Mektuplar

Trump'ın gönderdiği tehdit ve hakaret dolu mektup, geçmiş dönemlerdeki diplomatik mektupların bazılarını aklıma getirdi.
İlk aklıma gelen bir mektup değil aslında, bir mesaj...
1930'lu yıllar...

İtalya'da kara gömlekli faşist diktatör Mussolini kendisinin İmparator olacağı Büyük Roma İmparatorluğu hayalleri içinde...
''Büyük İtalya...

Bizim Deniz (Mare Nostrum) Akdeniz...'' diyor.
Habeşistan, Libya işgalinin ardından, sıra Anadolu kıyılarına geliyor.
Roma'da adamlarının yönlendirdiği öğrenciler, Türkiye temsilciliğinin önünde gösteri yapıyorlar. ''Antalya İtalyanlarındır'' sloganları atıyorlar.
Dahası İtalya temsilcisi Çankaya'da Ata'yı ziyaret ediyor, bazı imalarda bulunuyor.
Bir rivayete göre Atatürk cevabını askeri üniforma içerisinde verince, temsilci kuyruğunu kıstırarak Çankaya'dan ayrılıyor.
Bu bir rivayet ama gerçek olan, Atatürk hemen komutanlarını topluyor.

İzmir'de beş gün sürecek 'Savaş Oyunları' düzenliyor.

Faşist diktatöre; ''Ben hazırım. Gel de al'' mesajı veriyor.
Dik duruşun ne olduğunu bütün dünyaya anlatıyor.
Dergilerde yayınlanan, Atatürk'ün, çizme biçimindeki İtalya'yı ayağına geçirme karikatürleri Mussolini'ye bir ders niteliğinde oluyor.
Yıl 1964...
Bu kez mesaj yazılı.
Gönderen ABD Başkanı Lyondon Johnson...
Başbakan İsmet İnönü'ye gönderdiği mektup tehdit dolu; ''Türkiye NATO üyesi olan Yunanistan ile arasında bir gerilim yaratacak, Kıbrıs'a müdahale gibi bir hareketlilik içine girecek olması durumunda, Sovyetler Birliği'nin Türkiye'ye yönelik olası bir işgali karşısında, NATO' bu işgale müdahalede çekimser kalabilecektir.

Ayrıca böyle bir girişimde Türkiye, Amerikan silahlarını kullanamaz.''
Aslında İnönü bu mektuptan önce askeri bakımdan zayıf, ekonomik açıdan ABD'ye bağımlı olmasına rağmen Türkiye'nin onurlu tavrını açıklamış;
''Yeni bir dünya düzeni kurulur,Türkiye de orada yerini alır.''
İnönü mektubu da cevapsız bırakmaz;
''Mektubunuz hayal kırıcı olmuş ve önemli görüş ayrılıkları belirmiştir.''
İşte bu kadar...
Gelelim geçtiğimiz günlere...
ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan, Savunma Bakanı Hulusi Akar'a yazdığı mektupta,Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füzeleri alması halinde, ülkesinin parasını aldığı F-35 uçaklarını vermeyeceğini, ülkesinde eğitim alan Türk pilotların geri gönderileceğini belirtiyor.
Shanahan ayrıca 'Amerika'nın düşmanlarına yaptırımlarla karşı koyma yasası'nın '' uygulanacağnı belirtiyor.
Milli Savunma'dan tık yok...
Ve nihayet Trump'ın rezil mektubu...
Adam kendi medyasına sızdırmasa hiçbirimizin haberi olmayacak...
Ne imiş çöpe atmışız...
Yok ya.

Şimdi de Cumhurbaşkanı ''Giderken yanımda götüreceğim' diyor.
Anlayan beri gelsin.
O rezil mektup ne kadar aşağılık olursa olsun, çöpe atılmaz.

O dile uygun bir cevap yazılarak Trump'un masasına konur.
Ama nerede bu dış politika...
Turgut Menemecioğlu'ndan,Suat Hayri Ürgüplü'den, Tevfik Rüştü Aras'dan ,İhsan Sabri Çağlayangil'den, Şükrü Elekdağ'dan sonra   bugünkü dışişleri mensuplarına bakın.
Dış politika,iç politikaya endekslenirse,
Ülkenin geleneksel dış politikası terkedilirse,
Dış politikada islamcı,mezhepçi bir politika izlenirse ,
Nasıl dik duracaksınız?

YORUM EKLE