O, “Ben ölürsem akşamüstü ölürüm” der. Oysa görüyoruz, o hiçbir akşamüstü ölmüyor, yaşıyor, yaşayacak.
O, çünkü Nazım’ın ülkesinin şairidir.
Bunun kanıtı da, Pablo Neruda’nın şu sözlerine tanık olup onları dizeleştirmesi değil midir?
“...Oturun Mösyöler, dedi,
Nobel’e filan boş verin
Bana Nazım’dan söz edin şimdi...”
Behramoğlu, “Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var” diye yazmıştı. Türkiye’de ve dünyada en çok okunan şairlerden Behramoğlu’ndan da öğrenecek çok şey var.
Türk şiirini dünyaya, dünya şiirini Türkiye’ye yetkinlikle iletebilen şair-çevirmenlerimizden Ataol Behramoğlu, kalemini de gazete sayfalarında okunurluk oranı yüksek olarak kullanmasını bilen basın emekçilerinden.
Yaşam biçimi olarak önce şiiri seçen Behramoğlu, sevgiyi bayrak gibi dalgalandırırken kızına da bu dünya görüşünü önermektedir:
“Bütün insanları dostun bil, kardeşin bil kızım
Sevincinin ürünüdür insan, nefretin değil kızım,
Zulmün önünde dimdik tut onurunu
Sevginin önünde eğil kızım.”
Ataol’a göre, “İnsanı, bütün öteki canlılardan ayıran, özgürlüğünü sağlayan en temel özelliği, düşünebilme ve buna bağlı olarak da üretme, yaratma yetileridir”
Onda bu yeti tanrı vergisi yetenek olarak vardır, hem de şiire ilk soyunduğu günlerden beri.
Ataol Behramoğlu yalnız sevda şairi değil kavga şairidir de.
Pir Sultan gibi, cellatlarına acıyacak kadar:
“Cellat uyandı yatağında bir gece
Tanrım dedi bu ne zor bilmece;
Öldükçe çoğalıyor adamlar
Ben tükenmekteyim öldürdükçe...”
Ataol Behramoğlu, ülkemizin son çeyrek asırda dünyaya armağanıdır şiir atlasında…
Nazım’ın ülkesinin şairi gibi bir şairdir Ataol Behramoğlu.

ATAOL BEHRAMOĞLU KİMDİR...


1942 yılında Çatalca’da dünyaya geldi.
Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. İstanbul Şehir Tiyatrolarında dramaturg olarak çalıştı.
Beş buçuk yıl Paris’te yaşadı ve Anka adlı bir dergi çıkarmaya başladı. İlk şiiri Varlık dergisinde çıkmış. Evrim, Devinim 60, Şiir Sanatı vb. dergilerde çıkmış şiirlerine İsmet Özel’le birlikte kurduğu aylık Halkın Dostları dergisinde yenilerini ekledi. Kardeşi Nihat Behram’la birlikte aylık Militan dergisini çıkardı. Puşkin, Lermantov, Gorki, Çehov vb. Rus şair ve yazarlarından kitaplaşmış çevirilerinin yanı sıra çeşitli ülke şairlerinden yaptığı şiir çevirilerini “Kardeş Türküler” adlı bir kitapta topladı.
Lozan adlı oyunu 1993 yılında Devlet Tiyatrosu’nca sahnelendi. İsmet Özel ile mektuplaşmaları “Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar”, Metin Demirtaş ile mektuplaşmaları “Şiirin Kanadında Mektuplar” adlarıyla kitaplaştı.
1981 yılında Asya - Afrika Yazarlar Birliği Lotus Edebiyat Ödülü’nü aldı. Cumhuriyet gazetesinde yazıyor.