Şiirle düşer kalkar, sevinir, umutlanır, hüzünlenir, aşklanır, yaşama sevincini duyumsatır.

Şiir onun olmazsa olmazıdır. Özellikle 1999’da yayımladığı “Gün Kesiği” kitabıyla şiirde bir silkiniş, yeniden yapılanma, güçlenme evresine başlar Mehmet Sadık Kırımlı.

Radyo oyun yazarlığındaki başarısı, verimli çalışmaları onun deneme, kitap tanıtım ve değerlendirme yazılarına, söyleşilerine de bir altyapı oluşturur sanki. Bir çok dergide şiirlerinin yanında şiir değgin yazıları, kitap tanıtımları da dikkat çeker, ilgi görür, izlenir Kırımlı’nın.

***

Bir kitap için önsöz yazmak, arka kapak yazısına imza atmak da bir sorumluluktur elbette. Bazı şair-yazar dostun yayımladıkları kitapların önsöz ya da kapak arkası yazılarında benim de imzam vardır. Esra Odman, Ferzan Sarpkaya, Ferki Haydaroğlu, Selahattin Utkun, Buket Işıkdoğan, Atila Er, Gamze Cantürk Gürel. O kitapları da ayrı severim, sevgiyle anarım. Duygulanırım.

Bu kez konu Mehmet Sadık Kırımlı olunca, üstelik yeni çıkacak kitabına önsöz yazmamı da isteyince, hiç düşünmeden kaleme sarıldım. O yazıdan bir bölümü paylaşmak isterim.

***

Söz aramızda Mehmet Sadık Kırımlı, TRT’li yıllarımdan bugüne değin eksilmeden süren dostum, ağabeyim, şiir ve yazı yoldaşım.

Kırımlı için yazmak, dizginlenemez bir eylem, bir yaşama alanı, bir tutku, bir büyük sevda…

Bunca radyo oyunu, deneme, kitap tanıtım yazıları kaleme alan Kırımlı için elbette şiir olmazsa olmazdır. Hani şiirle yatıp şiirle kalkan diyebileceğimiz bir yazın emekçisi. Aşkla, sevgiyle, umutla, coşkuyla, sevdayla, emekle…

Şiirine çok özen gösterir; uğraşır, didinir, demler, bekler, son noktayı titizlikle koyar. Yazılarına da aynı duyarlılıkla başlar, araştırır, inceler, şiirsel tadını ekler, yayıma hazırlar.

Haziran 2012’de Alp Yayınları arasında çıkan “Sözün Gümüş Aynası”nın “76 Yaşıma Mektup” başlıklı yazısında: “Çoğu zaman uzun uzun düşünüyorum, bu yaşın bana getirdiği olgunluğu ya da değişik adıyla deneyimleri diyelim. Neleri kazandım, neleri kaybettim.”

Bu yazının üzerinden 10 yıl geçmiş. Ne var ki Sadık Kırımlı’daki heyecan, umut, coşku, direnç hız kesmeden sürüyor.

60 yılı aşkın bir yazın birikimi, deneyimi, olgunluğu içinde şiire çalışıyor, yazısını yazıyor. Ağırlığı şiir kitaplarına veren Kırımlı, yazın-sanat dergilerine de şiir üzerine değinmeler, denemeler, kitap tanıtımları yapmayı sürdürüyor.

Bu kez yine sözle, sözün büyüsüyle oluşturduğu yazılarını salt dergi sayfalarında kalıp unutulmasın diye “Söz Aramızda”yla okurunu esenliyor.

Yine söz aramızda, ben ona hep Sadık Abi derim yıllardan beri. Eşi Birten Hanım’dan izinliyim. Salt “Sadık” adıyla çağrıldığında ise incelikli dokundurmayla Mehmet Sadık Kırımlı olarak anılmasını, yazılmasını, seslenilmesini anımsatır.

Evet Mehmet Sadık Kırımlı, içindeki tatlı-yaramaz çocuğu hep diri tutar, özenle korur onu. Şiirlerinde olduğu gibi yazılarında da o duru, doğal çocuğun aydınlığını duyumsarsınız.

***

Söz Aramızda’yı ilgiyle, beğeniyle, şiirin tadıyla okuyacağınızdan kuşkum yok. Dilinin, anlatımının, betimlemesinin, kitaplara dokunmasının tadına varacaksınız. Cevat Çapan, Bahri Karaduman, Ahmet Say, Enver Gökçe, Nâzım Hikmet, A. kaidir, Hilmi Haşal, Hüseyin Yurttaş, Hidayet Karakuş, Ahmet erhan,Ferhat İşlek, Nesrin Kültür, Özge Sönmez, Hüseyin alemdar, Gönül Çatalcalı, Adnan Özer…gibi çok sayıda yazın emekçisinin kitapları, yaşamları, kişilikleri, yazınsal değerleri üstüne yazıları da kitabı aydınlatıyor.

(*) Söz Aramızda, Mehmet Sadık Kırımlı, Denemeler, Pagos Y., Kasım 2021, 224 sayfa