Türkiye’de basın özgürlüğü 2025 yılında da ağır bir sınavdan geçti. CHP Eskişehir Milletvekili ve gazeteci kökenli Utku Çakırözer tarafından hazırlanan 2025 Basın Özgürlüğü Raporu, ülkede gazetecilerin sistematik bir baskı ve yargı kıskacı altında çalışmak zorunda kaldığını gözler önüne serdi.

Rapora göre geçen yıl gazeteciler 610 kez hâkim karşısına çıktı, 95 gazeteci gözaltına alındı, 39 gazeteci ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sadece haber yaptıkları, yazdıkları ya da sosyal medyada paylaştıkları için özgürlüklerinden mahrum bırakılan gazetecilerin sayısı, son yılların en yüksek seviyesine ulaştı.

Mahkeme salonları haber merkezlerine taşındı

Raporda, gazetecilerin neredeyse her gün adliye koridorlarında olduğu vurgulandı. Haber takibi yapan muhabirler, köşe yazarları ve televizyon programcıları yıl boyunca soruşturma, dava ve ifadelerle karşı karşıya kaldı.

Tutuklanan isimler arasında Fatih Altaylı, Furkan Karabay, Ercüment Akdeniz, Elif Akgül ve Yıldız Tar gibi kamuoyunun yakından tanıdığı gazeteciler de yer aldı. Bazı gazeteciler aylarca cezaevinde kaldı. Furkan Karabay’ın 201 gün, Ercüment Akdeniz’in 247 gün, Elif Akgül’ün 101 gün tutuklu kalması raporda çarpıcı örnekler olarak yer aldı.

Ev hapsi, adli kontrol, yurt dışı yasağı

Tutuklamalarla sınırlı kalmayan baskılar, adli kontrol uygulamalarıyla da yaygınlaştı. Ev hapsi, yurt dışına çıkış yasağı ve düzenli imza gibi tedbirler çok sayıda gazeteci için fiili bir sansür aracına dönüştü.

İsmail Saymaz ve Eren Öner ev hapsi verilen isimler arasında yer alırken, onlarca gazeteci hakkında da tutuklama olmaksızın ağır adli kısıtlamalar uygulandı.

Haberler karartıldı, sosyal medya susturuldu

Rapora göre 2025 boyunca yüzlerce haber ve sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. Gazetecilerin, sanatçıların ve siyasetçilerin paylaşımları mahkeme kararlarıyla görünmez hale getirildi. Bu uygulamaların kamunun haber alma hakkını doğrudan hedef aldığına dikkat çekildi.

Çok sayıda gazeteci de tehdit, hedef gösterme ve fiziksel saldırı riski altında çalışmak zorunda kaldı.

RTÜK’ten rekor cezalar

Medya üzerindeki baskının bir diğer ayağı ise RTÜK yaptırımları oldu. Eleştirel yayınlar nedeniyle televizyon kanallarına toplam 53 yaptırım uygulandı. Bu cezaların parasal karşılığı 92,7 milyon TL’yi buldu.

SZC TV’ye 10 gün, Tele1’e ise 5 gün ekran karartma cezası verilmesi, 2025’in en ağır yaptırımları olarak kayda geçti.

Kayyum düzeni ve medya sahipliği

Raporda en dikkat çeken başlıklardan biri de kayyum uygulamaları oldu. Soruşturmalar kapsamında birçok medya kuruluşuna kayyum atanmasıyla birlikte, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) Türkiye’nin en büyük medya patronu haline geldiği vurgulandı.

Bu durumun editoryal bağımsızlığı ortadan kaldırdığı ve gazetecilerin iş güvencesini yok ettiği ifade edildi.

İzmir’de feribot seferleri iptal edildi
İzmir’de feribot seferleri iptal edildi
İçeriği Görüntüle

Dünya liginde 159’unculuk

Yaşanan tüm bu gelişmelerin ardından Türkiye’nin, 180 ülke arasında basın özgürlüğünde 159’uncu sıraya gerilediği kaydedildi.

Utku Çakırözer, raporun sonuç bölümünde basın özgürlüğünün demokratik bir toplumun vazgeçilmez unsuru olduğunu vurgulayarak, gazetecilere yönelik yargı ve idari baskıların derhal sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

Kaynak: HABER MERKEZİ