Yine kan, yine gözyaşı. Bu kaçıncı? Kahpece, alçakça saldırıyorlar. İnsanlıktan çıkmışlar, mısır gibi patlatıyorlar kendilerini. Hepsi birer piyon. İpleri başkalarının elinde birer kukla her biri. Bataklıktan havalanan sivrisinek misali.
Tabii ki sivrisineklerle mücadele edeceksiniz. Ancak bataklığı kurutmadıkça sivrisineklerin sonu gelmeyecek.
Bataklığın kurutmanın tek yolu başta 'Yurtta barış, dünyada barış' olmak üzere Atatürk ilkeleri.
Önce yurtta barışı sağlayacaksınız. 'Onlar ve bizler' söyleminden vazgeçeceksiniz. Bütün yurttaşları sevgi ve şefkatle kucaklayacaksınız. İşçiye, köylüye, memura, emekliye sahip çıkacaksınız. Medyaya batı standartlarında özgürlük tanıyacaksınız. Ağzından salyalar saçan paçavra medyasına destekten vazgeçeceksiniz. Sanatçıya, sporcuya saygı göstereceksiniz.
Öyle dolar bozdurarak, birikimleri satarak ekonomiyi düzeltemezsiniz. Yatırımlara ağırlık vereceksiniz. Üretimden fazla tüketimi desteklemeyeceksiniz. Kararlı ekonomik politikalar uygulayacaksınız.
Her taraf yangın yeriyken Türkiye'yi daha büyük felaketlere sürükleyebilecek Başkanlık Sistemi'ni de dayatmayacaksınız. Terör olayları dahil olmak üzere birçok olayı, oya tahvil etme gayreti içinde olmayacaksınız.
Bu ısrarınızın ülkede büyük bir huzursuzluk yarattığını anlayın artık.
Ancak bu şekilde içte siyasi bir seferberlik sağlayabilirsiniz.
Peki ya dışta nasıl bir seferberlik başlatılması gerekiyor?
Bataklık Ortadoğu'da.
En uzun sınırımız Güneydoğu'da PKK ve onun uzantılarıyla. Onun hemen yanı başında İslami terör örgütleriyle sınırımız var.
Tesellimiz, Cerablus-Azez arasındaki alanda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bulunması ve dolayısıyla burada bir Kürt, yani Amerikan koridorunun engellenmesi.
Peki buralara nasıl geldik?
Bizi buralara “Emevi Camii'nde Cuma namazı kılacağız” veya “Atarız oradan buraya üç-beş füze, sonra da oraya gireriz” diyen daha doğrusu dedirten irade getirdi. Diktatör de olsa Esat döneminde Suriye sınırı en sorunsuz sınırlardan biri değil miydi?
Irak'la, Suriye'yle, İran'la ilişkilerimiz son derece kötü. Bu ilişkilerin süratle düzeltilmesi lazım. Suriye egemen bir ülke, Esat da bu ülkenin resmi başkanı. Dost olmasan bile düşman da olma. PKK'nın ya da İslami terör örgütlerinin buradan temizlenmesi bataklığın kurutulmasında önemli bir adım olacaktır. Sonuç olarak Büyük Önder'in “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesi ülkemizi çok farklı bir konuma taşıyacaktır. Atatürk ilkelerinin, vatan hainleri dışında hiç kimseye bir zararı dokunmaz.