İlk, 47 yıl önce çevrilen "Selvi Boylum Al Yazmalım”ın hafızalara kazınan repliğini anımsayalım; “Mutluluk neydi; coşkun akan dere, sonbahar rüzgarıyla ürperen yaprak, cama vurup dağılan yağmur damlaları, bir yürek çarpıntısı. Sonunda coşkun dere durulur, yapraklar kurur dökülür, yağmur diner güneş çıkardı. Sevgi neydi; sevgi sahip çıkan dost, sıcak insan eli,
insan emeği idi. sevgi iyilikti, sevgi emekti.”

Kırgız Yazar Cengiz Aytmatov’un eserinden uyarlanan “Selvi Boylum Al Yazmalım”, Türkan Şoray ile Kadir İnanır’ın en ikonik unutulmaz filmidir. Sinema yapımcıları; “Bodrum Hakimi”, “Dila Hanım”, “Devlerin Aşkı”, “Deprem”, “Dönüş” gibi filmlerinde “Sinemanın Sultanı”nın karşısına hep Kadir İnanır’ı koydular. İkisi de “gözleriyle oynayan” birbirlerine de çok yakışandı. Her filmle hayranlarının sayısı katlanıyordu.
“Yakıcı yakışıklılığı, karizmasıyla sinema-dizi sektörü, magazin ve mafyatik kültürsüzleştirme dünyası için bulunmaz bir nimetti. O, hiç tereddüt etmeden, bütün bunları elinin tersiyle itti, sanatını ve politik duruşunu ezilenden, iyiden ve doğrudan yana koydu. Acımız büyük olsa da, Kadir İnanır gibi güzel, cesur insanların, sanatçıların varlığı bu topraklardan umudumuzu kesmememiz gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor bize.”(Şair Nevzat Çelik)
Adana’da 49 yıl önce çekilen başrollerini Türkan Şoray Kadir İnanır ve Ahmet Mekin’in paylaştığı “Selvi Boylum Al Yazmalım”, dram türü filmdir.
1978’de 15. Uluslararası Altın Portakal Film Festivali'nde Maden filminin ardından "2. En İyi Film" seçildi. Ayrıca Türkan Şoray, “Asya” karakterindeki performansı ile 1978 Taşkent Film Festivali'nde "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü kazandı. 2014'te ise Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen halk oylamasında En İyi 100 Türk Filmi arasında 6. seçildi. Ayrıca Sinema Yazarları Derneği tarafından 2015'te açıklanan listede "Türk sinemasının en iyi 8. filmi" seçildi.
Sinema otoritelerine göre film; “hep bir heyecanı ve umudu” simgeler.
İlyas’ın(Kadir İnanır) 'Aldırma Gönül' yazan kamyonu, Cemşit’in Samet için boyadığı salıncak, kırmızı çıngırağı ve Asya’nın al yazması.
Filmin müziği, yine bir efsane; Cahit Berkay ‘a aittir.
-SENARİSTİ ANLATIYOR-
Usta senarist ve yönetmen Ali Özgentürk, 70 yıldır 500’den fazla defterde tuttuğu notlarını ‘Gizli Defterlerim’ kitabında bir araya getirmişti. Yaşar Kemal, Yılmaz Güney, Atıf Yılmaz, Türkan Şoray, Kemal Sunal ve niceleri, kitapta yer alır. Kitap, Kıymetli Meslektaşım Ünal Ersözlü 'nün armağanıdır bana.
Kitapta Özgentürk'ün senaristi olduğu "Selvi Boylum Al Yazmalım" ile ilgili bölüm çok ilginçtir. Özgentürk anlatıyor; "Finalde Türkan Şoray’ın oynadığı Asya, tutkuyla âşık olduğu İlyas’ı (Kadir İnanır) değil, ona ve çocuğuna emek veren Cemşit’i (Ahmet Mekin) seçiyordu. Ben senaryoyu böyle yazmıştım ama çekimler sırasında Türkan Şoray, 'Asya filmin sonunda İlyas’a dönsün’ diye tutturdu. Çünkü star, stara dönermiş! Yönetmen Atıf (Yılmaz) Abi de onay verdi. 'Filminiz de finaliniz de sizin olsun' diyerek bavulumu topladım. Yola düştüm. Bir araba gelecek, beni alıp gidecek. O sırada Rüçhan Adlı’yla karşılaştık.(Türkan Şoray 'ın o dönemdeki hayat arkadaşıydı) 'Siz niye çekimde yoksunuz' dedi. Anlattım. İkna etti Şoray’ı. Filmden bugüne taşınan repliğe gelince; O sırada Işıl Özgentürk’le evliydim. Bir sene sürdü senaryoyu yazmam. Bugüne kadar da beş kuruş almadım. Evimize Işıl bakıyordu. Ben de bebeğimize bakıyordum. Onu hep arabasıyla dışarı çıkarıp gezdirirdim. Replik; ona verdiğim emekten doğdu."
