Serkan Aksüyek Ethem BüyükışıkEthem Büyükışık Dorukhan Büyükışık Nihal Büyükışık13 Mayıs 2018 tarihinde İzmir’in Narlıdere ilçesinde Tanyer İnşaat şirketine ait Bulut Orman Evleri şantiye sahasında öldürülen Dorukhan Büyükışık cinayeti yargılamasında, 13 Şubat Cuma günü (yarın) başlayacak duruşma kritik önem taşıyor.

Tanyer İnşaat’ın beş çalışanının İzmir 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden yargılaması ile cinayet günü olay yerinde görevli sekiz Emniyet mensubunun İzmir 2’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde süren yargılamasının birleştirme kararı geçen Ekim ayında verilmişti.

Sanık polislerin davaların birleştirilmesine itirazları İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilirken, cinayet davasının tek mahkeme yargılamasında devam etmesinin önü açılmış oldu.

Kamuoyunun yakından izlediği davada, oğlu Dorukhan Büyükışık için adalet savaşını sürdüren acılı baba Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, davaya ilişkin en güncel gelişmeleri Dokuz Eylül Gazetesi ile paylaştı.

// 8 YILDIR SÜREN MÜCADELE

Öldürüldüğünde henüz 26 yaşında olan, lisans eğitimini Yeditepe Üniversitesinde, yüksek lisans eğitimini Oklahoma Üniversitesi’nde şeref derecesiyle tamamlayan oğlu Dorukhan için sekiz yıla yaklaşan adalet mücadelesinde kritik bir eşiğin aşıldığını belirten Büyükışık; “Tanyer İnşaat şirketinin şantiyesinde öldürülen oğlumun katillerinin peşinden son nefesimi verene, gözlerimin ışığı sönene kadar gitmeye devam edeceğim. Tüm suç delilleri olay yerinde yok edilen ve işlenen cinayete ‘intihar’ süsü verilerek dosyası kapatılan oğlumun adalet mücadelesi, ülkemizde yargı ve kolluk güçlerine duyulan güvenin toplumun her kesiminde benimsenmesi açısından da önem taşıyor.” dedi.

Ethem Büyükışık’ın cinayetten sonra geçen beş yılda, adeta iğne ile kuyu kazarcasına ortaya çıkardığı kanıtlar, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebi ve bu talebin Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 9 Şubat 2024 tarihli kararı ile kesinleşmesi sonrasında yeni bir evreye girmişti. Bu karar üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Dorukhan Büyükışık dosyasını tozlu raflardan indirmiş ve yeniden soruşturma başlatmıştı.

// ÖLÜM SESSİZLİĞİ SÜRÜYOR

Tüm zanlıların aynı davada yargılanması kararında etkili olan unsurların başında, olay mahallinin aynı olması ve katılanın aynı kişiler olmasının yanı sıra, tarafların tamamının olay günü olay mahallinde bulunması geliyor. Bu şekilde her iki dosya arasında fiili bağlantı bulunması ve Ağır Ceza Mahkemesinde yapılacak yargılamanın Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davayı etkileyecek olması; yine her iki dosya arasında fiili, hukuki ve şahsi bağlantı olması da iki dava dosyasının birleştirilmesini gerekli kılıyor.

Dikkatli okurlarımız anımsayacaktır.

Tanyer İnşaat şirketinin sahibi Münir Tanyer ve oğlu Taylan Tanyer’in sekiz yıla yakın süredir adeta ölü taklidi yapmalarının sebebini pek çok yazımızda sorgulamıştık. Ethem Paşa ile 2023 yılında katıldığımız canlı yayında bu yönde açık çağrı da yapmıştık. Bugüne kadar yapılan yüzlerce haberde ve TV yayınında benzer çağrılar yapılmasına rağmen sonuç değişmedi.

13 Şubat’ta yapılacak duruşmaya bu iki kişinin de katılarak haklarındaki suçlamalara cevap vermelerini de beklediklerini belirten Ethem Büyükışık, cinayetten hemen sonra olay yerinde avukatları ile birlikte bulunan Tanyer yöneticilerinin, bugüne kadar delillerin karartılması adına pek çok suçu işlediklerini iddia ediyor.

