Deli biriktirmişiz…

Galiba 1995/96 yıllarıydı…

Yerel televizyonlar ısrarla ve bol bol izleniyordu.

Sevgili Nurhayat Talay, sağ olsun ekran önü ile tanıştırdı.

Gençliğin de verdiği gazetecilik heyecanıyla programlar yapıyorduk.

Kalabalık konuklu bu programlarda başımıza gelmeyen de kalmıyordu.

Yerel yayıncılığın kaderi ve ilk yılları idi.

Derme çatma dekorun üzerinden canlı yayında düşenler, yayında burnumun dibinde gaz çıkaran obez kedi, “Kadın ve şiddet” programında Mor Çatı üyesi feminist abladan dayak yiyen abimiz, stüdyomuzu taraftarların basması, canlı yayında tekme tokatlı karı koca kavgası…

Asistan arkadaşlar sağ olsun, televizyon yayınımıza dilsiz konuk bile bulmuşlardı…

O hızlı yıllarda, nereden bulduysak, ak saçlı sakallı takım elbiseli bir abi geldi televizyona.

O zamanlar bugün gelinen sonuç noktasında değildi kendisi.

Yüksek Ekonomi Okulu diplomasını, ODTÜ yüksek lisansını ibraz etti.

DPT uzmanlığını referans gösterdi.

Aslında konu tamamen ekonomi üzerineydi.

Bize Türkiye’ye gerekli olacak ekonomik reçetelerini anlatacağını söylemişti.

Geçmiş zaman nasıl bulduk bende bilmiyorum…

Bir anda yayındaydık.

Ak sakallı amca yayına çıktığı andan itibaren telefonlar kilitlendi.

Belki 1 belki 2 soru sorabilmiştim.

Telefonla bağlanan, dinsel sorular soruyor, açıklamalar istiyordu.

Her telefon “Selamün aleyküm” ile başlıyor,” Allah razı olsun” ile kapanıyordu.

Nereden geldiğimizi şaşırsak da, yayının izlenme yüksekliği telefon trafiğinden belli oluyordu.

Aslında ketenpereye gelmiştik.

Ekonominin “E”si, konuşulmadan interaktif din bilgisi programı yapmıştık.

Doğrusunu söyleyeyim ,

Ekibe atmadığım fırça kalmamıştı.

Kafadan dolandırılmıştık zaten.

Ama yayın başladıktan sonra kaçacak yerin yok, devam etmiştik…

O programda duymuştum Mihr Vakfı’nı…

Yani ölünün arkasından konuşulmaz ama hafif bir “Delilik” durumundan dolayı, “Nerden buldunuz bu deliyi” diyenler dahi olmuştu…

Bu zat İskender Evrenesoğlu idi…

Yani kendini, daha sonra peygamber ilan edecek olan ekonomist…

***

Aradan yıllar geçti, yap hesabını işte…

Bizim ekonomist imam;

Peygamberlik ilanından sonra hızlı bir grafikle; yayınlanan videolardan anlıyoruz ki Allah ile iletişim kurmaya başlamış. Yetmemiş; Allah Üniversitesi’ni kurmuş.

Amerika’da 100 dolara diplomalar satmış…

Yetmemiş, kendini rektör, eşini dostunu öğretim üyesi yapmış…

Ceketi kravatı bırakıp cübbe ve sarığa bürünmüş…

Hepsini anladım…

Bursa’daki cenaze töreni hınca hınç dolmuş…

Hayretler içerisinde ve bir Atatürk evladı olarak ağzımdan şunlar döküldü;

“Bu insanlar delirmiş”

Gerçekten yazık ülkeme…

Nasıl bir yalnızlık duygusu ve çaresizler topluluğu oluşmuş ki; diyanetin bile imam yollamak istemediği bir cenazede 3 bin 5 bin kişi toplansın…

Yazık…

Ölmüşüz de haberimiz yok…

Bunca yıl bu ülke, deli biriktirmiş deli…

***

Milli Piyango

Hepimizin umuduydu…

Yılbaşında radyonun başında, biraz büyüyünce televizyon karşısında, büyülü rakamların sepetlerden düşüşünü takip ederdik.

Milli Piyango özelleşti…

Eskiden biletin sahibi çıkmaz ise para devlete aktarılırdı.

Şimdi bilmiyoruz…

Geçen yılın 70 milyon liralık ikramiyesi ne oldu?

Kimseye çıkmadıysa, devlete de gitmeyecekse,

Bu yılın ikramiyesine devredilmesi gerekmez mi?

Açıklanan yılbaşı ikramiyesi 80. Artı 70 de geçen yıldan kaldı.

İkramiyenin 150 olması lazım değil mi?

“Nerde bu millet nerde bu devlet?” diyesiniz yok mu?

Bende mi var bir arıza?

***

Bravo İzmir Barosu

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, kentin ortasında “Suikast”e kurban gitmişti.

İzmir Barosu, binasının önünde son derece sade ama anlamlı bir törenle meslektaşını andı.

Ortaya konan kürsünün üzerinde “Özgür Kürsü” yazıyordu.

Altında ise; “Şiddet ve nefret içermeyen her ifade, açıklanmayı hak eder”

İbaresi yer aldı…

Hem sade tören için hem bu güzel yazısı için; Bravo İzmir Barosu…

***

Soru

Bu derde internette denk geldim…

İzmir Kültürpark’ta yıkım kararı çıktı.

Binalar boşalıyor.

Mekanlarını 2020 yılı için düğüne rezerve edenler aldıkları kaparoları geri ödeyecekler mi?

Kaparo ödeyip düğün tarihi bekleyenler, yıkılmış duvarlarla karşılaşıyor.

Nasıl iyi değil mi?

Yıkım dediğin böyle planlı programlı yapılır (!)

***

Gereksiz bilgi

TC Kimlik numaranızın ilk 10 rakamı toplamının birler basamağı; 11. rakamı vermektedir…

Gerekli bilgi

Penguenler değişik hayvanlardır…

O belgesellerde izlediğimiz sevimli canlılar Kuzey Kutbunda yaşamazlar…

Penguenlerin tamamının mekanı güney kutbudur…

Deli Ziya: “Zengin ailelere evlat olunur.”

YORUM EKLE