-İKİSİ DE GÖZLERİYLE OYNARDI-
Türkan Şoray ve Kadir İnanır, sinema için müthiş bir çiftti.Birbirlerine çok yakışırdı.
"Bodrum Hakimi ", "Dila Hanım", "Devlerin Aşkı ", "Deprem", "Dönüş" beraber filmleriydi..
Yönetmenler, yapımcılar "Sultan''ın karşısına hep Kadir İnanır'ı koydu. Son derece yakışıklı, yetenekli, karizmatikti İnanır.
Adeta Türkan Şoray gibi -o da- gözleriyle oynardı. Seyircisi ile harika ilişki kurardı.
İkilinin son filmleri ise 2003 yapımı “Gönderilmemiş Mektuplar”dı.
Türkan Şoray ile Kadir İnanır, üç sene önce Adana Altın Koza Film Festivali’nde elele çıkmışlardı seyircinin karşısına, yıkılmıştı ortalık.
Türkan Şoray, Kadir İnanır’ın vefatıyla derinden sarsıldı, duygularını da şöyle paylaştı; “Sevgili Kadir; Günlerdir umutla, gelecek sağlık haberini beklerken, ne yazık ki acı haberin geldi, inanmak istemedim. Sen, bir bakışa bin anlam sığdıran, en güzel gülen adam. Ne anlar paylaştık, ne anılar biriktirdik film çekimlerinde. Senin sinemadaki ışığın hiç sönmeyecek.
Sinemamız var oldukça, sen hep var olacaksın ve de Al Yazmalı'nın kalbinde..."
-KALPLERDE KALBİYLE YAŞAYACAK-
Yazıyı; filmlerinin seslendirme yönetmenliğini de yapan tiyatro sanatçısı dostum Volkan Severcan'ın; Kadir İnanır'a ithaf -hepimizin duygularına tercüman- veda yazısıyla bitirelim;
"Ben onu çocuk yaşımda tanıdım. Memleket daha siyahtı beyazdı, perdeler büyüktü, kahramanlar susunca bile konuşurdu. Bazı insanlar ölünce, giden sadece bir nefes değildir. Bir mevsim çekilir ülkeden. Bir ses eksilir rüzgârdan, bir bakış çekilir uzak dağlardan, çocukluğunun kapısını araladığında orada duran o uzun gölgeyi artık bulamazsın. Türkiye onu sinemanın büyük yüzü olarak sevdi. Ben ise,aynı masada çay içen, aynı cümlede susmasını bilen, dostluğunu omzuna bırakan adamı sevdim. İnsan bazen fark etmez; hayatının bir köşesine, kocaman bir çınarın gölgesi düşmüştür. O gölgeyi hep orada sanırsın. Sonra bir gün, gökyüzü aynı kalır, deniz aynı kalır,şehir aynı kalır. Ama gölge çekilir. İşte o zaman anlarsın; bazı insanlar yalnız kendi hayatlarını değil, bizim hayatımızın da bir bölümünü yaşarmış.
Hoşça kal büyük usta. Çocukluğumuzdan, gençliğimizden, bu memleketin en güzel hikâyelerinden bir parça alıp gittin. Geriye, minnet kaldı.Sessizlik kaldı. Ve adını her duyduğumuzda içimizi dolduracak o kocaman özlem…"
Bir dönemin hafızası oldu Kadir İnanır. Kalbimizin en sıcak yerindedir. Tavrı, ardında bıraktığın unutulmaz karakterle o kalplerde kalbiyle yaşamaya devam edecek.
"Çünkü bazı insanlar filmlerde değil, insanların kalbinde yaşar!”