Prof. Dr. Ziya Selçuk'un Milli Eğitim Bakanlığına atanması yalnızca Eğitim camiasında değil halk indinde de kabul gördü. Özelikle yaptığı basın toplantısında çizdiği çerçeve ileriye dönük yaklaşımları, başta öğretmenler olmak üzere herkese mut verdi. Kararlı ve taviz vermez tutumu, geçmişi, bunda önemli rol oynadı. Buna dayanarak bundan üç yıl önce gündeme getirdiğim ancak bakanlık yetkililerinin dikkate almadığı, birkaç idealist gencin yarattığı mucizeyi bir kez daha hatırlatmak isterim.
Demokrasi, başta siyasi partiler olmak üzere toplum katmanlarında yer alan STK’ların, sendikaların, derneklerin, sanatçıların, medya çalışanlarının, üniversitelerin ve halkın dilinden düşürmediği "Sihirli" bir sözcüktür .
Demokrasi, parlamenter veya başkanlık yönetimlerinin de kendilerine göre yorumladıkları bir kelimedir. İleri demokrasi neye göre ileridir? Sudan, İran, Cezayir’e mi? Amerika, Rusya, Çin'e göre mi? Yoksa Avrupa'daki yönetimlerimi kıstas almaktır?
Demokrasinin ilerisi gerisi olmaz. Asıl anlamı halkın kendi kendini yönetmesidir. Özdenetimcilik çatısı altında, toplumsal adalet, yaratıcılık, ekolojik düşünce, ayrımcılığa karşıtlık, toplumsal duyarlılık, eleştirellik, çoğulculuk, farkındalık, özgürlük, üretkenlik, dürüstlük, şiddete karşıtlık, eşitlik, dayanışma ve empati kurmaktan oluşan 15 başlıklı (alt yapısı fikir ve eylemeli olaylarla işlenmiş) bir "anayasa" düşünün.
Bunları içselleştiren ve benimseyen bir topluluğun her gün, "anayasalarında" yer alan konuların
gerçekleşmesi için gerektiğinde oylama yaparak hayata geçirdiğini varsayın...
Masal gibi değil mi?
Masal değil gerçek....
Bir grup idealist: alternatif eğitim, özgür finansman, ekolojik duruş, demokratik eğitim yaklaşımı
ile BBOM (Başka bir okul mümkün) projesini hayata geçirdi.
Bu yıl 65 çocuk, 10 öğretmen, 70 kooperatif üyesi velinin oluşturduğu "okul meclisi"nde her
bireyin bir oy hakkı var. Bu çocuklar ne bilir?
- Hayatın hayal kırıklarına açık olduğunu ancak onlarla baş etme gücüne sahip olduğunu,
- Okulun zorlayıcı olmadığını, özgür olduğunu, seçme hakkına sahip olduğunu,
- Eşitlikçi olduğunu ve ön yargı birikiminin yapılamayacağını,
- Birlikte karar almayı, sorumluluk üstlenmeyi, üretmeyi ve hayallerini gerçekleştirecek taşları döşemeyi,
- Çevre sorunlarını, hayvan sevgi ve haklarını,
- Yaşamı değiştirmeye kendi pratiklerinden başlamayı, yaratıcı olmayı.
Kar amacı gütmeyen kooperatif yönetimi gelir fazlasını burs gereksinimi olan öğrencilere
veriyor.
Başta siyasi parti yöneticileri olmak üzere ağızlarından "demokrasi"
sözcüğünü düşürmeyenler, Bodrum Ortaca’daki (MUTLU KEÇİ) okulunu ziyaret ederek,
6-10 yaş aralığındaki çocuklardan "DEMOKRASİ"nin anlamı ve uygulaması konusunda ders
almalıdırlar.
Belki o zaman bu sözcüğün gerçek anlamına uygun olduğunu düşünebilirler. Nutuk atmakla
medyada boy göstermekle hiç bir şey çözümlenmiyor.
Demokrasi kavramını uygulamalı olarak o yaştaki çocuklara indirgediğiniz için Yasin Çiçek,
Feyzi Eyikul, Burak Ülman ve tüm ekip arkadaşlarınızı kutluyorum.
Bu olayın önemini algılayan Seferhisar Belediye başkanı Tunç Soyer, Karşıyaka Belediye
Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar'ın desteklerinin devamını diliyorum.
Selam size yaşları küçük, yürekleri büyük gerçek “DEMOKRASİ” savaşçıları önder olacağınız gelecek "SİZİN".