Sevgi ve hoşgörü

Geçtiğimiz günlerde pazardan bir patlıcan ve bir biber alan kadının öyküsünü pek çok kişi gözyaşlarıyla okumuş. Gerçekten duygulanmamak elde değil. Artık sizi ağlatmayacağım.

Sevgili yeğenim, “Dayı köşende bir de sevgiyi yazsan” dedi. Onu mu kıracağım?

“Sevgi, karanlığı aydınlığa çevirir” diyor bir özdeyiş. Toplumda ne yazık ki en çok gereksinim duyduğumuz sevgi ve hoşgörü. Yerel seçimlerdeki partilerin alanlardaki söylemlerine bakın. Hoşgörüden uzak hepsi de.

Kuran’a bakalım: “Hoşgörü, İslam ahlakının özüdür. Hoşgörü hiç kimseyi ayıplamamak, kırıcı ve aşağılayıcı olmamak, affedici olmak, farklı inanç ve görüşleri müsamaha ile karşılamaktır. İnsanlar arasında sevgiyi çoğaltan, kin ve nefreti ortadan kaldıran hoşgörü erdeminin en güzel örneklerini Peygamberimizin hayatında görebilirsiniz.”

Sevgili Peygamberimizin ahlâkı sorulan Hz. Ayşe onu şöyle anlatmış: “O çirkin söz ve davranışlarda bulunmaz. Çarşı pazarda insanlarla münakaşaya girmez, kötülüğe kötülükle cevap vermez, hoşgörülü davranırdı.”

Hoşgörü ortamı nasıl oluşur?

Bunun için tek yolu insanların birbirlerini çıkar beklemeden sevmesidir. Sevginin olmadığı yerde tahammülsüzlük vardır. Hoşgörü derken en çok kullandığımız sosyal medya da hoşgörüye gereksinim duyulan en önemli alanlardan biridir.

Hoşgörü, huzurlu bir toplum hayatının vazgeçilmez unsurlarından biridir. Aynı toplum içinde yaşayan insanların birbirlerine karşı her zaman sevgi, saygı, hoşgörü ve müsamaha prensibine göre hareket etmeleri önemlidir. Bu nedenle İslâm'ın en güzel erdemlerinden biri olan hoşgörüye ailede, mahallede, sokakta, okulda, sosyal medyada ve işyerinde kısaca insanlarla iletişim kurulan her ortamda gereksinim vardır. Bu gereksinim, özellikle sosyal medya dilinde kendini daha çok hissettirmektedir. Çünkü sosyal medya yoluyla bilinçsizce yapılan paylaşımlar hoşgörü ortamına zarar veriyor. Buna herkesin dikkat etmesi önemlidir.

İslam, düşünce hürriyetini ve hoşgörüyü savunur. İnsanların fikir, düşünce ve yaşam özgürlüğünü açıkça sağlayan ve güvence altına alan bir din olan İslamiyet, insanlar arasında gerginliği, anlaşmazlığı, birbirlerinin hakkında olumsuz konuşmayı ve hatta olumsuz düşünceyi dahi engelleyen ve yasaklayan emirler getirmiştir. Değil terör ve çeşitli şiddet eylemi, İslam, insanların üzerinde fikri olarak bile en ufak bir baskı kurulmasını yasaklamıştır.

Sözün özü, geçmişte bu topluma yön veren bir dinin gereklerini birazcık hatırlasak bugün alanlarda yaşanan tablo belki de hiç olmaz.

Haftaya yeniden buluşmak üzere hoşça kalın dostlar.

YORUM EKLE