// “TANYERLER OLAY YERİNDEYDİ”

Büyükışık’ın bu kapsamdaki değerlendirmesi şöyle:

“Münir Tanyer’i tanımam, hayatımda görmedim. Ailemden herhangi biri de tanımaz. Oğlumuz Dorukhan da tanımazdı. Cinayet anında, yani 12 Mayıs 2018’i 13 Mayıs 2018’e bağlayan gece yarısında elimizdeki HTS baz kayıtlarına göre Münir Tanyer ve Taylan Tanyer cinayet mahallinde görünüyor. Münir Tanyer tarafından kullanıldığı bilirkişi raporu ile tespit edilen ve işçilere talimat verilen bir telefon var. Münir ve Taylan Tanyer ile ilgili elimizdeki tüm bilgiler, belgeler ve veriler geceden itibaren Dorukhan’ın öldürüldüğünü bildiklerini ve cinayetin örtülmesi ile ilgili talimat verdiklerini gösteriyor. Olay yerini pek çok açıdan gören kameraların kayıtlarının tamamını yine bu iki kişinin yok ettiğini, sonradan ürettikleri 8 dakika 54 saniyelik görüntüyü Şehit Adnan Tanrıverdi Polis Merkezi’ne çalışanları olan Yiğit Aykurt kanalıyla teslim ettiklerini biliyoruz.

Olay günü olay yerindeki bütün şüphelileri ve tanıkları fiilen olay yerinde bulunan Münir Tanyer ve Taylan Tanyer; dönemin İlçe Emniyet Müdürü İsmail Yalçın ve dönemin Başkomiseri İsmail Köksal ile iş birliği halinde olay yerinden kaçırarak savcıya ifade vermelerini engellediler. Olayla ilgili kamera kayıtlarını yok etmeleri yetmiyormuş gibi o gün kullanmış oldukları telefonların tamamını yok edip onların yerine cinayetten 1, 2 ve 3 yıl sonra satın aldıkları cep telefonlarını savcılığa götürüp biz cinayet günü bu telefonları kullandık deyip sahte bilirkişi raporu ürettirdiler.”

KUTU 1

OLAYIN TANIĞI OLAN

TIR ŞOFÖRÜ NE DİYOR?

Ethem Büyüışık, oğlu Dorukhan’ın öldürüldüğü geceye ilişkin elinde bulunan delillerden yola çıkarak, cinayetin gece yarısı 01:30 sularında işlendiğini öne sürüyor.

Pekâlâ…

Herkesin yanıtlaması gereken on puanlık sınav sorusu şu:

Nasıl oluyor da Narlıdere ilçesinin yoğun yerleşim olan bir mahallesinde gerçekleşen cinayetin tek bir görgü bulunamıyor?

O tanık bulundu.

Olay gecesi şantiyeye inşaat malzemesi getiren bir tır şoförü, saatler gece yarısını geçince aracındaki yatağına yattığı sırada, çevreden yükselen gürültülere dikkat kesilmişti.

Acılı baba Ethem Büyükışık’a ulaşan şoför, cinayeti tüm ayrıntıları ile anlattı. Bu anlatımlar, Büyükışık’ın elindeki deliller ve kurmay zekası ile şematize ettiği cinayet örgüsü ile bire bir örtüşüyordu.

Yaklaşık bir buçuk saatlik görüşmeyi kayda alan Büyükışık, bu kaydı soruşturma ile doğrudan ya da dolaylı ilgili tüm devlet kurumlarına iletti. Bu kurumlar arasında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı da bulunuyor.

Tır şoförünün anlatımlarında Tanyer İnşaat Şirketinin sahiplerinden Taylan Tanyer’in dönemin Narlıdere Şehit Ayhan Tanrıverdi Polis Merkezi Amiri İsmail Köksal ile birlikte cinayet sonrası olay yerinde delilleri birlikte kararttıkları detayları yer alıyor. Münir ve Taylan Tanyer’in cep telefonlarının HTS baz kayıtlarında da bu durum açıkça görülüyor.

Mehmet Tokdemir

İZMİR ADLİ TIP KURUMU BAŞKANI

PROF. DR. MEHMET TOKDEMİR DE

DAVAYA DÂHİL OLACAK MI?

Özel Kuvvet Tümgenerali olan Ethem Büyükışık’ın, cinayetin “yüksekten düşme ve intihar” olarak kapatılmasına ilk itirazı, 27 metre yüksekten düşen bir kişinin vücut bütünlüğünün tamamen bozulmuş olması gerektiğini bilmesiydi.

Çünkü kendisi bir komandoydu ve komandoların başına en sık gelen kazalar yüksekten düşmeydi. Dorukhan’ın otopsi raporunda ise darp sonucu öldürülmüş olabileceği ve bu nedenle olayın adli tahkikat ile aydınlatılması gerektiği yazıyordu. Baba Büyükışık olay yerinde yaptığı incelemede oğlunun üzerindeki eşofmanlarında ve ayakkabılarında en küçük bir hasar olmadığını tespit etti, ayrıca Dorukhan’ın bedeninde de tek bir sıyrık ya da tek bir damla kan yoktu. Dorukhan uyur gibi bulunmuştu. Ancak Adli Tıp Kutumu uzmanları olayın aşamalarında bu otopsi raporuna rağmen arka arkaya beş defa “yüksekten düşme” savı ile rapor düzenledi.

