiz her şeyin sembolüsünüz. Ben sizden arınmış bir ülke istiyorum. Cumhuriyeti, halkı ve partiyi sizin zihniyetinizden arıtmak boynumuzun borcudur... Söyleyeceğim daha çok şey var ama ben işgalci değilim. Görüşmemek üzere."




