Şu TUİK'in işi de oldukça zor. Her ay enflasyon rakamlarını makyajla, Saray'ın beğenisini kazan , onca tepkiyle karşılayacağını bile-bile bu rakamları açıkla.Zor iş doğrusu.Eline bir sepet vermişler , fiyatı düşen malları koy sepete, yükselenleri at gitsin.Örneğin yaz mevsimindeyiz.Kiraz, kayısı,kabak, patlıcan fiyatları düştü mü? Doğru sepete.Et, süt, peynir fiyatları uçtu mu ? At gitsin. Nasılsa mahkeme kararlarına karşın TUİK sepetteki kalemleri açıklamıyor.Nasıl hesaplarsan hesapla.Aksi halde Saray'ın beğenmediği rakamları açıklayıp kapının önüne konulmak da var.

İki gün sonra enflasyon rakamları açıklanacak.Bu yıl normal koşullarda seçim görünmediğine göre Nisan Ayı enflasyon rakamını büyük bir olasılıkla yüzde 2'nin altında açıklayacaklar. Her ne kadar hedeflenen rakamlar tutmuyorsa da emekli maaşı artış oranını yüzde 18 dolayında bağlayacaklar.Bu rakamın dar gelirlilerin temel harcama kalemleri karşısında yetersiz kalması kaçınılmaz olsa da bu TUİK'in sorunu değil.

***

Seyahat, tatil, eğlence, giyim, kitap, sinema, tiyatro,sosyal etkinlikler...Hepsini unutun.Hiçbiri dar gelirlinin bütçesinde yok; Sıfır. En büyük harcama gıdada.Mutfak yangını bir türlü sönmüyor. Gıda enflasyonunda yüzde 34 .86 ile Avrupa birinciliğini kimseye bırakmadığımız gibi, dünyada da Venezuela,Güney Sudan ve İran'ın ardından dördüncülüğümüzü korumaktayız(!). Yıllardır savaşan Ukrayna'da bile bu oran yüzde 7.9. Gelişmiş ülkeleri hiç sormayın; İsviçre'de eksi 1.2. İsveç'de ise tam tamına eksi 6.2.

Kimse gıda fiyatlarındaki artışların küresel olduğunu iddia etmesin.Bu rakamlar her şeyi açık seçik gözler önüne sermekte. Tarım girdilerinin ithalata bağımlı olduğunu inkar edebilir misiniz? Yıllardır yerli üretim teşvik edilmemiş,çiftçiye destek politikaları terk edilmiş, tohum türleri, gübredeki kimyasal girdiler daha önce çiftçilerin ürettiği yemler dışa bağımlı hale getirilmiş, hayvancılık öldürülmüş daha ne bekliyorsunuz? Ekleyin elektrik ve mazota yapilan korkunç zamları ne yapsın gariban çiftçi? Gıda enflasyonu azmasın da İsveç'deki gibi düşsün mü? Bütçeden her yıl çiftçiye verilmesi gereken destek yüzde 1 olarak açıklanmasına karşın, geçen yıl yüzde 0.25'de kalıyor. Ziraat Bankası devamlı görev zararı(!) açıklıyor.Ne yapıyor hükümetimiz tavukçularla uğraşıyor. Marketçiliğe soyunuyor. Sattığı mallar piyasa fiyatarından farklı değil.Örneğin Et ve Süt Kurumu milyarlarca lira kar ilan ediyor.

Bizdeki yüksek rakamların sebeplerinin başında yanlış ekonomik politikalar gelmekte. Her yazımızda yetersiz yatırımlardan söz ediyoruz. Her gün yeni bir kaos yaşadığımız ülkemizde hangi cesur yatırımcı yatırım yapacak? Ya tasarruf ? Hak getire, araç ve bina kiralamalar yıldırım hızıyla sürmekte.

***

Birkaç gün sonra Ankara'da 36. NATO Zirvesi düzenleniyor. Yaklaşık 11 milyar liralık bir makyaj giderlerinden söz ediliyor.Etimesgut Havalimanını yenileme, protokol yolları düzenlenmesi, süslemeler gibi harcamaları resmi kaynaklar altyapı yatırımı ve uluslararası zirve organizasyonu giderleri olarak açıklıyor. Harcama iddialarında neler yok ki; reklam panoları, dikey bahçeler, havalimanı ,protokol yolu ve yol üzerindeki yoksulluğu kamuflaj giderleri ile konukların yeme ,içme ve ağırlama harcamaları...

Bu ekonomik politikalarla dar gelirlinin mutfak yangınını söndürmesi olası değil.Anlaşılan TUİK'in makyaj uzmanlarını uzunca bir süre daha izlemeye devam edeceğiz...