Verilen bu raporlar, insan zekâsıyla alay etmenin ötesinde akıl ve bilim kurallarına aykırıydı. Büyükışık, İzmir Adli Tıp Kurumu Grup Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tokdemir başta olmak üzere, raporlarda imzası olan birçok kişi hakkında suç duyurusunda bulundu ve delillerini Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim etti.

Suç duyurusunun kapsamında 5 kere üst üste rapor veren İzmir Adli Tıp Kurumu Grup Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tokdemir başta olmak üzere İzmir’deki iki üniversiteden profesörler, raporun verildiği tarihte görev yapan Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu Üyeleri ve Adli Tıp Kurumu Üçüncü Üst Kurul Üyeleri dahil olmak üzere toplam 62 kişi bulunuyor.

Yargıtay’ın kanun yararına bozma kararı ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın cinayet davasına müdahil olması sonrasında, “yüksekten düşme” olarak verilen tüm Adli Tıp raporları da hükümsüz kaldı.

Ethem Büyükışık suç duyurusunda adı geçen İzmir Adli Tıp Kurumu Grup Başkanı Mehmet Tokdemir’in, çok farklı bir suça da karıştığı iddiası ile YÖK soruşturması geçirdiği bilgisini verdi.

Büyükışık, aralarında Tokdemir’in de bulunduğu Adli Tıp görevlilerinin bedensel engeli olmayan kişilere yüzdesi yüksek oranlarda sahte maluliyet raporları düzenleyerek sigorta şirketlerini zarara uğrattıklarını ve bu iddianın Yüksek Öğretim Kurumu tarafından soruşturulduğunu iddia etti.

Tahkim Komisyonu’nun, Türkiye’nin bu alanda en deneyimli üç bilirkişisini tayin ederek iddiayı incelettiğini kaydeden Büyükışık; bilirkişilerin yaptıkları tespitte, maluliyet oranı sıfır olan kişilere yüksek oranlarla maluliyet raporu verilerek ömür boyu maaşa bağlandığının tespit edildiğini de sözlerine ekledi.

Ethem Büyükışık Üniforma-1

ETHEM BÜYÜKIŞIK KİMDİR?

1962 yılında Isparta’da dünyaya gelen Ethem Büyükışık, 1980 yılında Kuleli Askeri Lisesi’nden, 1984 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun olarak Teğmen rütbesi ile Türk Silahlı Kuvvetleri’ne katıldı.

1985 yılında Topçu ve Füze Okulu’ndan mezun olan Büyükışık, askerlik kariyeri boyunca komando harekâtı, hava indirme harekâtı, iç güvenlik/terörle mücadele harekâtı, gayrinizami harp ve özel kuvvet harekâtına ilişkin çeşitli ihtisas, özel ihtisas ve öğretmenlik kurslarını tamamladı.

1985 yılında ilk görev yeri olan Hava İndirme Tugayı’na (Kayseri) atanan Büyükışık, bu görevi esnasında 1989-1991 yılları arasında Erciyes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü yüksek lisans programında yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak ders verdi.

1996 yılında Kara Harp Akademisi eğitimini tamamlayarak kurmay subay oldu, müteakiben 1999 yılında Silahlı Kuvvetler Akademisi’ni bitirdi.

2008 yılında Tuğgeneralliğe terfi eden Büyükışık, 2008-2010 yılları arasında Genelkurmay Stratejik Araştırma ve Etüt Merkezi (SAREM) Başkanlığı; 2010-2012 yılları arasında ise 1. Komando Tugay Komutanlığı görevlerini yürüttü.

2012 yılında Tümgeneralliğe terfi etti.

2012-2014 yılları arasında Isparta Eğirdir’deki Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı, 2014-2016 yılları arasında ise Belçika’nın başkenti Brüksel’de NATO Türk Milli Askeri Temsil Heyeti (NMR) Başkanlığı görevlerinde bulundu.

Meslek hayatı boyunca yurtiçinde ve yurtdışında, Komando, Dağ ve Komando, İç Güvenlik, Hava İndirme ve Özel Kuvvetler Komutanlıklarında 15 yıldan fazla süre terörle mücadele eden; yurtdışında diplomatik misyonlarda uzun yıllar Türkiye’yi temsil görevlerinde bulunan Büyükışık, 2016 yılında kadrosuzluk nedeniyle emekli oldu.

“Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası” sahibi olan ve iyi derecede İngilizce bilen Ethem Büyükışık’ın Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “İnsan ve Savaş” ve “Düzensiz Savaşlar” adlı kitapları da bulunuyor.