''Tabii sarı zarf alıyorsunuz, böyle soru sorarsınız.''

Böyle diyor utanmaz adam. Butlancı CHP'nin Genel Merkezi'nde beğenmediği soruyu soran, kuyruğunu sıkıştıran gazeteciye aklı sıra rüşvet aldığını ima ediyor . İftiracının, butlancı CHP'nin sözcüsü Müslüm Sarı'nın danışmanı olduğu iddia ediliyor. İftiraya uğrayan gazeteci ise Ankara'nın başarılı gazetecilerinden Yıldız Sarıoğlu...

Çok iyi biliniyor ki istenmeyen soruların sorulması, otoriter rejimlerin en çok çekindiği konudur. Bu tür soruları soranlara her türlü iftiranın atılması kendilerince olağandır.

****

Anlaşılan bu adamın çevresindeki yandaş gazetecilerin(!) büyük bölümü 'Sarı Zarfçı'. Alışmış çanak soru karşılığı zarf dağıtmaya, dürüst, namuslu gazetecileri de aynı kategoriye sokmaya çalışıyor. Orada görev yapan gazetecilerden de gerekli cevabı alıyor;

''Biz birbirimizi tanıyoruz. Siz kimsiniz? Böyle bir idianız varsa yargıya gidip kanıtlayın. Çıkın açıklayın. Biz de öğrenelim kimin aldığını.Burada herkes emeği ile çalışıyor"

Ar damarı çatlayan adam bu yanıttan ders almış mıdır? Bilinmez. Ancak butlancı CHP bu yaratığın resmi bir görevi olmadığını açıklayarak, az da olsa utandığını göstermiş oluyor.

Peki aynı utanma her gece AKP'nin yandaş kanallarına çıkarak seçilmiş Genel Başkan'a iftira atan, yalan söyleyen, savcılık iddialarını gerçekmiş gibi anlatan butlancı CHP'lilerde var mı? Ne gezer. 'Sarı Zarf' değilse bile kişisel çıkar ve koltuk sevdalarını görmezlikten gelebilir miyiz ? Bunların bir proje ürünü olduğu iddiaları da başka bir konu.

****

Medyada yalan rüzgarı, rüzgarlıktan çıkmış fırtına halini almış. Bakın Oxford Üniversitesi Reuters Enstitüsü 37 ülkede araştırma yapmış. Yalan haberde Türkiye yüzde 49 ile ilk sırayı alıyor. Siyasal görüşlerini açıklamaktan en çok endişe duyan toplum hangisi? derseniz o kategoride de birinci yine biziz. Araştırmaya göre Türkiye yüzde 65 ile internette siyasal görüş açıklamaktan endişe duyan bir topluma sahip. Denekler bunu 'yetkililerle sorun yaşama' olasılığı olarak gösteriyor.

Araştırmada, özellikle haber kaynakları sınırlı olan gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde 'yalan haber'lerin, hükümetlerin düşürülmesinde veya otoriter yönetimlerin iktidarda kalması için kendi toplumlarına karşı kullanıldığı kaydediliyor.

Büyük Usta Nazım yıllar önce şiirleştirmiş;

''İnsanlarım, ah benim insanlarım/antenler yalan söylüyorsa,/yalan söylüyorsa rotatifler/kitaplar yalan söylüyorsa/duvarda afiş, sütunda ilan yalan söylüyorsa...'' Diye başlar ve;

''Elleriniz balçık gibi itaatli/elleriniz karanlık gibi kör/elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun/elleriniz isyan etmesin diyedir./

Ve zaten bu kadar az misafir kaldığımız /bu ölümlü, bu yaşanası dünyada /bu bezirgan saltanatı, bu zulüm/bitmesin diyedir.'' dizeleriyle bitirir.