Birçok kişinin aksine, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul Büyükşehir’de seçim yenileme kararı alma olasılığını düşük buluyorum. Nedenlerine gelince…

Öncelikle seçimi İmamoğlu’nun kazandığı çok açık. Haftalardır aranıyor, hukuk dışı bir şey yok. Seçimin iptali Erdoğan ve AKP başta olmak üzere, kimsenin işine gelmiyor ve risk çok fazla… Böyle bir durumda, Erdoğan’ın dünyanın gözünde ‘seçim tanımayan diktatör’ durumuna düşmesi, ekonomik krizin büyümesi, önceki seçimlerin de sorgulanması ve sonuçta Erdoğan’ın koltuğunun sallanması sürpriz olmaz. Yapılacak yeni seçimde İmamoğlu’nun yüzde 60’ı aşması da kesin. YSK üyelerinin, hukuk dışı kararlar vermeleri durumunda, bir gün Yüce Divan’da yargılanabilecekleri yönünde kendilerini uyaran hukuk duayenlerini dikkate alacakları kanısındayım.

“Kafa karıştıranlar ve belki de Kılıçdaroğlu’nun söylediği gibi, Erdoğan’a kumpas kuranlar kimler?” diye sorarsanız, “Emperyal güçler ve Bahçeli” derim…

Erdoğan Neden Sıkıntılı?

Kendisini ve AKP’yi iktidara taşıyan İstanbul ve Ankara belediye başkanlıklarının kaybedilmesine sıkılmıştır, kuşkusuz. Önceden DSP-MHP-ANAP koalisyonunu bozup, AKP ve Erdoğan’ı iktidara taşıyan Bahçeli’nin, yine benzer tavırlar sergiliyor olmasına da... Seçim gecesi “Kazanmak için bir oy fazla almak yeterlidir” demişken, elle tutulur hiçbir şey olmamasına karşın, “Seçim tekrarlanmalı” diye tutturmasına, örneğin. Erdoğan “Aynı film yeniden oynanıyor ama bu kez başrol oyuncusu ben değilim” diye düşünüyordur, belki de.

Bahçeli’ye güvenmediği ve ne yapacağını öngöremediği için ‘Türkiye İttifakı’ hamlesini ortaya atan Erdoğan, Bahçeli geri adım atınca, ortağına uydu, şimdilik.

Bahçeli’yi Çözmek

Bahçeli’nin zeka düzeyinin düşük olduğunu veya bunamaya başladığını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Her zamanki gibi rol yapıyor ve puslu havayı seven ‘Kurt’ gibi, uygun saldırı anını kolluyor.

Bahçeli’yi çözmek için, “MHP YSK’nin alacağı karara maşeri vicdana uygun olması kaydıyla, elbette saygı gösterecektir” ve benzer sözlerini yorumlamaya çalışmak yerine, önceden yaptıklarına bakmak gerek. Erdoğan’ın hiç istememesine karşın, Abdullah Gül’ü cumhurbaşkanı seçtirmesini; Ekmeleddin İhsanoğlu gibi zayıf bir ‘Çatı Aday’ çıkararak, Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasını; anayasayı değiştirmesini destekleyerek ‘Tek Adam’ yetkileriyle donanmasını sağlaması hatırlanmalı, örneğin.

Tüm bunlar oynanan emperyal oyunun önemli saç ayaklarıydı ve Bahçeli bu yaptıklarıyla Türk milliyetçiliğine hizmet değil, zarar verdi. Rahmetli Uğur Mumcu’nun ‘sahte milliyetçi’ tanımı ve Alpaslan Türkeş’in el yazısı ile oğluna yazdığı mektupta, Bahçeli’ye ilişkin yazdığı satırlar okunursa, ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.

Sonuç

İstanbul seçimlerinin iptalinin, oynanan emperyal oyunun önemli bir parçası olduğu ve S400 füzeleri konusunda alınacak kararın, önümüzdeki süreçte önemli rol oynayacağı kanısındayım.

Bahçeli, emperyal güçler ne isterse, onu yapacaktır; tıpkı önceden yaptığı gibi. Umarım Erdoğan oynanan oyunun bu kez farkına varır, İstanbul seçimlerini iptal ettirmez, bir kez daha kandırılmaz.

YSK üyelerinin hukuk kurallarına ve önceki kararlarına uyarak, İmamoğlu’nun belediye başkanlığını onaylayacaklarını düşünüyorum.

Aksi takdirde Türkiye’yi Venezuela’dan bile zor günler bekliyor.