Kayseri mesela… Sanayi kenti oldu.
Trabzon misal balıkçılık merkezi.
Rize dersen, “Çay” der çocuklar bile.
Zonguldak, Karabük maden.
Konya tahıl ambarı, küçük sanayi.
Antalya, Muğla, Mersin turizmin kalbi.
Adana malum pamuk, tarım…
Bursa, Denizli tekstilde yürür.
Liste uzun.
Her kentin bir karakteri var.
seckin1

İzmir necidir ağam?
Gevrek, boyoz, çiğdem geyiğini geçelim.
Kordon - güzel kızlar laflarını da.
Ne emanet edeceksin evladına. Nedir hedefi?
Sanayici mi?
Turizmci mi?
Sağlıkçı mı?
Sporcu mu?
Kim ne yapmaya gelir ? Hangi alıcı ne alır?
Necidir kardeşim bu kent?
**
Türk sanayisinin ilk 500'ünde 16 adet İzmir merkezli firma var.
Biri cigaracı. Biri petrolcü.
Sayarım tek tek…
İki üç tanesi kökten bu kentin insanı, başarı öyküsü.
Gerisi yabancı yatırım. Asla karşı değiliz. Daha gelsin.
Sorduğumuz şu;
Bu kentte büyüyün, yükselin ihracat yapın güzel.
Peki ortak sesimiz nedir? Bu kente katkınız nedir?
O ses yoktur.
Seslenmeye de niyet de yoktur.
**
Ticarette son 25 yılda kim ne kadar marka olmuştur?
Mesela İstikbal, Yataş, Kumtel, Hes Kablo Kayseri’nin markalarıdır.
Sütaş Bursa. Torku var Konya’da.
Manisa deyince Vestel misal.
Yeni marka diyorum İzmir….? Son 25 yılda yeni marka?
**
Lafla yürüyen peynir gemisi maalesef.
Önüne gelenin CHP’li belediyelere saldırdığı bir politika ortamı.
Kenara atılmış göz ardı edilmiş medya kuruluşları.
Kültür sanat faaliyetleri, spora destek, sosyal yaşama katkı?
Yoktur.
Misal Borusan Filarmoni… Bkz: Torku Konyaspor.
Bir yabancı arkadaş sorduğunda ne dersin İzmir için?
Sanayi? Tarım? Perakende ticaret? Sağlık? Turizm?
Geçin gevrek-boyoz- çiğdem işlerini…
Necidir kardeşim bu kent?
Bir nebze haklı Belediye Başkanı Kocaoğlu.
“İzmir’i stat mı kurtaracak?” diyor ya.
Tespit doğru da tedaviyi kim yapacak mesele bu.
Necidir kardeşim bu kent ?

seckin2

Kağıt kokusuna veda…

İngilizlerin
metrosu 1863 de bismillah etti!
Bize geldi1989'da. Aksaray-Atatürk hava limanı hattı.
126 yıl var arada…
1450'de Gutenberg matbaa işini halletti.
1726'da Müteferrika bastı Türkiye’de ilk düğmeye.
276 yıl fark var hocam arada…
Var arada biraz fark.
Örnek de çok.
Geçtiğimiz hafta İngiliz gazetesi İndependent, kağıt üzerine baskıyı bitirme kararı aldı.
Yayınlarına dijital ortamda devam edecek.
Bir devrim, değişim sinyali var yine.
Yukarıdaki örnekler gibi olmasa da, bakalım biz kağıda ne zaman veda edeceğiz ?
Düşün; Tunceli, Van, Trabzon ve köyleri.
Kar yağınca ilişkisi kesilen mezralar, köyler..
Bizde ne zaman dijital gazete yerleşir acaba?
Ben diyorum ki 50 sene?
İçimdeki ses diyor ki;
Rahat oooolll…
seckin3

Müftü

Fener ve Rum Patriği Bartholomeos geçtiğimiz hafta İzmir’i ayağa kaldırdı !
Mahiyetiyle birlikte ziyaretler yaptı.
Bu ziyaretlerin koordinatörü ve uygulayıcısı da sevgili meslektaşımız Hasan Tahsin oldu.
Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ da ağırladı patriği. Oradaydım.
Patrik bizim patrik aslında. Gökçeada doğumlu.
Bu toprağın çocuğu.
Ayrıca İzmirli sayılır, çünkü askerliğini Gaziemir’de yaptı.
Başkan Karabağ çok nazikçe ağırladı ekibi.
Bir zeytin ağacı diktiler barış ve kardeşlik adına.
Ziyaretler yaptılar, yemek yediler.
Bu güzel dostluk içerisinde Bayraklı Müftüsünü aradı gözlerim.
Dinler arası dayanışma, bir nezaket, bir ev sahipliği adına.
Aldığım bilgiye göre Bayraklı Müftüsü Osman Aslan da davet edilmiş.
Yanıt negatif olmuş. Nedeni bilinmiyor.
Gönül isterdi ki el ele kol kola fotoğraf versinler… Bu kente yakışan olurdu…

***

Kızma, sahip çık!

Yeri geliyor bende kızıyorum Büyükşehir Belediyesi’ne.
Ağır oluyor bazen işler.
Mustafa Kemal Sahil Bulvarı ve Karşıyaka’da isyan var.
Büyükşehir Belediyesi’nin meydan ve hafif raylı sistemleri inşaatıyla ilgili…
Hiç kızmayalım.
Projeler, kent öncelikleri açısından tartışılabilir.
Sonuçta İzmir’e bir güzelliktir.
Dayanın arkadaşlar… Hiçbir şey sihirle olmuyor.
Cefa çekmeden sefa olmuyor…
“Kızma Sahip Çık”

***

Ömür dediğin…

Ömür dediğin üç gündür. Dün geldi geçti, yarın meçhuldür.
O halde ömür dediğin bir gündür; O da bugündür.